2005 yılında başlayan Çin-Rusya Stratejik Güvenlik İşbirliği görüşmelerinin
hafta içinde yapılan sekizincisi, iki büyük gücün, ABD’nin füze kalkanına karşı
birlikte mücadele etme kararıyla sonuçlandı.
Çin’i Devlet Konseyi üyesi Dai Bingguo’nun, Rusya’yı da Ulusal
Güvenlik Konseyi Sekreteri Nikolay Patruşev’in temsil ettiği toplantıdan
böyle bir karar çıkması, sadece Pasifik açısından değil, dünyanın bütünü
açısından kritik önemdedir.
Karar her şeyden önemlisi, Pekin ve Moskova’nın, ABD’nin 2009 yılında ilan
ettiği Asya-Pasifik Merkezli yeni savunma stratejisine karşı, “harekete geçmesi”
demektir!
ASYA FÜZE KALKANI
Nitekim Rus Ria Novosti ajansına kararı değerlendiren Rusya Ulusal
Güvenlik Konseyi Sekreteri Nikolay Patruşev’in sözleri, iki
ülkenin ABD’ye karşı aktif tutum alma dönemine girdiği anlamına gelmektedir.
Patruşev, Pekin’deki toplantıda alına kararı şu sözlerle açıklıyor:
“ABD’nin Asya Pasifik bölgesini de içine alacak biçimde küresel bir füze
kalkanı sistemi kurma planları konusunda endişeliyiz. Çinli ortaklarımız da
bizim kaygılarımızı paylaşıyorlar ve bu yöndeki çabalarımızı birleştirmeye karar
verdik.”
Çin ve Rusya’yı bu adımı atmaya iten ise stratejik savunmadaki ABD’nin şu
taktik hamleleridir:
1. ABD ve Japonya, geçen Eylül ayında Güney Japonya’da “X band” erken
füze uyarı sistemi kurma kararı aldı.
2. Çin’in saptamasına göre ABD, aynı sistemi Filipinler’de de
kuracak.
3. ABD, Pasifik’teki uluslararası sularda Aegis füzesi yüklü savaş
gemileriyle devriye gezmeye başladı.
4. Asya-Pasifik’te bunlar yaşanırken, ABD Batı Asya’da da (Türkiye’de)
Kürecik Radarı kurdu, NATO Patriotları yerleştirdi!
‘ABD’YE DENK KARŞILIK VERİLMELİ’
Peki, Çin ve Rusya ABD’nin Asya Füze Kalkanı’na karşı neler yapmalı?
Yanıtı Rusya’nın Sesi Radyosu’na konuşan Rusya Politik Araştırmalar ve
Tahminler Merkezi Başkanı Andrey Vonogradov veriyor.
Vonogradov, ABD’nin eylemlerine denk karşılık verilmesi
gerektiğini vurguluyor: “Mesele yalnızca ne zaman ve ne biçimde bir füze
savunma sisteminin geliştirileceği değildir. En önemlisi, bu eylemlere ne gibi
bir karşılık verilecek? Rusya ve Çin artık oluşturulan füze savunma
sistemine karşılık olarak her hangi ortak eylemlerin gerçekleştirilmesi üstüne
mutabakata varılırsa bu mutabakat, iki ülke arasındaki güvenin derinliğinin
ciddi bir göstergesi ve bölgede durumun gelişme perspektifinin belirtisi olarak
nitelendirilebilecektir.”
Vonogradov, topraklarına ABD füzesi kabul eden Japonya, Güney Kore ve
Avustralya’nın Pekin ve Moskova tarafından uyarılacağını söylüyor ve bu ülke
yöneticilerinin Polonya, Çekya ve Romanya deneyimini hesaba katmasında yarar
olduğunu belirtiyor!
ÇOK KUTUPLU YENİDÜNYA
Çin ve Rusya’nın ABD’ye karşı birlikte mücadele etme kararı alması, Amerikan
stratejisinin Çin’e karşı Rusya’dan medet umması hedefini de sakatlıyor.
Neden?
Çünkü: ABD’nin Asya-Pasifik Merkezli yeni stratejisi, Çin’i hedef alıyor.
Ancak ABD, Çin’le baş etmenin tek yolunu, “daha geniş Batı” inşa etmekte
görüyor. “Daha geniş Batı” ise ABD’nin Rusya ve Türkiye’yle birlikte hareket
etmesi demek…
Bu köşede daha önce Zbigniev Brzezinski’nin bu tezlerini
incelemiştik.
Öte yandan Çin ise “çift kutuplu değil, çok kutuplu dünya” diyor ve
ABD’ye karşı birden çok güçlü merkez inşa edilmesini istiyor. Dolayısıyla Çin,
aslında ABD’ye karşı dünyayla ittifak kurmuş oluyor!
Kararı Rusya’nın Sesi Radyosu’na değerlendiren Rusya Dışişleri
Bakanlığı Diplomasi Akademisi Rektörü Yevgeniy Bajanov da bu çok
kutupluluk meselesine dikkat çekenlerden: “En önemli mesele şu: Devletlerarası
ilişkileri kim yönetmeli, üstün bir güç mü yönetmeli? Yoksa çok kutuplu bir
dünya sistemi mi olmalı? Rusya ve Çin de ABD’nin ve bir bütün olarak Batı’nın
dünyada üstün rol oynamasına karşı çıkıyor. Rusya ve Çin dünya düzeninin çok
kutuplu olmasından yana. Uluslararası sorunlarda BM’nin belirleyici olmasını
ve devletlerarası ilişkilerin hak eşitliği temelinde gerçekleştirilmesini
savunuyor? İşte bu ortak tutumları Rusya ve Çin arasındaki yakınlaşmayı
arttırıyor.”
Çin ve Rusya’nın birlikte mücadele etme kararı, kuşkusuz Ortadoğu’daki
dinamiklere de yansıyacaktır. Göreceğiz…

Yorum Gönder