Haber Güncel

Son Konular
Abbas Güçlü Ahmet Tan Alev Coşkun Ali Eralp Ali Sirmen Ali Tartanoğlu Alican Uludağ Altan Öymen Arslan BULUT Ataol Behramoğlu Atilla Kart Aydınlık yazarları Ayşenur Arslan Barış Yarkadaş Bedri Baykam Bekir Coşkun Bilim Teknik Bozkurt Güvenç Burak H. Özdemir Bülent Soylan Can Ataklı Can Dündar Celal Şengör Cengiz Önal Cengiz Özakıncı Cevat Kulaksız Ceyhun Balcı chp Coşkun Özdemir Cumhuriyet yazarları Cüneyt Arcayürek Çiğdem Toker Deniz Kavukçuoğlu Doğan Kuban Dr. M. Galip Baysan Dünya haberleri Ece Temelkuran Eğitim Ekonomi Emin Çölaşan Emine Ülker Tarhan Emre Kongar Erdal Atabek Erdal Atıcı Eren Erdem Ergin Yıldızoğlu Erhan Karaesmen Erol Manisalı Ertuğrul Kazancı Ferhan Şensoy Fırat Kozok Fikret Bila genel Gündüz Akgül Güner Yiğitbaşı Güngör Mengi Güray Öz Gürbüz Evren Hakkı Keskin Hasan Pulur Hayrettin Ökçesiz Hikmet Çetinkaya Hikmet Sami Türk Hulki Cevizoğlu Hüner Tuncer Hüseyin Baş Işık Kansu Işıl Özgentürk İlhan Cihaner İlhan Selçuk İlhan Taşçı İnci Aral İrfan O. Hatipoğlu İsmet İnönü Kemal Baytaş Kemal Kılıçdaroğlu Köşe Yazıları Kurtul Altuğ Kürşat Başar Levent Bulut Levent Kırca Leyla Yıldız lozan Mehmet Ali Güller Mehmet Faraç Mehmet Haberal Mehmet Halil Arık Mehmet Türker Melih Aşık Merdan Yanardağ Meriç Velidedeoğlu Mine Kırıkkanat Miyase İlknur muharrem ince Mustafa Balbay Mustafa Mutlu Mustafa Sönmez Mümtaz Soysal Müyesser Yıldız Necati Doğru Necla Arat Nihat Genç Nilgün Cerrahoğlu Nuray Mert Nusret Ertürk Oktay Akbal Oktay Ekinci Oray Eğin Orhan Birgit Orhan Bursalı Orhan Erinç Ömer Yıldız Özdemir İnce Özgen Acar Özgür Mumcu Öztin Akgüç Rıza Zelyut Rifat Serdaroğlu Ruhat Mengi Sabahattin Önkibar Sağlık Saygı Öztürk Selcan Taşçı Serpil Özkaynak Sevgi Özel Sinan Meydan Siyaset Soner Yalçın Sözcü yazarları Spor Süheyl Batum Şükran Soner Tarım Tarih Tayfun Talipoğlu Tekin Özertem Tülay Hergünlü Tülay Özüerman Tünay Süer Türey köse Türkiye Türkkaya Ataöv Uğur Dündar Uğur Mumcu Utku Çakırözer Ümit Zileli Vatan Yazarları Video Yakup Kepenek Yaşar Nuri Öztürk Yaşar Öztürk Yazı Dizileri Yener Güneş Yeniçağ yazarları Yılmaz Özdemir Yılmaz Özdil Yurt Yazarları Yüksel Pazarkaya Zeki Tekiner Zeynep Göğüş Zeynep Oral Zulal Kalkandelen

Atatürk düşmanlarına mı iade edilecek?
AKP'nin koltuk değnekliğine soyunan Bay BAHÇELİ; ATATÜRK’ün, temsil ve yönetimini kurucusu ve genel başkanı olduğu CHP'ye bıraktığı ve vasiyet ettiği %28.09 oranındaki hisseyle ilgili sorulan soruya, ”CHP'nin ATATÜRK'ün mirası diye nitelendirilen yüzde 28'i Türk milletine iade etmesi lazım ATATÜRK'ün gerçek varisi Türk milletidir. Herhangi bir kurum ve kuruluş değildir. Bunu Türk milletine iade ettiğini beyan etsin mesele kalmaz.” diye cevap vererek, bu tartışmayı gündeme getiren, biat ettiği AKP Genel Başkanı'na sahip çıkmıştır.

Bahçeli'nin bu beyanına hiç şaşırmadık, zira sahibinin sesi gibi konuşmak zorunda, siyasi geleceği için.

Bizi şaşırtan husus şu oldu; güya ATATÜRK'ün gerçek varisi Türk Milletiymiş, CHP değilmiş, CHP bu hisseleri Türk Milletine iade etmeliymiş.

