Dinbazlar Camileri Oy İçin Kullanıyorlar

İslam tarihi boyunca çoğunluğu politikacılar olmak üzere birçok din bazlar camileri kendi çıkarları (oy için de) için kullanırken, Müslümanların mabed

Dinbazlar  Camileri Oy İçin Kullanıyorlar

İslam tarihi boyunca çoğunluğu politikacılar olmak üzere birçok din bazlar camileri kendi çıkarları (oy için de) için kullanırken, Müslümanların mabedi olan yapılar camiler bazen muhaliflerin aleyhine rüzgâr estirmek onları kötülemek için iftira aracı olarak da kullanabiliyor.

Düz vatandaş yanında devletin başındakiler de muhalifleri halk nazarında kötü göstermek, oy için itibar kazanmak uğruna karşıt parti ve gruplara “camileri yaktılar, camilerde içki içtiler” gibi yalan yanlış iftiralar atabiliyorlar. Devletin başındaki Recep Tayyip Erdoğan bile Gezi olaylarında “camide içki içtiler” diyerek halkı tahrik edebiliyordu. Oysa cami içinde görülen bira şişeleri resmi, Sırplarla Bosnalı Müslümanların iç çatışmasında Bosna Hersek’teki cami içinde Sırpların içki içme fotoğrafını sanki İstanbul’daki camide olmuş gibi göstererek yani dini sembolü iftira için kullanabiliyordu. Ayrıca “gezide camiler yakıldı” iftirasını da anımsayınız. [i]

İşte bu yalan ve asılsız iftiralar vatandaşlar arsında kin ve düşmanlık yaratabilecek durumdadır.  İktidarının ilk yıllarında dinciliği dinsel söylem ve eylemlerini ön plana çıkaran RTE “dindar kindar vatandaş yetiştireceğiz” dediğini anımsayınız. Laik T.C. inde devletin başındaki yönetici, “dindar vatandaş yetiştireceğiz” diyemez dememesi gerekir. Demokrasileri laiklikle yoğurulmuş (o nedenle de çağdaşlaşmış) Batı ülkelerinin bir yöneticisi bu sözü söylediği zaman o kişiyi adeta eleştirerek defe koyarlar, iktidarda tutmazlar. Hele yine devletin başındaki kimse “kindar vatandaş yetiştireceğiz” derken vatandaşlar arsına kin ve düşmanlık yaratacağını, vatandaşları birbirine düşüreceğinin bilincine varmalıdır.

Her devirde dini simgelerle iftira atanlar ülkelerinde kanlı saldırlar yaratılacağını bilmelidirler. 1980 de “Kızılbaşlar camiye bomba attı” yalanı üzerine Çorum’da pek çok vatandaşımız (50 kadar) katledilmişti.

Maraş Katliamı veya Maraş Olayları, 19-26 Aralık 1978'de Kahramanmaraş'ta Alevilere ve solculara yönelik meydana gelen katliamdır. Yedi gün süren olaylar sırasında iddianameye göre 111 kişi öldürüldü. Alevilere ait 559 ev yakıldı, 290'a yakın iş yeri tahrip edildi. 23 yıl süren davalar sonunda 22 kişi idam., 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1-24 yıl arasında hapis cezası aldı. Katliamda önemli rol oynayan 68 kişiye ise ulaşılamadı. 12 Eylül Darbesi'ne sebep olan olaylardan biri olarak kabul edilmektedir.[ii]

Ötesine gitmeyelim Ehlibeyt ve Kerbela katliamından günümüze kadar nice binlerce isyanlarda din ve mezhep saldırı ve katliamlarla doludur.

Camilere dokunduk ama konu dinsel tahrik, saldırı ve katliama yöneldi. Kuranı Kerimin hiçbir yerinde cami sözcüğü yoktur, Kuran’a göre namaz kılınan yer mabet geçer. Cami Arapça “cem” toplanma yeri toplayan bir araya getiren anlamındadır. İslam’ın ilk yıllarında Cuma namazı kılınan büyük mescitler için kullanılan “el-mescidü’l-cami” adı 10. Yüzyıldan sonra kısaltılarak “cami” şeklinde kullanıldı. Amaç itibarıyla cami ibadet dışında dini eğitim, kütüphane, askeri, devlet yönetimi için idari amaçlarla da kullanıla gelmiştir. Ayrıca inanamayacaksınız Osmanlı yönetimindeki nice camilerde Hacivat-Karagöz gölge oyunu oynatıldığını çoğumuz bilmez. II. Abdülhamid döneminde yine bazı camilerde tiyatro oyunları oynatılırdı. II. Abdülhamid’in 1896 da çıkarttığı nizamnamesi camide tiyatro-ortaoyunu vb. oynanması değil, bazı oyunların sansürlenmesine yönelikti. Yine II. Abdülhamid döneminde Diyarbakır Ulu Cami’de 1902 yılında tiyatro oynanırken, birileri tarafından duvara “tiyatro münafıkların işi” yazan yakalanan kişinin tepkisi tiyatroya değil, tiyatronun “Frenk işi” olduğunu bunun için tepki verdiğini söylüyordu. Matbaa da 1450 yılında bulunuşundan Osmanlıya girişini 300 yıl geciktiren zihniyet de “Frenk işi Kuran basılmaz” zihniyeti değil miydi?

Bu örneklerde gördüğümüz gibi dini simge, dini hurafeler, ne ki camiler bile bilimin Osmanlı yurduna gecikmeyle geldiğinin acı örnekleri ile doludur.

Osmanlıda cami duvarlarına manzara resimler tablolar asıldığını görüyoruz. Soner Yalçın’ın Tağut kitabından algıladığımız 50. Sayfada şöyle yazıyor: “…Camide imam nikahı kıydırmayı Cumhuriyet’e karşı rövanş alma gibi görenler bilmiyorlar ki imamların nikah kıymasını II. Mahmut son verdi”.  Bir ara Osmanlıdan önce bazı kiliselerde çan çalma yasağı, yabancıların camilere girme yasağı vardı, Osmanlılar bu yasakları kaldırdı.

Devrimler ve Atatürk düşmanları camilerin “işgal edildiği” şeklinde yıkıcı propaganda yapılıyordu, oysa camiler birçok zamanlarda askeri amaçlarla da kullanılabiliyordu. Osmanlının özellikle yıkılış yıllarında Balkanlardan ve öteki terk edilen Osmanlının topraklarından göç edip İstanbul’a gelen binlerce göçmen camilere sığınırlardı.

İkinci Dünya Savaşı yıllarında şimdiki asker sayısından fazla iki milyon asker besleyen Cumhuriyet hükümeti askerini doyurmak savaşa hazır olmak için halktan aldığı buğdayı az kullanılan camilere doldurmuştur.  Bunu fırsat bilen Cumhuriyet değerlerinin, Atatürk’ün düşmanı olan gerici evreler, “İnönü Camileri ahır yaptı” diyerek ülkede kin ve düşmanlık yaratıyorlardı.

Günümüzde öylesine cami yarışı oluşmuş ki, gereğinden fazla birbirinden 100 uzakta cami yapılır olmuş. Elinde makbuz “cami yapıyoruz camiye hayır topluyoruz” diye halk arasında

 köy köy dolaşan ondan nemalanan kişiler olduğu dedikodusu yayıldığı da söylenir.  Osmanlı döneminde 200 yıl önce Osmanlı topraklarında 1600 kişiye bir cami düşerken, günümüzde Türkiye’de nerede ise 500 kişiye bir cami düşmekte. Almanya topraklarında 200 yıldır kilise yapmadıkları söylenir. Türkiye’de öylesine cami yapımı artmış ki adeta boş gezen imama iş bulmak için cami yapıldığı söylenmekte. [iii]

Cevat Kulaksız kulcevat599@gmail.com.tr

SONNOTLAR

Din baz, dini inançları ve değerleri kişisel çıkarları, siyasi hedefleri veya maddi kazançları uğruna araçsallaştıran, istismar eden veya dine uygun davranıyormuş gibi görünerek iki yüzlü tutum sergileyen kişiler için kullanılan bir kavram

[i] Çağdaş devlet adamı vatandaşlarına “dindar kindar vatandaş yetiştireceğiz” diyemez.

[ii] https://tr.wikipedia.org/wiki/Mara%C5%9F_Katliam%C4%B1

[iii] Kaynak: Tağut Soner Yalçın Kırmızı Kedi Yayınları 2024


Etiketler:

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget