Bu filmi görmüştük! - Gündüz Akgül

Bu filmi görmüştük!
Bazı konular vardır ki ancak uzmanları tarafından tartışıldığı zaman daha iyi anlaşılmaktadır.
Uzun yıllardan beri ülke gündeminden düşmeyen Kürt sorunu ile Terör sorununu tartışmakta bir uzmanlık dalı haline gelmiştir.
Bu konuda uzman olmadığımı, ancak sorunların mutlaka barışla sonlandırılmasına inandığımı belirttikten sonra, ülkenin gündemini karınca kaderince izleyen biri olarak son gelişmeler konusunda düşüncelerimi açıklamak istiyorum.
Herkesin bildiği gibi 12 Haziran 2011 tarihinde yapılan genel seçimler öncesinde de birçok açılımlar (Kürt açılımı, Alevi Çayıştayları, Roman açılımı) yapılmış, ancak hiç birinden olumlu sonuç alınmamış ve dağ fare doğurmuştu.
Bu yazıda Kürt açılımları üzerinde durmak istiyorum.
Başlangıçta Kürt açılımı adıyla başlayan sonraları demokratik açılım adını alan, son aşamada ise milli birlik ve kardeşlik projesi adında karar kılınan açılım, seçimlerden sonra rafa kaldırılınca bu açılımın, seçimleri terör eylemi olmadan sonlandırmaya yönelik olduğu konusu haklı olarak çok tartışılmıştı.
Bu gün gündemi işgal eden Kürt ve Terör sorununun barışçı yollarda çözülmesi yurttaşların %75-80’i tarafından candan arzu edilmektedir.
Yıllardır akan kan birçok aileye ateş düşürmüş, ekonomik yönden ülkeyi büyük zararlara uğratmış ve iç barışı bozmuştur.
Bu nedenle son girişimin mutlaka başarılması istenmektedir.
Süreç, başlangıçta Oslo görüşmeleriyle başlamış, bu görüşme iktidar partisi tarafından Parlamentodan ve halktan gizli tutulmuş, durum yazılı ve görsel medyaya yansıyınca, Sayın Başbakan, “PKK temsilcileriyle görüştüğümüzü ispat edemeyenler şerefsizdir” demiştir.
Daha sonra Oslo görüşmelerinin gerçekleştiği kesin olarak anlaşılınca bu kez Sayın Başbakan, “Hükümet olarak biz görüşmedik, devlet görüştü” diyerek inanılması güç bir savunmada bulunmuştur.
Oslo’ya gönderilen Mit Müsteşarı Hakan Fidan Başbakanın temsilcisi sıfatıyla gittiğini açıklayarak bu savunmayı çürütmüştür.
Bu gerçekler ortadayken, devleti yönetenler ise sanki iktidarlar ve onların emrinde olan bürokratlar değilmiş gibi yurttaşlarla adeta alay edilmiştir.
Şu anda yürütülen sürece ana muhalefet partisi, BDP, Sivil Toplum Örgütleri, bu uğurda şehit-gazi olanların aileleri ve yurttaşların büyük çoğunluğu desteklemektedir.
Ancak bu uzlaşmaya karşın bazı tereddütlerim vardır.
-Süreç başlamasına karşın, Sayın Başbakanın sert üslubunda bir değişiklik olmamıştır.
-Sürecin devamı sırasında ülkenin kırmızıçizgilerinden ödün verilecek mi?
-Süreç 2014 yılında yapılan yerel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimi için mi hızlandırılmıştır? Yoksa samimi mi?
-Bahsedilen seçimlerden sonra süreç daha öncekiler gibi rafa mı kaldırılacak? Yoksa samimi olarak devam edecek mi?
-Sürecin devamı süresinde iktidar tarafından Parlamentoya ve yurttaşlara bilgi verilecek mi? Yoksa iktidar tarafından kapalı kapılar arkasında mı yönetilecek.
Bu tereddütlerime karşın, Bu kez her zamandan daha fazla oluşturulan uzlaşma ortamında bu sürecin mutlaka barışla sonlandırılmasını, 40 bin insanımızın hayatına mal olan ve otuz yıldır devam eden terör sorununun bitirilmesini, bu sorunu çözmek için herkesin taşın altına elini uzatmasını tüm içtenliğimle diliyorum.
Tekrar “bu filmi görmüştük” demek istemiyorum. 19.01.2013

Gündüz AKGÜL
Emekli Cumhuriyet Savcısı

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget