Nereye gidiyoruz? diye sordu Senegal fatihi.
Goree Adası’na efendim.
Ne varmış orda?
18. yüzyılda köle ticaretinin merkezi olan adada Köleler Evi Müzesi’ni
ziyarete gidiyoruz.
Niye?
Program öyle yapılmış efendim.
Kim yapıyor bu programlan? Ben buraya iş adamlarıyla görüşmeye geldim.
diye söylenerek bindi gemiye Senegal fatihi.
Adaya adımını atar atmaz, dans gösterileriyle karşılandı. Çok açık saçık
dansçıları görünce sinirlendi;
Bu ne? Bunların doğru dürüst kılığı kıyafeti yok mu?
Efendim, Afrika’da bulunuyoruz, iklim itibariyle halk burada yarı çıplak
yaşar.
Olmaz ki!
Gayet tabi efendim. Söyleyelim, bir daha oldurmasınlar!
Dans gösterisinden uzaklaştı, torunlarına hediye almak üzere hediyelik eşya
tezgâhlarına yöneldi.
Köleler Evi Müzesi’nde köleliğin bitişini simgeleyen sarmaş dolaş donlu bir
kadın ve donlu bir erkekten oluşan, kölelik zincirinin kırılışı heykelini
görünce tepesi attı:
Bu ne yahu?
Efendim, köleliğin bitişinin simgesi olarak Fransa’dan gönderilmiş bir
heykel!
Ne heykeli? Böyle heykel mi olur? Ucube bu! Hemen Fransa’ya geri
göndersinler!
Senegal fatihinin sözleri Senegalli yöneticilere tercüme edildiğinde,
şaşkınlıkla birbirlerine bakıştılar. Kısa bir suskunluk oldu. Bir yönetici
Köleler Evi Müzesi’nin UNESCO Dünya Mirasları listesinde yer aldığını, dile
getirerek bu müzede hiçbir şeyin yerinden kımıldatılmasının söz konusu
olamayacağını belirtti.
Açıklaması, Senegal fatihine tercüme edilince çok kızdı bizimki;
Bu heykel Fransa’ya geri gönderilecek! Burda fransızlığın alemi yok!
Yoksa, bir daha da Senegal’e gelmem!
Buyurdu Senegal fatihi
Zor durumda Senegal yönetimi. Senegal fatihinin bir daha oraya gelmemesi
Senegal için hiç iyi olmaz! Ve fakat Fransa’yla, Unesco’yla küsecek hali de yok
Senegal’in. İki ucu sıvalı değnek! Mahfoldular!

Yorum Gönder