Mali’nin kuzeyindeki isyancılar, radikal İslamcılar, Mali’nin bölünmesini
engellemek, demokrasi… Tıpkı ABD’nin Irak ya da Afganistan’a saldırmadan önce
piyasaya sürdüğü “meşruiyet” sağlamaya dönük kavramlar gibi…
Ancak bugünün dünyasında artık pek inandırıcı değil!
Fransa’nın neden Mali’ye saldırdığını saptamak, yeni dönemi ve güç
mücadelesinin nasıl cereyan edeceğini anlamak bakımından önemli…
En sonda söyleyeceğimizi şimdi belirtelim: Gücün ağırlık merkezi, Batı’dan
Doğu’ya geçti ve yaşananlar Batı’nın bu gidişata ayak sürümesidir! Kazançlarını
kolayca teslim etmeyecek olan Batı, kuşkusuz bu süreci bir oranda kanla
boyayacaktır!
ABD ÇİN’LE ÖNCE AFRİKA’DA HESAPLAŞMAYA BAŞLADI
Artık Fransa’nın neden Mali’ye girdiğini incelemeye başlayabiliriz:
1. Afrika, özellikle son 10 yılda Çin ağırlıklı yatırımlara sahne
oldu. Çin’in dışında Brezilya, Hindistan ve Rusya da Afrika’ya yatırımlara
ağırlık verdi. 1960’lara kadar Batı’nın sömürgesi olan kara kıta, Doğu’nun
yatırımlarıyla “sömürülmeden” gelişmeye başladı.
Öyle ki, özellikle Çin pek çok kritik kaynağı Afrika’dan sağlar oldu.
Batı’nın etkinliği azalırken, Doğu’nun etkinliğinin artmaya başlaması, Atlantik
kampını Afrika’da hamleye zorladı.
Libya ve sonrasında Mali’ye saldırı, Batı’nın, Doğu’yla Afrika’da
hesaplaşmaya soyunmasıdır.
Özetle ABD, İngiltere ve Fransa üçlüsü, Afrika’yı Çin’e kaptırmak
istemiyor!
2. Ortadoğu’daki ilgi alanlarını müttefiklerine bırakarak çekilen ve
Asya-Pasifik merkezli bir strateji geliştiren ABD, son süreçte Afrika’yı da
Çin’le hesaplaşma alanı olarak belirledi.
ABD bu nedenle İngiltere ve Fransa’yı Afrika’da operasyonel hamleler yapması
için teşvik ediyor, cesaretlendiriyor!
MALİ’DE ASKERİ ÜS ARAYIŞI
3. Almanya’nın Doğu’ya genişleme tutumu ve Berlin’in ekonomik krize
karşı Pekin ve Moskova’yla yakınlaşması, Fransa’yı Akdeniz ve Afrika eksenli bir
genişlemeye itti. Paris Afrika kaynaklarını, küresel krize karşı bir panzehir
olarak görüyor.
Ayrıca Paris, eski bir Fransız sömürgesi olan Mali üzerinden nüfuz alanı
yaratmak istiyor. Burada elde edeceği bir askeri üs, Paris’i Mali’nin
komşularına yönelik hedeflere ilerletecek.
4. Örneğin Mali’nin kuzeyindeki Nijer’e…
Elektrik üretiminin yüzde 70’ini nükleer santrallerle sağlayan Fransa,
uranyum kaynakları peşinde; Nijer ise geniş uranyum kaynaklarına sahip!
Nijer dışındaki Mali’nin komşuları olan Burkina Faso, Cezayir ve Moritanya
da, uranyum, altın, fosfat ve petrol yatakları nedeniyle Paris’in ilgi
alanında.
Fransa ve İngiltere’nin bir diğer ilgi alanı ise Sahra Çölü’nün altında
varlığı tespit edilen ve yerüstünün 100 katı büyüklükte olduğu söylenen tatlı su
kaynaklarıdır.
Sahra Çölü aynı zamanda güneş enerjisi deposu olarak düşünülüyor. Nitekim son
yıllarda çölde dev güneş panelleriyle çeşitli deneyler yapılmaya
başlanmıştı.
ÖNCE PARİS SUİKASTI, SONRA TUAREGLER
Öte yandan Fransa’nın Mali’ye girmesi, Paris’te 3 PKK’linin öldürülmesinin
ardından Ankara ile Paris’i ikinci kez karşı karşıya getirmiş oldu.
Paris suikastı ve Mali’ye operasyonun birkaç gün öncesinde Afrika ziyaretine
çıkan Erdoğan, Senegal’deki bir heykeli “ucube” olarak değerlendirmiş ve
yetkililerden heykeli Fransa’ya iade etmesini istemişti!
Daha da ilginci, Erdoğan’ın Nijer’deyken Tuareglerle görüşmesi ve
Tuareglerin kendisine deve hediye etmesiydi.
Fransa’nın Mali’ye saldırma gerekçesi ise Tuareglerin Mali’nin kuzeyini ele
geçirmesiydi!
Bakalım bu durum Suriye sorununa nasıl yansıyacak?

Yorum Gönder