Başkan Baba ve Memleketin Halleri - Hikmet Çetinkaya

Hak, hukuk, adalet, ezilmişlik, yıllardır zindanda yatan, izinsiz gösteri yürüyüşüne katıldığı için boynuna “terörist” yaftası yapıştırılarak hapis cezası alanlar...
Bunlar seni hiç mi hiç ilgilendirmiyor...
Yaşananları görmüyor, ezilenin ve ezenin kim olduğunu bilmiyorsun.
Baskı, zulüm!..
Seni umursamamak, ayağına çelme takmak!
Hayatın içinden geçen ırmağı, insan olmanın onurunu hiçe saymak onun birincil görevi...
Görmüyorsun!
Sana “Ananı al da git” diyor dikleniyorsun, sonra korkup bir köşeye çekiliyorsun.
Sen milletvekilisin, emekçisin, asgari ücretlisin...
Tuzla tersanelerindesin, AVM inşaatlarının çadırlarında...
Ya düşüp ölüyorsun ya da naylon çadırlarda cayır cayır yanıyorsun...
Sınır boylarında, karakollarda Mehmet’sin!
Terör örgütüyle çatışırken cep telefonuyla Elif’ini arıyorsun:
“Hakkını helal et Elifim...”
Ve şehit düşüyorsun...
Diyorlar ki:
“Genç yaşta şehit düşmek herkese nasip olmaz...”
***
Sana zaman zaman memleketimin hallerini anlatıyorum ama nedense inanmıyorsun...
Kana kan intikam duyguların gelişmiş...
Üstelik yaşadığın ülkede neler olup bittiğini bile bilmiyorsun.
Bir okurum elektronik posta atmış, dün sabah okudum...
Mustafa Balbay’a acele posta servisiyle mektup göndermek istemiş. Zarfın üzerine Mustafa Balbay, CHP İzmir Milletvekili - Silivri Cezaevi-Silivri/İstanbul, yazmış.
Memur, zarfın üzerine bakıp şöyle demiş okura:
“Cezaevinde milletvekili olur mu? Adres yanlış olmasın. Balbay adını ilk kez duyuyorum üstelik...”
Okur şaşırmış...
Soruyor:
“Böyle bir şey olur mu?”
Bal gibi olur, çünkü burası Türkiye ve insanımız henüz sözlü kültürden yazılı kültüre geçmedi.
Türkiye’de ulusal gazetelerin satışı 4 milyonun üzerinde görülse bile gerçek satış 2.5 milyon.
Nüfusumuz ise 75 milyon...
İstanbul’da yaşayanların yüzde 20’si gazete okuyor mu yoksa birinci sayfalarına bakıp bırakıyor mu, belli değil...
***
Memleketim yangın yeri...
Memleketimin hallerinde kibirli, herkesi aşağılayan, dili bir karış siyasiler var.
Sözde 12 Eylül darbesini yapan Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’dan yargı önünde hesap soruluyor.
Nerede o işkenceciler, darbeyi isteyenler?
Bakın 12 Eylül Anayasası’nın getirdiği Siyasi Partiler ve Seçim Yasası ortada duruyor.
Aldanmayın milletvekillerini halkın seçtiğine tüm partilerde...
Genel başkanlar ve parti üst yönetimi seçiyor, biz de oy veriyoruz.
Hepimiz varız bu işin içinde...
Antidemokratik bir yöntemi içimize sindirip sonra da ahkâm kesiyoruz “demokrasi ve özgürlükler” diyerek.
Önümüzde atanmışlar Meclisi var!
Bu gerçeği görmek istemeyenler, 2010’da “Yetmez ama evet” diyenler, iş kendilerine dokununca yırtınıyorlar...
***
Benim halkımın neredeyse yüzde 60’ı bu gerçekleri görmüyor.
Yurtseverlerin yazdıklarını, çizdiklerini okumuyor...
Zulüm, baskı, kibirlilik almış başını gidiyor.
Bu gidişten kimi AKP milletvekilleri de rahatsız ama “Başkan Baba”nın hışmına uğramaktan korkuyor...

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget