Emir Büyük Yerden - Öztin Akgüç

Kürt Sorunu diye kamuya algılatılan olayda gelişmelere, desteği belli yayınlara, açıklamalara kan dursun, demokrasi, eşitlik, insan hakları ağırlıklı yorumlara bakıldığında emrin, Atlantik ötesinden geldiği izlenimi giderek güçleniyor.
Atlantik ötesi, Ortadoğu’da Türkiye’ye yeni bir rol biçtiğinden, en azından şimdilik Büyük Kürdistan hevesinden vazgeçmiş veya ertelemiş görünüyor. Türkiye’de yazılı ve görsel medyadaki yayınlara, Amerikan muhibbi sivil toplum örgütlerinin, ABD güdümündeki cemaatin açıklamalarına, bu bağlamda malum sesyayarların TV’lerde görevlendirilmelerine, hatta MİT’in devreye aktif şekilde girişine, rol alışına bakıldığında, bir yerden bu konuda düğmeye basıldığı anlaşılıyor. Etkili bir odaktan talimat, direktif gelmeden bu denli organize ve senkronize yayın ve davranış gerçekleşemez.
Nedense Irak’ta, Libya’da, hatta Suriye’de yaşanan insanlık dramlarına sessiz, bigâne duyarsız kalan çevreler, kişiler bir merkezden düğmeye basıldığında insancıl, eşitlikçi kesiliveriyorlar.
ABD, Atlantik ötesi niçin geçici de olsa GOP, Genişletilmiş Ortadoğu Projesi’nde, en azından şimdilik rötuş, düzeltme yapma gereğini duyuyor? Bunun ekonomik ve siyasal nedenleri var.
Finansal uçurum (financial cliff) ABD’nin karşılaştığı finansal, ekonomik zorlukların bir ifadesi. ABD bu kapsamda bir yandan vergileri artırırken öte yandan kamu giderlerini kısmayı hedefliyor. ABD yönetiminin, böyle bir çaba içindeyken, Ortadoğu’da, Afganistan’da askeri harcama artışını kamuoyuna benimsetmesi çok zor. Kaldı ki ABD eğitim harcamalarını artırmak, eski altyapı yatırımlarını yenilemek gereğini, eksikliğini de duyuyor. Sosyal amaçlı harcamaları, altyapı yatırımlarını kısıp, askeri harcamaları artırmanın, ABD’nin geleceği tehlikeye attığını artık çoğu iktisatçı da öngörüyor.
***
Ortadoğu’da, Afganistan’da askeri harcamalar kısılacağına göre, bu bölgede bir taşerona, kolluk gücüne gerek var. Türkiye’ye yeni bir görev verilirken terörün de bir şekilde durdurulması gerekiyor. Bu nedenle talimatın iki yönlü olduğu anlaşılıyor.
ABD, niçin Ortadoğu’da kolluk gücüne gereksinim duyuyor. Basitçe iki neden söylenebilir. İlki İsrail varlığının ve yayılmacılığının korunması; ikincisi petrol bölgeleri üstünde egemenliğin sürdürülmesi, Irak’ın kuzeyindeki özerk Kürt yönetimi ile Bağdat arasında Musul-Kerkük konusunda tehlikeli çıkar uyuşmazlığı var. Bu olgu Irak’ta bir iç savaşa, Arap-Kürt savaşına dahi yol açabilir. Özerk Kürt bölgesinin olası bir saldırıya karşı korunması da gerekiyor. İşte Türkiye’ye bu bağlamda bir görev, rol biçiliyor. Sayın Başbakan RTEnin ABD’ye ve Kuzey Irak Kürt Yönetimi’ne böyle bir koruma sözü verdiği de doğru veya yanlış, basında yankılanıyor.
ABD, Türkiye’yi de araç olarak kullanarak Suriye’de yandaş bir yönetim kurmayı planlıyordu. Ancak Rusya, Çin ve İran’ın Başkan Esad yönetimine destek vermesi, bu planın pek kolay ve kısa sürede gerçekleşmeyeceğini gösteriyor. Bu olgu da ABD’nin GOP’ta değişiklik yapmasına neden olabilir. Türkiye’nin güneyine yerleştirilen Patriot füzelerinin neyin ve kimin koruyucusu olduğuna doğru tanı koymak gerekiyor. Herhalde füzeler, olası bir Suriye saldırısına karşı Türkiye’yi korumak için yerleştirilmiyor. Zaten böyle bir gerekçe bile Türkiye için küçültücü ve yüz kızartıcı oluyor.
Kişisel olarak Türk, Kürt, Çerkez, Laz, Ermeni ayırımı yapmam; yaratık mı, insan mı ona bakarım. Kitleler bu bölgede oynanan pis oyunun farkına varıncaya kadar ne yazık ki insanlık dramlarının sahnelenmesine tanık olacağız. Bu bölge insanlarına yazık değil mi? Planlayanlar, aracılar, çıkar umanlar, sözcüler, sesyayarlar bunun sorumluluğundan kurtulabilecekler mi?

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget