Paris'te öldürülen üç PKK'lı ile ilgili yorumlar ve haberler cinayet toto
gibi. Herkes; kendi bulunduğu yere göre bir katil imal ediyor:
Aynı yarış
televizyonlarda da vardı.
-PKK'de iç hesaplaşma olabilir.
-Mutlaka İran
yaptırmıştır.
-Bu iş, Suriye El-Muhaberat'ın işine benziyor.
-İsrail tarzı
suikast...
-Bizim derin devlet ortalığı karıştırmış
olmasın?
HOLLANDE BİLİYOR
Bana sorarsanız cinayet;
Fransa ile PKK'nın ortak operasyonudur.
PKK'nın tarihine bakın: Avrupa
Birliği en başından beri bu örgüte arka çıktı. Kadın ticareti, uyuşturucu
ticareti... Avrupa'daki Kürt kökenli insanlardan her ay 'Savaş Vergisi' adı
altında toplanan milyonlarca Avro...
Avrupa'da terör örgütü adına çalışma
yürüten ve tek işleri bu olan binlerce insan bulunuyor. Bunlar; çatışmalardan
beslenen 'savaş baronları' konumundadırlar.
Avrupa devletleri bunu biliyorlar
ama örgütü zor durumda bırakacak hiçbir operasyon yapmıyorlar.
Çünkü: ABD;
Ortadoğu'da etkili kalmak için Barzani-Talabani güçlerine dayandı. PKK'yı da
yedekte tuttu.
Almanya ve Fransa; Ortadoğu'da etkisiz eleman konumuna
düşmemek için PKK kozunu kullanmaya başladı. 1980'lerin ortalarından bugüne,
PKK'lılar Almanya'da, Fransa'da silahla dolaşıyorlar; polisler bunları görmezden
geliyor.
Bu yüzden; son cinayette kesinlikle Almanya-Fransa ittifakının eli
var. Bunlar; PKK'nın ortadan kalkmasını istemiyorlar.
KANITLAR
ELLERİNDE
Fransa gibi teknolojinin zirvesindeki bir ülkenin
başkentindeki en tehlikeli kuruluş olan Kürdistan merkezi...
Burayı Fransız
polisi en az 10 kamera ile gözlüyordu.
İçeriye en az 10 tane ses alıcı alet
yerleştirmişti.
Yani; orada ne olduğunu Fransız Cumhurbaşkanı Hollande
herkesten iyi biliyor.
Kırmızı bültenle aranan teröristi muhatap kabul eden;
makamına çağırıp onunla konuşan Mösyö Hollande; cinayet silahını tutan birinci
eldir.
Başbakan Erdoğan'ın dün Fransa'yı suçlar tarzda konuşması gayet
haklıdır.
Ama kendisinin de başka bir kırmızı bültenlik ismi (Haşim) korumaya
alması, sözlerindeki haklılığı zayıflattı.
GÖZ BOYAMAK
İÇİN
Gördünüz... Bu cinayeti kullanarak büyük bir karşı propaganda
dalgası yarattılar.
Bugün bütün Türkiye'de 'Barış sürecini baltalamak
isteyenler var.' diye bir algı yaratıldı.
Bu algı; 'Barış Süreci' denilen
sürecin üstünü kapattı.
Barış denilen süreç; PKK'nın isteklerini kabul etme
sürecidir.
Kökü dışarıda olan işbirlikçi medya, bütün gücüyle Türkiye'nin PKK
önünde baş eğmesi anlamına gelen süreci güzel göstermeye uğraşıyor.
***
Bu cinayet; işte bu süreci, yani Türkiye'nin PKK'ya boyun eğmesini
çabuklaştırmak için işlenmiş bir cinayettir. Bu işi yapanlar da Fransa'nın
sunduğu ortamı kullanan PKK'lılardır. 'İsteklerimizi kabul edin, yoksa ortalık
karışacak!' demek istediler.
PKK tarihini araştıran birisi olarak (DERSİM
İSYANLARI VE SEYİT RIZA GERÇEĞİ isimli kitabımın ilgili bölümlerine bakınız.)
gayet açık söylüyorum:
PKK asla silah bırakmaz.
Verirsen Doğu Anadolu'yu
PKK'ya; kurdurursan Kürdistan'ı cinayetler biter.
Bir kez daha iddia
ediyorum: Kürdistan kuruluncaya kadar örgüt kan akıtmaya devam edecektir.
Bu
geçici geri çekilmeler; görüşmeler; 'Kürdistan'dan vaz geçtik!' mesajları bir
adım daha ileri atmak için geliştirilen taktiklerdir.
Bu hareket tarzına
sosyolojide 'Tedriciyet Prensibi' denilir. 'Bir duvarı bir anda yıkamıyorsun;
bir köşesinden yıkmaya başlayıp ağır ağır işini bitireceksin.'
Bu pransibi
siyasette en iyi uygulayan lider de Başbakan Erdoğan olmuştur.
PKK, bizim
hükümetlere her tavizi, daha fazla bölücü hak elde etmek için vermiştir ve
süreçten hep güçlenerek çıkmıştır.
Bu temel gerçeği anlamazsanız, sonunuz
hüsran olacaktır.

Yorum Gönder