Putin Tayyip’i böyle vurdu - Sabahattin Önkibar

Önceki gün:
AKP yandaşı yeni yetme sözde bir gazeteci basın toplantısında mesleğini ve sınırlarını unutup misafir Rusya Devlet Başkanı Putin’i, zalimlikle tanımladığı Beşar Esad’a kol-kanat germekle itham ederek Suriye’yi kurtarma çağrısı yaptı.
Putin, bu önyargılı ve muhtemelen yönlendirmeli soruya harikulade bir karşılık verdi:
- Libya’yı kurtardılar da ne oldu?
Evet, can alıcı soru budur ki Tayyip Erdoğan’ın buna verebileceği bir cevap yoktur!
Söyleyin! Libya, Kaddafi’den kurtarıldı da demokrasi mi geldi?
Tam tersine İngiliz-Fransız, ABD-İtalyan ipoteği ülkeye egemen oldu!
Öyle ki Kaddafi döneminde Libya halkına ait olan petrol yatakları artık fiilen bu ülke şirketlerinin kontrolünde!
İlaveten ülkede her aşiret ayrı bir çıbanbaşı ve terör kol geziyor.
Hani huzur ve özgürlük gelecekti, ne oldu peki?
Emperyalizmin günümüzde nüfuz etmek ve yayılma ideolojisi demokrasi ihracı palavrasıdır.
Putin haklıdır. Beşar Esad iktidardan düştüğü dakika bütün böle kan gölüne dönecek ve sınırlar değişecektir.
Dahası, ABD projesi olan Büyük Kürdistan, fiili olarak Akdeniz’e kapı açacaktır.
Bunları görmemek için ya kesin inançlı bir meczup ya da görevli olmak gerekiyor!
***
Dokunan savcı böyle yanıyor!
Ne imiş efendim Başbakan, İlker Başbuğ’un tutuklu yargılanmasına karşı imiş!
Bu yönde açıklamalar yapmışmış!
Elinden bir şey gelmiyor çünkü yargı bağımsızmış!
İyi de Ergenekon ve Balyoz’da güya bağımsız olan yargı Deniz Feneri davasında değil miymiş!
Cevap verin niye o soruşturmadan alındı savcılar?
Neden onlara 11 yıl hapislik davaları açtılar?
Hırsızlık olayı çözülür ve kendi yakalarına yapışılır diye mi yoksa?
Bakın görevden alınan savcı Abdulvahap Yaren, mahkemede aynen bunu söyledi!
Bitmedi, Hakan Fidan davasının ikinci savcısı da görevinden alındı, neden?
Soruşturma safhasında, önce kanun çıkarmak ve akabinde savcıları bir bir görevden almak yargıya müdahalenin daniskası değil mi?
Görüyorsunuz, heşmetlunun yakın çevresine dokunan savcıların vay haline?
***
Fransa ve İngiltere’den utanın
Önce Fransa peşi sıra İngiltere akşam ültimatom verdi.
Kime mi?
İsrail’e!
Niçin mi?
Telaviv hükümetinin işgal topraklarında ısrarla yeni yerleşim bölgelerini kurmasından!
Ültimatomda, İsrail ile ticari ilişkileri kesmek gibi açık bir tehdit var.
Peki ya Türkiye?
Tayyip Erdoğan lafa gelince esiyor gürlüyor da yağmıyor yani ticari ilişkiyi kesmeyi ağzına bile alamıyor.
Boyuna hamaset boyuna kuru gürültü!
Yüreğin varsa ticari ambargoya gitsene!
Tam tersine İsrail topraklarını, kapanan Suriye güzergahına kara yolu alternatifi yaptı.
Dahası, ticari hacmimiz 9 vatandaşımızın İsrailliler tarafından katledilmesi sonrası ödül misali katlandı.
Söyleyin ben bu Erdoğan’ın Gazze istismarına nasıl inanayım?
Yahudi madalyonu boynunda şiir ve hamasetle muhafazakar Anadolu insanını afyonluyor!
***
Cambaza bak tuluatı ve gerçek
Dilerim yanılırım ama BDP’lilerin dokunulmazlığının kaldırılması söylemi bana Tayyip Erdoğan’ın idam geri gelsin hamaseti misali Milliyetçi oylara göz kırmak için patlattığı yeni ses bombası gibi geliyor!
Aslında her şey ortada, AKP’nin oyunu artık deşifre oldu:
Beşir Atalay önceki gün açıkladı; AKP, Öcalan’la masadadır!
Dahası, Habur süreci canlandırılıyor.
Belli ki tek muhatap kabul edilen Öcalan ile bir paket üzerine anlaştılar.
Bunu gizlemek ve örtmek için geri gelmesi mümkün olmayan idam hikayesini tartıştılar ve şimdi de BDP’nin dokunulmazlığını gündemde tutuyorlar.
Cambaza bak misali kamuoyunu bunlarla meşgul edip Öcalan ile yol alacaklar.
Peki final mi?
Öcalan’ı Silivri ve Hasdal kahramanları ile takas yani genel af ilan edip güya beyaz bir sayfa açacaklar.
***
‘Tayyip Erdoğan Camisi’nde namaz kılmam’ diyenler!
Sevgili Saygı Öztürk yazdı.
Ankara’da eski bir camii yani halk deyimi ile Allahın Evi.
Müftülük yaranmak için olsa gerek yıllardır Aksa diye bilinen Camii’nin adını kaldırarak Tayyip Erdoğan ismini verdi.
Camii cemaatı bunun üzerine galeyana gelip günlerce gösteri yaptı ve Müftüye geri adım attırdı.
Şimdi soralım, Başbakan böyle bir işgüzarlığa neden karşı çıkmadı ve olur verdi?
Öyle ya Müftülük onun onayını almadan isim verebilir mi?
Bakın bunun adı Allahın Evini siyasallaştırmadır ki bu AKP’yi kapatma nedenidir.
Yoksa Tayyip Erdoğan kendini aynı zamanda dinimizin günümüzdeki önderi mi görüyor?
İlaveten Tayyip Erdoğan illa da ismini bir yere vermek istiyorsa, kendisi açıkladı bankada parası var, bir okul yaptırsın!
Yok, ‘Ben onu yapmam, halkın ve devletin yaptırdıklarına kendi ve ailemin adını verdiririm’ diyorsa emin olsun iktidardan düştüğü gün o isimler değişecektir.

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget