Gözyaşları kurumuştu. Ağlamıyordu. Benim oğlum hayat doluydu, hayata bağlıydı
diyordu. Benim oğlum Kuşadalı İsmail, kendini vurup intihar edecek biri değil
diye anlatıyordu.
İsmail’in annesi.
Adalet istiyordu.
İsmail Kuşadası’nın neşesiydi.
Çok sevilirdi.
Sosyal bir insandı.
Herkesi mutlu etmeye koşardı.
Kendiyle barıştıktı. Hayalleri vardı. ABD’deki kardeşiyle bir araya gelip
herkesin alkışlayacağı, seveceği, hayran olacağı projeler yapacaklardı.
İsmail, 25 yaşındaydı.
2 yıl önce “yetenek sizsiniz yarışmasına” dansçı olarak
katılmış, sahnede değme Japon jimnastikçisini gölgede bırakacak; açık bacaklı
duruş, kartal duruş planör duruş ve öne hamle duruşunu çok hızlı akan bir müzik
eşliğinde birbiri peşi sıra dans figürleri halinde yaparak ve kafasının üzerinde
topaç gibi dönerek kendini Türkiye’ye tanıtmıştı.
İsmail, böyle bir gençti.
Şırnak’ta asker oldu.
İsmail’in annesi “kafamda 1000 soru var” diyordu. Benim
oğlum nasıl öldü diye soruyordu.
Xxx
İsmail’in annesi anlatıyordu.
Oğlun şehit oldu dediler.
Sonra kaza oldu dediler.
Sonra kendini vurdu dediler.
Bir arkadaşı telefon etti; İsmail kendini vurmadı. Kışlada cep telefonu
kullanmak yasaktı. İsmail cep telefonuyla yakalandı. Uzman çavuşla aralarında
sert tartışma oldu. Tartışma sırasında uzman çavuş silahını çekti İsmail’i vurdu
dedi.
İsmail’in annesi adalet istiyor.
Xxx
Namık’ın annesi de adalet istiyor.
Hava Pilot Kurmay Yarbay Namık Kurşuncu’nun annesi, oğlunun
“Balyoz Davası” suçlusu yapılıp 16 yıl hapis cezası ile
cezalandırılmasını ne akla sığdırıyor, ne mantığa, ne adalete, ne de
vicdana…
Oğlum, F-16 pilotuydu.
Akademide öğrenci subaydı.
Bir yıllık yüzbaşıydı.
Namık, balyoz seminerine katılmadı. Oğlum suçsuzdur. Uydurma belgelerle
suçlandı. Onun suçsuzluğunu bilerek hakkını korumayan ve konuşması gerekirken
susanları Allaha’ a havale ediyorum.
Namık’ın annesi.
Adaletten kuşku duyuyor ve “Şu toz bulutu kalksın. Tarih gerekeni
yazacaktır.” diyor.
Xxx
Şüpheler dağ oldu!
Namık’ın annesi, oğlunu 16 yıla mahkum eden Balyoz Davası ile ilgili
konuşmaları, yorumları, görüşleri dikkatle dinliyor. Konuşanların, yazanların,
görüş açıklayanların hemen tamamının ağzında “keşke” kelimesi
eksik değil. Cümleler “keşke” diyerek başlıyor.
Keşke!
Usul hatası yapılmasaydı.
Keşke!
Savunma hakkı hançerlenmeseydi.
Keşke!
Bilirkişi raporu istenseydi.
Keşke!
Tanıklar çağırılsaydı.
Oğlum Namık, “Keşkeler Davasına” dönüşmüş bir yargılamayla
mahkum edildi. Bu keşkeler; Namık’ın annesine oğlunun adil yargılama yapılmadan
ve evrensel hukuk kurallarına uyulmadan mahkum edildiğini anlatıyor.
Xxx
Namık’ın annesi!
Özenli yargılama istiyor.
Ve adalet bekliyor.
Kuşadalı İsmail’in annesi!
Özenli soruşturma istiyor.
Ve adalet bekliyor.
(uyan borusu)
Tetiği de kaptırdı!
“Tetik bizde olacak” yalan propagandası yürümedi. Patriot füzeleri
“ortak savunmanın” bir parçası olacağı için komutayı da NATO
yürütecek. Patriot füzesinin Butonu’na (tetiğine) basma yetkisi Avrupa Müttefik
Kuvvetler Yüksek Komutanlığı’nda (SACEUR) olacak. Sisteme önceden angajman
kuralları yüklenecek. Füzeler bilgisayar marifetiyle ateşlenecek. Anlayacağınız
tetikçi bile olamadık!

Yorum Gönder