Bay BAHÇELİ; sen, ATATÜRK’ün gerçek varisi addettiğin hangi Türk Milletinden bahsediyorsun, ATATÜRK’ü seven, onun şahsına, serlerine ve en başta laiklik ilkesi olmak üzere devrimlerine ve ilkelerine saygılı olan ve  onun gerçek varisliğini gerçekten  hak eden Türk Milleti çoğunluğu mu bıraktınız ülkemizde?

Sürekli ve sistemli olarak; statlardan, havaalanlarından, meydanlardan, caddelerden, okullardan ATATÜRK’ün ismini silerek, buralara Osmanlı'nın isimlerini veren ve vermeye çalışan, İstanbul’daki ATATÜRK Havaalanı'nın yerine yapımına başlanan ve yapımı bitme aşamasında olan, ATATÜRK Havaalanı'nın sadece adresini ve kapasitesini değiştirecek olan  İstanbul'un 3. Havaalanı'nın ismini Abdülhamit Han olarak değiştirmeyi düşünen ve planlayan, ATATÜRK’ün büst ve heykellerini şehir meydanlarından kaldırarak salaş depolarda köhnemeye terk eden, ATATÜRK’ün büst ve heykellerine saldırıp tahrip eden, kişi ve kuruluşlara, belediyelere karşı suskun kalarak, bu aymazlıklara adeta destek veren, ATATÜRK’ün laik eğitim sistemini yerle bir ederek sadece ülkenin imam ihtiyacını karşılamak için açılan imam hatip meslek okullarını lise haline getirerek, üniversitelerin tüm dallarında okuma hakkı tanıyan, düz liselerin neredeyse tamamına yakınını din ağırlıklı eğitim veren anti laik eğitim kurumu imam hatip liselerine dönüştüren, ATATÜRK’ün değer verdiği bilim ve aklı eğitimden çıkaran, ATATÜRK’ün hediyesi milli bayramları layık olduğu şekilde kutlamakta nazlanan, tescilli ATATÜRK düşmanı fesli sözde tarihçi bir şahsı el üstünde tutan ve kendisine vip ziyaretlerde bulunan bir siyasi iktidara tahammül eden, onu on altı yıl sandıkta oy vererek iktidara getiren ve sırtında taşıyan, tüm bu olup bitenler karşısında sessiz kalan seçmen çoğunluğunun da içinde bulunduğu, tüm bunlara ilaveten, Suriyeli ne idükleri belirsiz kişilerin de vatandaş yapılarak, Türk Milleti içinde yer verildiği insanlar mıdır ATATÜRK’ün gerçek varisleri?

Saçmalama Bay BAHÇELİ. Nüfus kağıtlarında Türk Vatandaşı da yazsa, Türk Milletinin unsurları olarak da kabul edilseler, ATATÜRK’ün; ATATÜRK düşmanı insanlara ve milletin parasını kendi şahsi lüks ve şatafatları için acımasızca harcayan iktidarlara, çarçur etmeleri için iade edilecek İş Bankası hissesi olamaz.

Güner Yiğitbaşı

20/09/2018
Güner YİĞİTBAŞI
Hukukçu

Düşündüren Yargıtay Kararı…
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesi “Türkiye Cumhuriyeti, ……………., demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” der
Hukuk devletinin olmazsa olmazı, herkesin Anayasaya ve yasalara uyması, verilen kararların yasalara ve Anayasaya uygun olmasını gerekmektedir.
Bilindiği gibi Enis Berberoğlu 26. dönem CHP Milletvekili iken MİT TIR’ları olayından dolayı casusluk suçunu işlediği savıyla tutuklanmış ve İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 25 yıl hürriyeti bağlayıcı ceza (hapis) ile cezalandırılmış, bu kararı itiraz üzerine inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin (İBAM) 2. Ceza dairesi kararı esastan bozmuş ve dosyayı 14. Ağır Ceza Mahkemesine göndermişti.
14. Ağır Ceza Mahkemesi bozma kararı usul ve yasalaları aykırıdır gerekçesiyle dosyayı 2. Ceza dairesine geri göndermişti.
Dosyayı yeniden inceleyen İBAM 2. Ceza Dairesi olayın “casusluk” suçu değil, "devletin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklamak" suçunu oluşturduğunu kabul ederek Enis Berberoğlu’nu 5 yıl 10 ay hürriyeti bağlayıcı ceza ile cezalandırmış ve tutukluğunun devamına karar vermişti.
Bu karar, İBAM Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilerek, Enis Berberoğlu’nun casusluk suçundan cezalandırılması istemiş ve dosya  Yargıtay 16. Dairesine gönderilmişti.
24 Haziran 2018 tarihinde yapılan genel seçimlerde Enis Berberoğlu yeniden 27. Dönem CHP milletvekili seçilince Avukatları daireye başvurarak Enis Berberoğlunu’nu yeniden dokunulmazlık kazandığını Anaysanın 83 maddesi gereğinde davanın durdurulmasını istemişlerdi.
Ancak Daire durdurma isteğini redderek, turtukluluğunun devamını kararlaştırmıştı.
20.09.2018 günü dosyayı karara bağlayan Yargıtay 16. Ceza Dairesi “5 yıl 10 ay hapis cezasını onadı. Yargıtay, milletvekilliği sona erinceye kadar Enis Berberoğlu'nun cezasının infazının durdurulmasına ve salıverilmesine” karar verdi.
 Bu kısa anımsatmadan sonra, Anayasanın 83 maddesine baktığımızda; Anayasanın 83 maddesinin 2. fıkrası “Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır.”
Ayni maddenin son fıkrası “Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.”
Anaysanın bu amir hükümleri karşısında kararın, hukuka, Anayasaya uygunluğunu kabul etmek olanağı yoktur.
Enis Berberoğlunun durumunda;
a)Ağırcezayı gerktirem suçüstü hali varmıdır?
-Hayır.
b)Üzerine atılan suç Anaysanın 14. maddesinin kapsamına giriyor mu?
-Hayır.
c) 24 Haziranda yapılan genel seçimlerde tekrar milletvekili seçildikten sonra TBMM tarafından dokunulmazlığı kaldırılmış mıdır?
-Hayır.  
Anayasanın bu amir hükümler karşısında, davanın dönem sonuna kadar durdurulması gerekirken, hüküm kurulmasını hukukçu kimliğimle her hangi bir yasaya ve Anayasaya uygun bulmuyorum.
Onama kararı TBMM de okunduğu an Enis Berberoğlu’un dokunulmazlığı kalkacak ve milletvekilliği düşecektir.
Umarım, TBMM’nin değerli üyeleri bu hataya düşmeyip , Mahkemece yapılan yanlışı gidereceklerdir.
Son dönemlerde meslektaşlarım tarafından verilenbu tür kararlarla yargı bağımsızlığına, adil ve tarafsız yargılamaya gölge düşürüldüğünden içimin acıdığını belitrmek istiyorum.

Gündüz Akgül

20.09.2018
Gündüz AKGÜL 
Emekli Cumhuriyet Savcısı

Devlet üretimi bıraktı krizin nedeni bu
AKP’nin özelleştirme ısrarı kamu kurumlarının elden çıkarılmasıyla sonuçlandı. CHP’li Haydar Akar, kamunun elinde sadece 71 kurum kaldığını söyleyerek "Üretimden vazgeçtiler. Ekonomik krizin ana sebebi bu" dedi.

Türkiye'de cumhuriyet döneminin ilk yıllarında devlet yatırımlarına büyük önem vererek şeker, demir, kağıt, çay, fındık, elektrik, taş kömürü gibi üretim yapan büyük fabrikalar inşa edildi. 1990'lı yıllarda büyük bir özelleştirme rüzgarına kapılan Türkiye'de birçok kamu kuruluşu özelleştirmeden nasibini aldı. AKP'nin hızlı özelleştirme politikaları sonucu şu an devlete ait ya da devletin ortak olduğu yalnız 71 kurum kaldı. 1995'te Türkiye'de kamu işletmelerinin sayısı 278'di. Özelleştirmelerle birlikte 2000'li yılların başında bu sayı 240'a, AKP döneminde ise devlete ait ya da devletin ortak olduğu yalnız 71 kurum kaldı.

“SORUMLUSU AKP'DİR”

Konuyla ilgili Sözcü'ye açıklamalarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kocaeli Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi, önceki dönem KİT Komisyonu Üyesi Haydar Akar, ekonomik krizin temel nedeninin üretimden vazgeçip tüketime yönelmek olduğunu söyleyerek “Bunun en büyük sorumlusu AKP'dir” dedi. Haydar Akar açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “1980 yılında Türkiye'deki kamu iktisadi işletmelerinin sayısı 166'ydı. Bu rakam kimi şirketlerin bünyesinde kurulan yan işletmelerle birlikte arttı. 1995 yılında Türkiye'de kamuya ait işletmelerin sayısı 278'di. Türkiye Cumhuriyeti bu işletmelerin büyük bir bölümünden kâr elde ediyordu. Kâr getirmeyen işletmeler ise vatandaş için hizmet üretiyordu. Bu işletmelerle zaman içerisinde ilgilenen olmadı. İşletmelerde yer alan makineler eskidi, kadrolar şişti. Bu da işin bahanesi oldu. ‘Zarar ediyor' denilerek düğmeye bir bastılar, Türkiye'nin doğusundan batısına ne var ne yok sattılar.”

TELEKOM, HATALAR SİLSİLESİ


CHP Kocaeli milletvekili Akar, AKP döneminde özelleştirmede müthiş bir artış görüldüğünün altını çizerek,  “Son olarak şeker fabrikalarının da satılmasıyla birlikte Türkiye'de kamuya ait işletme sayısı 71'e kadar düştü. Bu özelleştirmeleri öyle gözü kapalı ve kör bir anlayışla yaptılar ki bunun da son örneğini Türk Telekom'da gördük. Bir firma adeta Türkiye Cumhuriyeti'ni dolandırdı ve kaçtı.

Türkiye Cumhuriyeti bankalarından çektiği kredilerle, Türk Telekom mülklerini ipotekleyerek özelleştirme ihalesini kazanan firma, birkaç yıl boyunca vatandaştan para topladıktan sonra kredi borcunu ödemedi ve çekti gitti. AKP döneminde yapılan neredeyse bütün işler gibi bunun da ne kadar büyük bir hatalar silsilesi ile yapıldığını gördük” şeklinde konuştu.

“SEKA  SATILDI, TUVALETTE  KULLANACAK  KAĞIT  BULAMIYORUZ”

Satılan kurumların parlak dönemlerinde ihracat yaptıklarını ve ülke ekonomisine ciddi katkılar sunduklarını savunan Akar, sözlerini şöyle sürdürdü: “8 ilde üretim tesisi bulunan SEKA Kağıt Fabrikası, Japonya'ya bile kağıt ihraç ediyordu. Böylesi büyük bir üretim alanını hiçe sayan AKP yüzünden bugün ülkede döviz kuru her geçen gün yükseliyor. Çok derin bir yarayı yara bandıyla kapatmaya çalışıyorlar ancak ekonomi kangren olmuş durumda. Bunun yanında özelleştirmeler nedeniyle parayla satın alınacak ürün bile bulunamıyor. Yine SEKA satıldığı için gazete basacak, kitap yapacak, tuvalette kullanacak kağıt bulamıyoruz.”

İŞTE AKP’NİN SATTIKLARI
– Paşabahçe Cam Sanayi
– Ereğli Demir Çelik
– İskenderun Demir Çelik
– ASELSAN Hisseleri
– HAVELSAN Hisseleri
– ETi Holding
– PETKİM
– TÜPRAŞ
– BURSAGAZ
– ESGAZ
– EÜAŞ Ahlat Akarsu Sant.
– TEDAŞ Başkent Elektrik
– Ünye Çimento A.Ş.
– Türkiye Gübre Sanayi A.Ş.
– TEKEL Alkollü İçkiler A.Ş.
– İstanbul Sigara Fabrikası
– Kıbrıs Türk Tütün Ltd. Şti.
– Merinos Halı Markası
– Seydişehir Eti Alüminyum
– Mazıdağı Fosfat Tesisleri
– Hekimhan Demir Madeni
– Güney Ege Linyit İşletmesi
– Ayvalık Tuz İşletmesi
– Çankırı Kaya Tuzlası
– Et Balık Samsun Soğuk Hava
– Sümer Holding
– Yeşilova Halı, Yün, İplik
– Manisa Pamuklu Mensucat
– Beykoz Deri ve Kundura
– Manisa Et-Tavuk Kombinası
– Kütahya Şeker Fabrikası
– OYAKBANK
– T. Sınai Kalkınma Bankası
– Yapı Kredi Bankası
– Sabiha Gökçen Havaalanı
– SEKA
– THY-USAŞ Hisseleri
– Türk Telekom
– AyCell
– Araç Muayene İstasyonu
– Ray Sigorta A.Ş.
– Başak Sigorta A.Ş.
– İskenderun Limanı
– SÜTAŞ Malatya İşletmesi
– Ortadoğu Teknopark A.Ş.
– İstanbul İmar LTD. Şti.
– TCDD Mersin Limanı
– Büyük Efes Oteli
– SEKA'nın fabrika ve tesisleri
– Başkent Doğalgaz Dağıtım
– Koç Holding hisseleri
– THY- Lojmanları
– Trakya Cam ve Anadolu Cam
– KTHY hisseleri
– TOFAŞ hisseleri
– ÇELBOR
– TAKSAN
– Oymapınar Barajı
– Antalya Limanı
– GERKONSAN
– DİTAŞ
– TÜMOSAN
– Ortadoğu Teknopark a.ş.
– Sakarya Traktör İşletmesi
– HEKTAŞ A.Ş.
– Büyük Ankara Oteli
– Büyük Tarabya Oteli
– Kızılay Emek İşhanı
– Kuşadası Tatil Köyü
– İstanbul Hilton Oteli
– Çelik Palas Oteli
– Erciyes Sosyal Tesisleri,
– Ataköy Otelcilik A.Ş.
– Ataköy Marina
– Kuşadası Tatil Köyü
– Yeditepe Beynelmilel
– Otelcilik  hiseleri
– OYAK İnşaat hisseleri
– MEYBUZ A.Ş.
– ARÇELİK hisseleri
– ASPİLSAN Askeri Pil San.
– TKİ'ye ait 79528 ve 73021no.lu maden ruhsatları
– Cam ve Çimento Sanayi
– Soda Sanayi ve Metal
– BUMAS
– ERYAĞ
– İstanbul İmar Ltd. Şti.
– SÜTAŞ hisseleri
– Tercan İşletmesi makineleri

GÜBRE SANAYİ İŞLETMELERİ

– Gemlik, Samsun, İstanbul ve Kütahya fabrikaları, İstanbul Satın Alma Müdürlüğü Binası, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Fatsa depoları

TEKEL İŞLETMELERİ
– Alkollü İçk. Sanayi
– Adana, Tokat, Bitlis, Malatya,  Samsun-Ballıca sigara fabrikaları, ambalaj fabrikası müdürlüğü
– Ankara Başmüdürlük Binası (İkiz Kuleler)
– Bodrum tesisleri ve taşınmazları
– Gemlik Suni İplik Müessesesi taşınmazları
– İnegöl Kibrit Fabrikası
– İstanbul Tütün Mamulleri
– Kastamonu Jüt İpliği Fabrikası makine ve teçhizatı
– TEKA
– Sigara San. İşletmesi'ne ait puro marka ve varlıklar
– İzmir Yaprak Tütün İşletmesi makine – teçhizatı

TUZ İŞLETMELERİ

– Çamaltı, Tuzluca Tuzlası, Yavşan Tuzlası, Kağızman Tuzlası,Kaldırım Tuzlası, Kayacık Tuzlası, Kristal Tuz Rafine, Sekili Tuzlası

SÜMER HOLDİNG


– Adıyaman, Bakırköy, Diyarbakır, Malatya, Sarıkamış
ve TÜMOSAN işletmesi
– Sarıkamış Ayakkabı İşletmesi
– Çanakkale Sentetik Deri İşletmesi
– Akdeniz İşletmesinin Makine ve teçhizatları
– Merinos İşlet. makine ve teçhizatları

ŞEKER FABRİKALARI

– Adapazarı Şeker Fabrikası
– Amasya Şeker Fabrikası
– Et ve Balık Üretim A.Ş.
– Mersin Soğuk Hava Depoları
– 11 Mağaza, 23 büro

SANTRALLER


– Akyazı, Anamur,  Bayburt, Berdan, Besni, Bozkır , Bozüyük  Bozyazı, Bünyan,  Büyükkızoğlu, Cerrah, Çağ, Çamardı, Çemişgezek, Değirmendere, Derinçay, Dere, Dereköy, Derme, Durucasu, Engil, Erciş, Erkenek, Ermenek, Esendal, Finike, Girlevik, Göksu, Hendek, Hoşap, İvriz, Karaçay, Karaköy, Kayadibi, Kayaköy, Kernek, Kısık ve Kiti, Kovada I, Kovada II, Koyulhisar,  Kuzuculu, Malazgirt,  Otluca, Pınarbaşı, Sızır, Silifke, Sönmez, Suuçtu, Telek, Uludere, Visera (Işıklar) ile Zeyne akarsu santralleri.
– Hamitabat Elek. Üretim
– Çatalağzı Termik Santrali
– Kangal Termik Santrali
– Kemerköy Termik Santrali
– Kemerköy Liman Sahası
– Orhaneli Termik Santrali
– Seyitömer Termik Santrali
– Soma Termik Santrali
– Tunçbilek Termik Santrali
– Yatağan Termik Santrali
– Yeniköy Termik Santrali

ELEKTRİK DAĞITIM ŞİRKETLERİ

– Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ)
– Akdeniz Elektrik Dağıtım
– ARAS Elektrik Dağıtım
– Başkent Elektrik Dağıtım
– Boğaziçi Elektrik Dağıtım
– Çamlıbel Elektrik Dağıtım
– Çoruh Elektrik Dağıtım
– Dicle Elektrik Dağıtım
– Fırat Elektrik Dağıtım
– Gediz Elektrik Dağıtım
– İstanbul Anadolu Yakası
– Elektrik Dağıtım
– Meram Elektrik Dağıtım
– Osmangazi Elektrik Dağıtım
– Sakarya Elektrik Dağıtım
– Toroslar Elektrik Dağıtım
– Trakya Elektrik Dağıtım
– Uludağ Elektrik Dağıtım
– Vangölü Elektrik Dağıtım
– Yeşilırmak Elektrik Dağıtım

BANKALAR

– İş Bankası hisseleri
– Halk Bankası hisseleri

ETİ HOLDİNG


– Mazıdağ Fosfat, Divriği Demir Madeni, Alümina Madeni
– Bursa Linyitleri İşletmesi, ETİ Bakır, ETİ Elektro Metalurji, ETİ Gümüş, ETİ Krom, Çayeli Bakır İşletmeleri, Karadeniz Bakır İşletmesi, Samsun İşletmesi, Murgul işletmesi, Giresun'da 2  Maden ruhsatı Murgul Hidroelektrik Santrali Samsun'daki  taşınmazlar
ve 1 maden ruhsatı.

TERSANE, LİMAN VE GEMİLER

– Taşucu Tersane Alanı Afyon, Aksu, Balıkesir, Kastamonu Akkuş, Çaycuma ve Karacasu işletmeleri
– Ankara Alım Satım Müdürlüğü binası, Ardanuç İşletmesi varlıkları, YİBİTAŞ Torba İşletmesi, İskenderun Limanı, Derince Limanı, Taşucu Limanı, İskenderun İSDEMİR Limanı, Ereğli ERDEMİR Limanı

TDİ İŞLETMELERİ

– Türkiye Denizcilik İşletmesi'ne (TDİ) ait 9 gemi, Çeşme Limanı, Trabzon Limanı, Deniz Nakliyatı T.A.Ş. 3 tanker, Dikili Limanı, Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı, Kuşadası Limanı, Ankara Feribotu, Samsun Feribotu, Karadeniz Gemisi
– Nakliyat İnşaat Turizm İhracat Pazarlama A.Ş., Salıpazarı Liman Sahası, Turan Emeksiz Yolcu Gemisi,Yakıt II Gemisi

KAPATILAN İŞLETMELER

– SSK Eczaneleri (Tasfiye Edildi) n Köy Hizmetleri  (Tasfiye edildi) n REYTEK

KAMUNUN ELİNDE KALAN ŞİRKETLER

Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. (PTT)
Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT)
Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş.
İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu
Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu (TKİ)
TKİ Ege Linyitleri İşletmesi
TKİ Garp Linyitleri İşletmesi
TTK Amasra Taşkömürü İşletmesi
TTK Armutçuk İşletmesi
TTK Kozlu İşletmesi
TTK Üzülmez İşletmesi
TTK Karadon İşletmesi
Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ)
T. Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ)
Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ)
Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. (TETAŞ)
Yeniköy-Yatağan Elektrik Üretim ve Tic. A.Ş.
Kemerköy Elektrik Üretim ve Tic. A.Ş.
Soma Elektrik Üretim ve Ticaret. A.Ş.
T. Elektromekanik Sanayi Genel Müdürlüğü (TEMSAN)
Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. (ADÜAŞ)
T.C. Devlet Demiryolları (TCDD)
Türkiye Vagon Sanayi A.Ş. (TÜVASAŞ)
Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii A.Ş. (TÜLOMSAŞ)
Türkiye Demiryolu Makineleri Sanayii A.Ş. (TÜDEMSAŞ)
T. Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ)
Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. (TDİ)
Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ)
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM)
Türkiye Petrolleri A.O. (TPAO)
Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (BOTAŞ)
Türkiye Petrolleri Petrol Dağıtım A.Ş. (TPPD)
TÜBİTAK Marmara Teknokent A.Ş.
Toplu Konut İdaresi (TOKİ)
Vakıf İnşaat Restorasyon ve Ticaret A.Ş.
Çay İşletmeleri (ÇAY-KUR)
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)
Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ)
TTA Gayrimenkul A.Ş.
Doğusan Boru Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Tarım İşletmeleri (TİGEM)
Et ve Süt Kurumu (ESK)
Milli Piyango
Devlet Malzeme Ofisi (DMO)
T.C. Ziraat Bankası A.Ş.
Ziraat Yatırım Menkul Değerler A.Ş.
Ziraat Portföy Yönetimi A.Ş.
Ziraat Finansal Kiralama A.Ş.
Ziraat Sigorta A.Ş.
Ziraat Hayat ve Emeklilik A.Ş.
Ziraat Teknoloji A.Ş.
Ziraat Katılım Bankası A.Ş.53.
Türkiye Halk Bankası A.Ş.
Halk Sigorta A.Ş.
Halk Hayat ve Emeklilik A.Ş.
Halk Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.
Halk Yatırım Menkul Değerler
Halk Finansal Kiralama A.Ş.
Halk Portföy Yönetimi A.Ş.
Halk Faktoring A.Ş.
Bileşim Alternatif Dağıtım Kanalları ve Ödeme Sistemleri A.Ş.
Türkiye İhracat Kredi Bankası
İller Bankası A.Ş. (İLBANK)
Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş.
Tasfiye Halinde Kalkınma Yatırım Menkul Değerler A.Ş.
Arıcak Turizm ve Ticaret A.Ş.
Türkiye Emlak Bankası A.Ş.
Eti Maden İşletmeleri
Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE)
T.H. Karadeniz Bakır İşletmeleri A.Ş.
Sümer Holding A.Ş.
– Devletin ortak olduğu ya da hisselerinin bir kısmını elinde tuttuuğu kurumları da gösteriyor.

Kaynak : Uğur ENÇ SÖZCÜ

Atatürk'ün Vasiyeti İş Bankası Hisseleri
İş Bankasını, verdiği talimatla kurduran ve kuruluş sermayesine katkı sunan önderimiz ATATÜRK; yaptığı vasiyet ile İş Bankasında sahip olduğu %28 hissenin yönetimini kurucusu ve ebedi genel başkanı olduğu Cumhuriyet Halk Partisine, parasal getirisini de, Türk Tarih ve Türk Dil Kurumlarına bırakmıştır.

AKP Genel Başkanı ERDOĞAN; ATATÜRK'ün vasiyeti gereği, sahibi olduğu hissesi oranında yönetimine katıldığı, ancak parasal hiçbir getiriye sahip Olmayan CHP'nin, İş Bankasındaki hisselerinin Hazineye devredilmesini talep eden bir beyanatta bulunmuş.

ERDOĞAN'ın; kendisini, Türkiye Varlık Fonu'nun başkanı olarak ataması kararından sonra, böyle bir talebi dile getirmesi, hiç de sürpriz olmamıştır. Bir gün çıkıp, İş Bankasının; yönetimi CHP'ye ait %28 hissesi dahil, tüm hisselerini başkanı olduğum Varlık Fonu'na devrettim diye bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarırsa, hiç şaşırmayınız.

Varlık Fonu, ERDOĞAN'ın son şansı olup, yabancı dış finans kurumlarından çok miktarda dış kredi alabilmek için, sahip olduğu varlıklarının güvence olarak gösterileceği Varlık Fonu'nun; gelir getiren, yabancı finans gruplarına güven veren İş Bankası gibi ciddi finans kurumlarına ihtiyacı vardır.

Bu iktidar, ne yaparsa yapsın, içeride ve dışarıda güvenini yitirmiş olup, ATATÜRK'ün vasiyetini yok sayarak, İş Bankasındaki CHP hisseleriyle ilgili bugünkü talebi, kendisine duyulan güveni, daha da sarsmış olup, korkarız ki; ERDOĞAN'ın bu beyanlarının, dövizi yeniden dalgalandıracak olumsuz sonuçları olacaktır.

CHP'nin İş Bankasındaki hisselerinin hazineye devredilerek, buradan gelecek kar payı paraların, iktidarın çok alışık olduğumuz doymak bilmeyen israf ve lüks harcamalarda kullanılacağı şüphesi dahi, insanların tüylerini diken diken etmeye yeterlidir.

Hisselerin Hazineye devri, CHP'nin İş Bankasındaki yönetim kurulu üyeliklerinin de hazineye, yani Sayın ERDOĞAN'a devri sonucunu doğuracak ve yandaş partililere İş Bankası yönetiminde yeni arpalıklar yaratacaktır.

Sayın ERDOĞAN, aslında demek istiyor ki; Ey CHP, bugüne kadar, İş Bankası yönetimini hissen oranında sen arpalık olarak kullandın, CHP hisselerini hazineye devrederek, İş Bankasını biraz da ben arpalık olarak kullanmak, kendi yandaşlarıma arpalık olarak açmak istiyorum, oradan gelecek paralarla da, belki uçak koleksiyonumu daha da zenginleştiririm, haberin ola.

ERDOĞAN, inşallah bizi yanıltır ve mahcup eder.

Güner Yiğitbaşı

17/09/2018
Güner YİĞİTBAŞI
Hukukçu

Türkiye ne yapıp yapıp Esat’la masaya oturmalıdır
Yüce Türk Milleti ve Devlet içindeki Vatansever Kadrolar Türkiyeyi ve Bölgeyi Yaklaşan Felaketten Kurtarmak  İçin Derhal İktidara El Koymalı ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la Bölge  ve Türkiye İçin Derhal Masaya  Oturmalıdır!

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad,  Ortadoğu’nun Emperyalizme  ve onun Cihatçı Teröristlerine ve İşbirlikçilerine  karşı Savaşan Aslanıdır.
Buna karşı olmak, emperyalizm ve terörizm ile aynı yatağa girmek demektir. Türkiye Devleti  ne yapıp yapıp, Acilen İhvancı ve Cihatçı teröristlerin hamisi Tayyip Erdoğan  ve Havarilerinden kurtulup Esad ile Masaya Oturmalıdır.
Türkiye’nin ve bölgenin kurtuluşu buna bağlıdır. Aksi takdirde akan kan Türkiye’ye ve bölgeye çok acılara neden olacaktır. Türkiye’yi de  çok sarsacak sonuçları olacaktır.
Bundan dolayı Türkiye’nin Gerçek Sahipleri olan Atatürk’ün izinden giden, Yüce Türk Milletinin ve Devlet içindeki Vatansever kadroların,  harekete geçmesi ve duruma el koyması elzemdir.
Bölgedeki ortam İhvancı ve Terörist hamicisi Tayyip ve havarilerine bırakılmayacak kadar mühimdir.

Saygılarımla
Sefa Yürükel
Etnograf ve Sosyal Antropolog
Soykırımlar ve Terörizm Araştırmacısı

Sonbahar - Güner Yiğitbaşı
1 Eylül de Yaz'ı Kışa bağlayan ara mevsim Sonbaharı yaşamaya başladık.
Hazan mevsimi olarak da adlandırılan; güz, yaprak dökümü mevsimi olan sonbahar, nedense çoğu insanlarımız tarafından hüzün ayı olarak da adlandırılır.
Hüzün içeren Sonbahar, hazan mevsimi, birçok güfte ve bestecimize, hüzün dolu güzel şarkıların ilham kaynağı olmuştur.
Renkler ve zevkler gibi, mevsimler ve onların güzellikleri de görecelidir, insandan insana farklılıklar gösterir.
Genellikle, İlkbahar ve Yaz mevsimleri insanlarımızca çok sevilir.
İlkbahar; uzun süren yağmur, kar, buz, soğuk ve çamurdan usanan insanların, kasvetli Kış Mevsiminden kurtuluşlarını müjdeleyen, karların eridiği, yağmurların ise; aşıkların altında el ele yürüyerek birlikte ıslanmaktan zevk aldıkları enayi ıslatan olarak da tabir edilen düzeye indiği, havaların ısınmaya başladığı, insanların ağır kış giysilerinden yavaş yavaş soyunmaya başladıkları, ortalığın yeşillendiği, kırmızı gonca güllerin açmaya başladığı, papatyaların açtığı, aşıkların papatya fallarıyla moral buldukları, yaz tatillerinin hayallerini kurdukları bir mevsim olduğu için, genellikle insanlarımız tarafından çok sevilir.
Yaz mevsimi; biraz azalsa da, İlkbahar'ın izlerini taşıyan, havaların iyice ısındığı, parlak bir Güneş ve Gökyüzü içeren, denizlerin ısınarak, insanları kendisine davet ettiği, çalışanların izinlerini kullanarak dinlendikleri, denize ve Güneş'e kucak açtıkları, çiçeklerin ve ağaçların en Yeşil’e ve meyve ‘ye oturarak en verimli çağlarını yaşadıkları, meyve ve sebzelerin bollaşarak ucuzladığı, bu nedenle insanların ekonomik sıkıntılarını en az düzeyde hissettikleri, sere serpe oturabildikleri, güneşi ve rüzgarı direk tenlerinde hissedebildikleri güzel bir mevsim olarak, ilkbahar gibi insanlarımız tarafından genellikle çok sevilir.
Kış ayı; genellikle sevilmez. Kasvetlidir, Güneş'i ve Gökyüzü ‘nü o parlaklıklarıyla göremezsiniz, kalın ve kaba kış giysileri, sizin Güneş ve rüzgar ile teninize işleyen o direk temasını önler, soğuktur, kar ve buz, yaşam koşullarınızı olumsuz etkiler, yağmurlar ilkbahar tadında ve yumuşaklığında değildir, aşıklar dahi, el ele tutuşarak, kış yağmuru altında yürüyerek ıslanmayı göze alamazlar, çünkü zevk vermez, Sonbaharda yapraklarını dökmeye başlayan ağaçlar ve çiçekler Kış aylarında tüm yapraklarını dökmüş ve adeta çırılçıplak kalarak boyunlarını bükmüşlerdir, insanların yüzlerine bakmadıklarının sanki farkındadırlar, kuşlar dahi yapraksız ve çiçeksiz kalan çıplak ağaç dallarına konmakta adeta nazlanırlar.
Kış mevsiminin sevenleri de vardır mutlaka. Kayak merakı olan insanlar, kışı ve Kışın o karını dört gözle beklerler, sıcak evinin camından, lapa lapa yağan karı izlemekten hoşlanan insanlarımız da az değildir.
Aslında, her yaşın olduğu gibi tüm mevsimlerin de mutlaka iyi ve güzel yanları vardır.
İşte, içinde bulunduğumuz Sonbahar ve hazan mevsimini hüzünlü yapan da, aslında çok sevilen İlkbahar ve Yaz mevsimlerini Kışa bağlayan ara mevsim olmasında gizlidir.
Sonbahar aslında güzel bir mevsimdir. Ağaçlar ve çiçekler; meyvelerini vermeyi sonlandırsalar, yavaş yavaş yapraklarını sarartarak dökmeye başlasalar da, o sararmaya başlamış, her geçen gün yeşilden sarının değişik tonlarına bürünerek, renk cümbüşü yaratan yaprakları, insanlara hüzünle karışık da olsa hoş duygular yaşatır. İnsanlar, sararmış yapraklarının altında, yaprakları sarının tonlarından renk cümbüşü içeren ağaçlara sarılarak, poz poz fotoğraf çekerler, duygusal öğrenci gençlerimiz; bu sararan yaprakları, kitap ve defterlerinin sayfalarının arasına koyarlar, onları adeta koruma altına alırlar ve sonraki İlkbahara kadar, zaman zaman o sararan yapraklara bakarak avunurlar.
Sonbahar biter ve kasvetli ve soğuk uzun bir Kışa gireriz, Sonbaharın en büyük şansızlığı, insanlarımızın çok sevdikleri İlkbahar ve Yaz aylarından sonra gelmesi, Yaz Mevsimini Kış Mevsimine bağlayan, Yaz ile Kışa aracılık eden bir mevsim olmasıdır. İnsanlarımız, Kışın acısını Sonbahardan çıkarırlar, Kışın suçlusu olarak Sonbaharı görürler.
İnsanlarımız; Sonbaharın solan ve yaprak döken yüzünü, her sene yaşlanmaya ve solmaya başlayan kendi yüzleri ile özdeşleştirirler, kendi hayatlarındaki Kışa, hayatlarının sonlanacağı o güne bir adım daha yaklaştıklarını hissederler ve içlerine bir hüzün çöker.
Ama biliniz ki; Sonbaharı yaşamadan, bir sonraki İlkbahar ve Yaz'ı yaşamak asla mümkün değildir.

17/09/2018
Güner YİĞİTBAŞI
Hukukçu

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget