Sayın Özgür Özel

Sayın ÖZEL; hiçbir şey moralini bozmasın, şevkini kırmasın, birilerinin dediği gibi, durmak yok, yola devam.Yolun açık olsun, selam ve sevgilerimle.

Sayın Özgür Özel

Sakın takma kafana,  senin ve senin şahsında milletimizin başına örülen Çorap’a üzülme lütfen,  bu da geçecek.  Bir CHP seçmeni olarak ben artık üzülmemeye karar verdim. Bu ülkede yaşayıp da üzülmemek mümkün olmasa da.

 

O nedenle diyorum,  takma kafana boş ver gitsin.

 

Sayın Özgür ÖZEL; sen ve senin şahsında, Türkiye’nin demokratik toplumsal muhalefetini peşinden koşturan,  Türkiye muhalefetinin bugünkü lokomotifi olan ana muhalefet partisinin işlevsiz hale getirilmesi, seçilme şansı kalmayan iktidarın yargı ve KILIÇDAROĞLU ile yaptığı önceden konuşulup kararlaştırılmış, planlanmış ve yol haritaları çizilmiş organize bir operasyondur, bugüne kadar yaşadıklarımız bunu gösteriyor.

 

Demem o ki; senin karşında,  sadece,  yaşlanmış, iktidar yüzü görememiş, muhalefet liderliğine razı olmuş bir KILIÇDAROĞLU yok. Şu anda sessiz kalıyorlarsa da,  karşında;  hiç seçim kazanamamış olmanın ezikliği ve sana karşı kurultay kaybetmiş olmanın öfkesini ve kinini taşıyan  KILIÇDAROĞLU ile ittifak halindeki devletin yargısını ve yasamasını elinde tutan iktidar var.

 

Bırak,  KILIÇDAROĞLU;  yargı kararıyla, tedbiren de olsa CHP Genel Merkezine gidip makam koltuğuna otursun, yetindiği ve politik hayatı boyunca görüp göreceği son rahmet olan  ana muhalefet liderliği koltuğunun zevkini çıkarsın ve bu şekilde biraz olsun öfkesinden ve kininden arınsın.  

 

Sayın ÖZEL; sen CHP Genel Başkanlığına ilk seçildiğinde benim de bazı tereddütlerim vardı, acaba diyordum; İMAMOĞLU ve İstanbul teşkilatının desteğinin diyetini ödeyecek ve emanetçi gibi mi genel başkanlık yapacak diye. Ama yanılmışım, Türkiye koşullarında büyük bir özveriyle  aslanlar gibi çalıştın,  makam koltuğunda oturmadan ülkenin neresinde bir nahoş olay var oraya koştun sokaklarda siyaset yaptın, ülkenin içinde bulunduğu özel koşullar nedeniyle fanatik bir CHP lideri gibi davranmadın, anayasanın ilk dört maddesindeki ilkelere bağlı kalmak koşuluyla,  muhalefetin her kesimine kucak açtın, AKP'nin kalesi olan şehirlerin dahi kalelerini yıkarak kale bekçilerini şehrin miting meydanlarında karşında toplayarak onlara kendini dinletmeyi ve alkışlatmayı başardın, toplumsal muhalefeti tek yürek haline getirdin.

 

İşte bu nedenledir ki; sen CHP liderliğini aştın, CHP liderliği sana dar gelmeye başlamıştı, bırak onu meraklılarına,  kifayetsiz muhterislere ve meydanlara çıkmaya, Türkiye demokratik muhalefetinin lideri olarak mitinglerine devam et.

 

Unutma, Kurtuluş Savaşımızın muzaffer lideri Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK de, 19. Mayıs. 1919 da Samsuna çıktıktan sonra üniformasını çıkardı ve tüm resmi Unvan ve makamlarını terk etti, hatta saraydaki padişah tarafından hakkında idam fermanı imzalandı. Ama yılmadı, yoluna devam etti ve Amasya, Sivas, Erzurum derken Anadolu’yu dolaştı ve Ankara'yı mesken tutarak günümüz T. C. Devletine ulaşan askeri ve siyasi zaferlere imzasını attı.

 

Sayın ÖZEL; hiçbir şey moralini bozmasın,  şevkini kırmasın, birilerinin dediği gibi, durmak yok,  yola devam.

 

Yolun açık olsun, selam ve sevgilerimle.

 

26/05/2026

Güner YİĞİTBAŞI

Hukukçu

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget