Öldürülmek istenen Damat Ferit (1853-1923)
Damat Ferit “bizi İngilizler yönetsin” dedi.
Mustafa
Kemal kendini ölüm fermanı imzalayan Damat Ferit’in öldürülmesini istemedi.
Kuvayi-i
Milliye üyeleri hakkında ölüm fermanları çıkaran, padişahın damadı Sadrazam
Ferit Paşa’yı tanıyanların dediğine göre, “manyak”, psikopat, hatta intihar ve
Terakki’nin dağılmasından sonra, Mondros Mütarekesini imzalayan Sadrazam Müşir
Ahmet İzzet Paşa’nın teşhisleriyle “deli” idi. Vatanın buhranlı devresinde
Sadaret makamına (Başbakanlığa) getirilmesi ülke için felaket olan bu garip
adamın, genç bir vatansever tarafından bir sohbette, “bu adamı öldürülmekten
başka çare yok” dediği duyulur.
Kuvay-yi
Milliye üyelerinden hiçbiri bu düşünceyi Mustafa Kemal’e açma cesareti
göremiyordu. Damat Ferit’in yakalama-idam fermanlarından sonra, Elâzığ Valisi
Ali Galip’in Mustafa Kemal’i yakalama sinsi planları üzerine, bu vatansever
genç zabit (subay), Damat Ferit’i suikastla öldürme planını Mustafa Kemal’e
söylemişti. Bunun üzerine Mustafa Kemal, 17 veya 18 Eylül Sivas Kongresi
sırasında Kuvayi Milliye üyelerine şu insancıl sözleri söyler:
“Bir genç
arkadaşımız, Sadrazam Ferit Paşa’nın öldürülme teşebbüsü için benden onay
istiyor. Bu adamın bir adalet divanında ihanetinin sabit olacağına hiç şüphe
yoktur. Büyük fenalıklarına devam ediyor…Fakat biz, mahkeme değiliz hâkim de
değiliz Adaleti uygulama yeri ve yetkisinde de değiliz. Ancak adalet
isteyebiliriz….Bırakın bu komitacı kafasını ….Ne yüce bir duygu ki, kendine
ölüm fermanları imzalamış bir aymaz, manyak bir adamın öldürülmesini istemiyor,
yasal yolları öneriyor. İşte büyüklük burada. [i]
Osmanlı
Halifesinin Damadı ve Sadrazamı olan Damat Ferit Paşa dindar bir adamdı”. Fakat
namaz kılmaz, oruç tutmaz, hacca gitmez, şarap içer, söylentiye göre, Frenk
yemek davetlerinde domuz eti de yerdi, çokça tütün sigara içerdi. Kendisi
sarıklı sınıfına yani imamlara önem verir, hilafet meselesine ve makamına
şiddetle bağlı idi, yani tam bir takiyece idi. [ii]
“Damat Ferit
Paşa sadece saray bölgesinde otuz yıldan fazla yaşamış olduğu için, dünyadan
çağdan gelişmelerden habersiz, hiçbir ilme az çok vakıf olmadığı gibi,
Avrupa’nın genel siyasetini de bilmezdi. Avrupa’nın hızla ilerlediği,
Osmanlının hızla yıkılmaya başladığı devirde, padişah destekli devlet için
talihsiz bir devlet adamı idi…
İngilizler bizi 15 yıl sömürge gibi yönetsin dediler.
İki binli giden
yılın birinde bir TV kanalındaki söyleşide, bir konuşmacı yönetimdeki aksaklık
ve ülkenin kötü yönetildiğine değinirken gerek ciddi gerekse esprili olarak, “bizde
yönetim öyle kötüdür ki ülkeye ecnebi bakanlar getirilmeli” diyordu.
1919 yılının
İstanbul’un işgal yılları. Zaten her yönden yeteneksiz olan Sadrazam Damat
Ferit Paşa, İngiliz Yüksek Konserine gider ve padişahtan şunları yazılı bir
mektup götürür: “İngiltere Devleti Osmanlı Mülkünü 15 sene için
sömürge olarak alsın. Her valiliğin yanında İngiliz Valisi olsun, her bakanın
yanında bir İngiliz Müsteşar olsun. Tüm umumu İngiltere yönetsin. Yalnız
bugünkü sınırlar içinde padişahın halifeliği kabul edilsin”. İnsanı
dehşete düşüren bu satırları okuyunca şaşkınlık içinde kalıyor.
Bir ülke bu denli cehaletten yıkılırken padişah VI Mehmet Vahdeddin ve Sadrazam
Damat Ferit o kadar sefil duruma düşmüş ki savaş yapmadan ülkesini sömürge
olsun diye işgalci bir devlete sunum yapıyorlar.
İşte Osmanlı
buraya kadar alçalmıştı. Günümüzde de ülkemizin iyi yönetilmediğinin kanısına
varan TV’deki insanımız, ümitsizliğe kapılan vatandaşımız da sanki Damat Ferit
yönetimi gibi kendine güveni ve ümidini yitirmiş gibi…
Daha da çok
ümitsizliğe kapılan Osmanlının son aydınlarından Abdullah Cevdet Abdullah
Cevdet de şöyle diyor: “Türk neslini ıslah etmek için Macaristan’dan
damızlık erkek getirmeliyiz”. İyi
de uluslararası dilde Hungarya denilen Macaristan da Hun Türk soyundan
değil mi idi. [iii]
Peki şimdi ülke
nasıl yönetiliyor, ekonomi nasıl. Ekonomideki ortamı TUİK in kamuflajına
bırakalım, çarşı Pazar ekonomisine bakarsanız, vatandaşın emekli maaşı 20 bin
ise açlık sınırı 30’u geçmiş, bu bile nasıl olumsuz yönetildiğimizin göstergesi
olsa gerek. Esnaf ekonomideki bozukluk nedeni ile fabrikasını tırlara yükleyip
yurt dışına kaçıyor özellikle Mısır’a taşıyor. [iv]
SONNOTLA
[i] Kılıç Ali’nin anıları. Sf.: 65-66-67
[ii] Takiyece
canını veya malını korumak, çıkarlarını gözetmek amacıyla asıl inancını,
düşüncesini veya niyetini gizleyerek, insanlara olduğundan farklı görünen, hile
yapan ve takiye (gerçeği gizleme) yöntemini uygulayan kişi
[iii] Kaynak:
Biraz da Ben Konuşayım. Rıza Tevfik sf: 45-46, 2- Denge Dergisi Haziran 2002
sayı 49 sf 50 Atila İlhan
[iv] Damat
Mehmed Ferid Paşa, Karadağ asıllı Osmanlı diplomatı ve devlet adamıdır. VI.
Mehmed saltanatında 4 Mart 1919- 30 Eylül 1919 ve 5 Nisan 1920- 17 Ekim 1920
tarihleri arasında toplam bir yıl bir ay on beş gün sadrazamlık yapmıştır.
Vikipedi
