Karar çok açık niçin anlamak istemiyorsunuz?

Özgür ÖZEL; yönetimdeymiş, hiçbir şey olmamış gibi, CHP Milletvekili, CHP Grup Başkanı sıfatlarıyla, CHP'nin saflarında iktidar yürüyüşüne çıkan ülke

Karar çok açık niçin anlamak istemiyorsunuz?

Ben bir hukukçu ve CHP seçmeni olarak Özgür ÖZEL yönetimiyle ilgili olarak istinafın vermiş bulunduğu 38. Olağan Kurultayın tüm sonuçlarıyla hükümsüz sayılmasına yönelik mutlak butlan kararı nedeniyle çok üzgün ve kızgınım. Bu kararı asla hukuka uygun bulmuyorum.

Ancak, üzülelim ve de kızalım. beğenelim veya beğenmeyelim, ortada, verilmiş ve temyiz incelemesi sonunda kesinlik kazanacak uygulamaya konulan bir yargı kararı var.

Şimdi, görevden tedbiren uzaklaştırılan seçilmiş Özgür ÖZEL yönetiminin ilk yapması gereken şey,  aslında karar çok açık ve net olmasına rağmen, bu istinaf kararını aklı başında ve tarafsız hukukçulara tahlil ettirerek bu kararın ne demek istediğini sakin bir şekilde saptamak olmalıdır. İşte bunu yaptıktan, yani istinafın kararını beğenmesek ve sonuçlarını arzu etmesek, kabul etmek istemesek de, kararın ne demek istediğini doğru bir şekilde anladıktan sonra izleyeceği yolu doğru bir şekilde çizmek olmalıdır.

Bize soracak olursanız, benim bir hukukçu olarak, aslında çok net ve açık olan istinaf mahkemesinin kararından anladıklarım şunlardır;

İstinaf Mahkemesi, davacıların davasını kabul ederek davacıları haklı bulmuş ve Özgür ÖZEL ve ekibinin seçildiği 38. Olağan Kurultayını ve buna bağlı olarak 38. kurultaydan sonra yapılan olağanüstü ve olağan kongreleri ve alınan tüm kararları mutlak butlan nedeniyle iptal ederek, 38. Olağan Kurultaydan önceki duruma dönülmesine, kurultay tarihinden önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının, karar kesinleşinceye kadar görevlerine aynen devam etmelerine yönelik tedbir kararı vermiştir.  

Görülüyor ki; İstinaf Mahkemesi, Özgür ÖZEL ve ekibinin seçilerek iş başına getirildikleri 38. Olağan Kurultayı mutlak butlan sebebiyle iptal etmekle yetinmemiş, kararının kesinleşmesini bekleme gereğini duymamış ve tedbiren KILIÇDAROĞLU yönetimini iş başına getirmiştir. Bunu da kararında; ”kararın niteliği ve doğuracağı sonuçlar göz önüne alınarak, asıl ve birleşen dosyalarda davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir” şeklinde gerçekleşmiştir.

İstinaf Mahkemesinin  karar kesinleşene kadar tedbiren önceki KILIÇDAROĞLU yönetimini iş başına getirmesini, hiç kimse, KILIÇDAROĞLU'na iptal edilen 38. Olağan Kurultayı derhal yenilemesi görevi verilmiş ve o nedenle görevine iade edilmiştir şeklinde yorumlamaya kalkışarak beyhuda tartışmalara girmemelidir. İstinaf, benim kararım kesin değildir, kararım kesinleşene kadar tedbiren eski yönetimi iş başına getiriyorum, 38. Olağan Kurultayı mutlak butlan nedeniyle iptal etmeme rağmen, kararın niteliği ve doğuracağı sonuçlar göz önüne alınarak,  kararım kesinleşene kadar, tedbiren, iptal ettiğim 38. Kurultayda seçilen Özgür ÖZEL yönetimini işten el çektirerek, yönetimi KILIÇDAROĞLU ve ekibine iade ettim demektedir.

Bu tedbir kararını, idari yargıdaki yürütmenin durdurulması  kararına benzetebiliriz.

İdari yargıda nasıl ki; hukuka aykırı bir idari işlemin derhal uygulanması halinde idari işleme tabi kişinin  telafisi güç ve imkansız zararlara uğrayacak ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması halinde işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilebiliyorsa, İstinaf Mahkemesinin,  tedbiren önceki KILIÇDAROĞLU yönetimini karar kesinleşene kadar CHP'nin başına getirmesini,  idare hukukundaki idari işlemin yürütülmesinin durdurulması gibi kabul edebiliriz.  

Mahkeme çok haklıdır!

Evet, mutlak butlan kararıyla iptal edilmesine rağmen, 38. Olağan Kurultayda seçilen Özgür ÖZEL ve ekibi görevden alınarak, karar kesinleşene kadar, CHP yönetiminin tedbiren önceki KILIÇDAROĞLU yönetimine verilmemesi, iş başındaki iktidar açısından telafisi güç ve imkansız zararlara ve sonuçlara, yani önümüzdeki seçimleri kazanamamasına ve iktidarını Özgür ÖZEL ve arkadaşlarının yönetimindeki CHP'ye kaptırarak iktidarı kaybetmesine neden olacaktı. Bu mutlak butlan kararının siyasi gerekçesi ve  özü de burada yatmaktadır.

Buraya kadar yaptığımız açıklamalar ve tedbiren,  iktidarın menfaatleri için iş başına getirilen KILIÇDAROĞLU'nun sergilediği tutum ve tavırlara bakıldığında, KILIÇDAROĞLU'nun;  İstinaf kararında açıklandığı gibi,  karar kesinleşene kadar, kurultay yapmadan partiyi idare etmeye kalkışacağı anlaşılmaktadır.

Özgür ÖZEL ve ekibi;  üzülerek söylüyorum, bu yalın gerçeği göz önünde tutmalı, biraz sakin ve gerçekçi olmalıdır. KILIÇDAROĞLU'nu kurultay yapmaya zorlamakla birlikte, bunu başaramazsa izleyeceği (B) planını ve yol haritasını da derhal hazırlamaya başlamalıdır.  

Bize göre, bu (B) planında, asla yeni bir parti kurmak olmamalıdır.

Özgür ÖZEL; yönetimdeymiş, hiçbir şey olmamış gibi, CHP Milletvekili, CHP Grup Başkanı sıfatlarıyla,  CHP'nin saflarında iktidar yürüyüşüne çıkan ülkemizin tüm demokratik ve toplumsal muhalefetini meydanlara toplayan Türkiye İttifakı mitinglerine devam ederek, seçmene umut olmayı sürdürmeli, meydanları asla boş bırakmamalıdır.

30/05/2026

Güner YİĞİTBAŞI

Hukukçu

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget