Osmanlı da liyakatsizlikten battı- Sadakat-Mülakat-Liyakat
Bu yazıyı yazmaya başladığım sırada bir sosyal paylaşım
sitesinde dolaşırken rastladığım bir bayan şunları anlatıyordu:
Sahte Diplomalar: “Son 20 yılda
17738 kişi sahte diplomayla devlete yerleştirilmiş. Mesela kim bu iddiaya konu
olan kişi, birini “utanmıyoruz” diyen milletvekili Özlem Zengin,
yeğeni vardı ya Arif, “Arifciğim el salla” diye Cumhurbaşkanına
göstermeye çalışıyordu, onun diploması sahte çıkmış. İkincisi Sakarya
Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın diploması sahte çıkmış. Üçüncüsü
Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Turgut Altınok, bu kişi Azerbaycan’dan
35 günde hukuk diploması alıyor. Ama Baroda kaydı yok, diploması şaibeli.
Bunun yanı sıra Serdar Akınanın’ yaptığı bir haber var,
diyor ki Mustafa Şentop’un Makedonya’da üniversitesi var AKP linin çocukları
okula gitmeden burada savcılık ve hakimlik diploması alıyor. Hatta nereye
atanacakları bile belli vay anam vay!
Gazeteci Murat Ağırel aylar öncesinden anlatmıştı. Vefat
etmiş mevzular tespit ediliyor, bunun yerine sahte diploma almak isteyen
insanların isimleri işleniyor. Sadece
Yıldız Teknik Üniversitesinde 184 kişi bu şekilde sahte diploma alıyor. Ayrıca
bir yılda 4 bin kişi profesör yapılıyor. Hiçbir bilimsel makalesi olmayan 68
profesör rektör yapılıyor. Yani sen KPSS’den yüz alsan ne olur, AKP linin
birinin kuzeni yakını değilsen atanamıyorsun, eleniyorsun, senin yerine bu
kişiler kadrolu atanıyor.
AKP’nin Genel Başkanı Sayın RTE nin yüksekokul diploması
olmadan Cumhurbaşkanı olarak görev yaptığı iddiaları halen söylenirken,
devletimizde binlerce kişinin sahte diplomasının olması da ayrı bir ilginçlik
örneği oluşturmuyor mu ne dersiniz. Cumhuriyet tarihinde böylesine sahte
diploma olayının olduğu yıllar yaşanmadı. Devlet böylece liyakatsiz ellere
teslim edilmiş oluyor ki bunun yıkılışa varan örneğini tarihsel süreç içinde
Osmanlının liyakatsizlikten battığına tanık olmuştuk. [i]
AKP’den önce mülakat sınavları kamera ile izlenirdi.
Bilmem hatırlar mısınız, seçme sınavlarında torpil,
mülakatta yandaşı kayırmak gibi haksızlık ve yakınmaları önlemek amacıyla, AKP
daha iktidara gelmeden önceki 2002 yılına kadar bütün devlet kadrolarına
personel alımlarında yapılan mülakat sözlü sınavları kameraya alınırdı, sorular
da önceden tespit edildiği için torpil, kayırma ve bu konuda şikâyet de
olmazdı. Şimdilerde “seç kat ayırma kayırma”nın en
galizini yapan ve pervasızca tüm devlet kadrolarına kendi kadrolarını
yerleştiren AKP-RTE iktidarı,
Cumhuriyet tarihinde şimdiki görülmemiş “ayırma kayırma torpil”
düzenini getirmek için kamera ile sınavı mülakatı izlemeyi kaldırdı, yani “minarenin
kılıfını” önceden hazırlamıştı. Böylece çok daha bilgili yetenekli
insanları adayları eleyerek (ki buna bilgi emek hırsızlığı denir) yeteneksiz
adamlarını istendik yerlere yerleştiriyorlar. Oysa mülakatta kamera sistemi haksızlığı
kısmen çoğunlukla önlüyordu. Bütün mülakatlarda sözlü sınavlarda “adamını”
bulamayıp dışta kalan elenen en yetenekli insanlar, yazılıda en yüksek puan almalarına
karşın böylece dışlandıkları için derin bir üzüntüye kapılmaktalar. Öyle ki
mülakatta elenenler arasında intihar edenlere bile rastlıyoruz.
Böylece torpil, adam kayırma ayırma, sözlü sınavında kendi
yandaşını koruma olayları nice fıkralara konu olmuş, ne ki öldükten sonra öbür
dünyaya bile yansıtılmış. 60 yaşın üstünde olanlar bilirler, Zeki Şahin adlı
yıllar önce yaşamış düğünlerde özel eğlence günlerinde akordiyonu ile etrafa
neşe saçan bir müzisyenimiz vardı. Elinde akordeonla konserlerde özellikle
torpildeki haksızlıkları dile getirip eleştirirken şöyle bir nakaratı vardı: “..adamını
bul madamını bul, Cennete giremem deme girersin adamını bul” diyerek
konserlere renk katar, halkı eğlendirir ve torpili de eleştirmiş olurdu. Hani günümüzde önemli bir işe girerken artık
öylesine geleneksel hale gelmiş ki, “adamını bulmaktan bahsederiz,
adamını araştırmaya çalışırız, “adamını bulamadım, adamını buldum” gibi
sözlerle sınavdaki ayırımcılığı dile getiririz.
Bir yanda hızlıca paraşütle paşa olanlar, bir yanda 30-35
yıl emek veren generaller. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kaymakam yeğeni
Zikrullah[ii]
Erdoğan’ı[iii]
(33 yaş) tümgeneral yapması olayı, bizi Osmanlı padişahların liyakatsiz
kişilere paşalık vermesini anımsattı. Yine bu yazıyı yazmaya devam ederken
tıpkı Osmanlı Padişahları gibi Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yeğenini hızlıca
general yapması, kendi kendime Cumhuriyetin tek adam yönetimi Osmanlı’nın tek
adam yönetiminden pek de farklı olmadığını ayı zihniyetin devam ettiği
düşüncesini yarattı.
Osmanlıda da liyakat yoktu,
Osmanlı liyakatsizlikten battı.
Osmanlı İmparatorluğu'nda, özellikle 18. ve 19. yüzyıllarda,
okuma yazması olmayan veya çok az olan bazı vezir, paşa ve yüksek rütbeli
devlet adamlarının bulunduğu tarihsel kayıtlara geçmiştir. Bu durum genellikle
liyakatten ziyade sadakat, cesaret veya askerlik yeteneğiyle ön plana çıkan
kişilerin idari makamlara getirilmesinden kaynaklanmıştır. İşte Osmanlı
tarihinde okuma yazma bilmediği veya az bildiği rivayet edilen/belgelenen bazı
isimler şöyle: Seyyid Hasan Paşa (Galatat Hasan Paşa) Dönemi: I. Mahmud
saltanatı (1743–1746) Sadrazamlığı: Yaklaşık iki yıl on ay on altı gün
sadrazamlık yapmıştır. Özellikleri: Kaynaklar, Seyyid Hasan Paşa'yı
"safderun, halim, cömert, sadık, hayırsever" olarak tanımlarken,
"cehlinden (cahilliğinden/okuma yazma bilmemesinden) başka ayıbı
yoktu" ifadesini kullanır. Lakabı:
Kaba saba halk şivesiyle konuşması ve okuryazar olmaması nedeniyle
"Galatat Hasan Paşa" olarak anılmıştır. Yedi Sekiz Hasan Paşa
(Rivayet) Durumu: Uzun yıllar okuma yazma bilmediği, imza yerine yedi (v) ve sekiz
(^) rakamlarını çizdiği için bu ismi aldığı iddia edilmiştir.
Okumadan yükselenler
erlikten paşalığa çıkanlar.
Osmanlıda pek çok paşaların aniden padişahın himmetiyle
yükselenlerine rastlıyoruz. Şimdi burada Osmanlıda paşalığa yükselenlerden
örnekleri alalım.
Arnavut asıllı Draç Mebusu Esat Paşa Toptani, önce bir
jandarma neferi (eri) iken, II. Abdulhamit tarafından paşalığa terfi ettirildi.
(Erlikten hemen paşalığa) Çeşitli saray hizmetleri varsa da Osmanlıya, Arnavut
Devleti kurulması için ihanetleri görüldü. 1919 da bir öğrenci tarafından
evinin önünde öldürüldü.
Kazasker Şemsettin Efendi, Feyzullah Efendinin oğludur.
Mekteplerin semtinden geçmediği ve üzerinde hoca hakkı olmadığı halde, kadı
evladı olduğu için hoca hakkı olmadığı halde, kadı evladı olduğu için hocalık
diploması almış. Şemseddin Efendi, son derece iyi konuşan ve meclisi süsleyen
biri olduğu için, büyüklerin yardımıyla rütbeler aşarak kazaskerliğe kadar
çıkmıştır.
Osmanlı’da okuması yazması olmadığı halde yüksek mevkilere
gelenler epeyce vardır. Kapıcılar Kethüdası iken dalkavukların teşviki ile önce
Mora Valiliğine, sonra da sadrazamlığa getirilen Koca Yusuf Paşa okuma yazma
bilmiyordu. Sultan Abdulhamit’in
yeniçeri ağası iken, sadrazamlığa atadığı Mehmet Paşa okuma yazma bilmiyordu. [iv]
Okuma
Yazma Bilmeyen Paşalar Hakkında Notlar Devşirme Sistemi ve Liyakat:
Osmanlı'da devlet
adamları genellikle Enderun'da eğitim alırdı. Ancak özellikle 17. yüzyıldan
sonra taşradan veya doğrudan asker sınıfından (Çavuşbaşı, kavas vb.) gelen,
cesaretiyle yükselen kişiler paşalık ve vezirlik makamlarına getirilmiştir. Bu
kişiler idari işlerde okuryazar kâtipleri kullanmışlardır. Okuryazarlık Oranı:
19. yüzyıl başlarına kadar Osmanlı'da genel okuryazarlık oranı oldukça düşüktü
(yaklaşık %2-3) ve bu durum yüksek bürokrasiye de yansıyabiliyordu. Padişahlar:
Osmanlı padişahlarının tamamı iyi eğitim almış, okuryazar ve genellikle çok
dilli (Arapça, Farsça, Türkçe) kişilerdi. Okuma yazma bilmeyen bir padişah
yoktur. Özetle, Osmanlı'da
"vezir" veya "paşa" seviyesinde, özellikle idari işlerden
ziyade askerî başarılarıyla ön plana çıkan bazı okuryazar olmayan kişiler
görülse de bu durum istisna teşkil etmiştir.
Seyyit Hasan Paşa (Galatat Hasan Paşa): I. Mahmud döneminde
(1743–1746) yaklaşık 3 yıl sadrazamlık yapmıştır. Kaynaklar, Seyyid Hasan
Paşa'yı "safderun, halim, cömert, sadık, hayırsever" biri olarak
tanımlasa da okuma yazmasının olmadığı ve halk şivesiyle konuştuğu için
kendisine "Galatat (Hatalar) Hasan Paşa" denildiği belirtilmektedir. [v]
Mülakatta elenip intihar
edelerden sadece ikisini buraya alıyoruz.
Av. Mert Akdoğan hâkimlik
– savcılık yazılı sınavında büyük bir başarı kaydederek 115’inci sırayı elde
ettiği, ancak sözlü mülakatta elenir. Mülakat adı altında liyakate ve nesnel
ölçütlere aykırı şekilde yapılan hâkim- savcı seçimlerinin yol açtığı ağır
haksızlık ve adaletsizlik olduğundan intihar etmiştir.
2013 yılında, hâkim adayı Didem Yaylalı
da benzer sebeplerle hayatına son vermişti. Bugün de hakimlik ve savcılık sınav
sürecinde benzer uygulamalar devam ediyor. [vi]
“Bu ülkenin en büyük sorunu liyakat. Hem iktidar hem
muhalefet, itfaiyeye hala oğullarını, belediyeye tarikat ehillerini, imar
işlerine partililerini alan siyasetçiler. Çalışkan, ahlaklı, torpilsiz çocuklar
ya yurt dışına kaçıyor ya bir motor bulup kuryelik yapıyor, ya da intihar
ediyorlar, otellerde suçsuz aileler birbirine sarılıp ölürken, gencecik
çocuklar madenlerde gömülürken, tek bir derdiniz var karşı taraf daha suçluyu
ispatlamak. Liyakati getirin bu ülkeye, enflasyondan, ölümlere her şeyin nasıl
düzeleceğine inanamazsınız”. Unutmayın “çağdaş uygarlığın üstüne çıkmak” için
uygarlıkla ancak tarafsız bilim ve kültüre dayalı eylemle olasıdır, ötesi geri
kalmışlık, gerilik, çağ dışılıktır.
Cevat Kulaksız kulcevat599@gmail.com
SONNOTLAR
[i] https://www.youtube.com/watch?v=9eLaj89zioQ
[ii] Zikrullah,
Arapça kökenli bir ifade olup "Allah'ı anmak, hatırlamak, yâd etmek" anlamına
gelir. Zikir (anma) ve Allah kelimelerinin birleşmesiyle oluşan bu terim.
[iii]
Zikrullah Erdoğan 33 yaşında Çınar kaymakamı iken “dayım” dediği R.T.Erdoğan tarafından tümgeneral yapılıp
M.S. Bakanlığı Tedarik Hizmetleri Genel Müdürü yapıdı.
[iv] 1-Bir
Geri Dönüşün Mirası. Cemal Kutay sf: 184
2-Cevdet Paşa Tarihi Cilt: I Sf: 34-105
3 “ “ “
“ 9 sf. 175-176
[v]https://www.google.com/search?q=osmanl%C4%B1da+okuma+yazma+bilmeyen+vezirler+paa%C5%9Falar&oq=osmanl%C4%B1da+okuma+yazma+bilmeyen+vezirler+paa%C5%9Falar&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUyBggAEEUYOTIJCAEQIRgKGKAB0gEKMjIzOTRqMGoxNagCCLACAfEFcS4FqOXKk-M&sourceid=chrome&ie=UTF-8
[vi] https://x.com/istbarosu/status/1877401810874351923

Yorum Gönder