CHP Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün’ün; Yunanlı yazar Dido Sotiriyu’nun,
“Benden Selam Söyle Anadolu’ya” kitabını “Kurtuluş Savaşı’nda Rumlara yönelik
etnik temizliği anlatıyor” diye tanımlaması CHP tabanında giderek bir isyana
dönüşüyor...
Eski CHP Milletvekili Onur Öymen; Anadolu’ya saldıran işgalci
devletlerin kendi kayıtlarından, Yunan zulmüyle ilgili ilginç ve de gafillere
ders niteliğinde örnekler vermiş...
Bakınız yabancılar, Aygün’ün “etnik
temizlik” diye nitelediği Kurtuluş Savaşı sırasında, Yunanlılar’ın yaptıklarını
nasıl anlatmışlar:
“Harold Armstrong (İngiliz askeri yetkilisi): Yunan ordusu
sivilleri katlederek, yakarak, tecavüz ederek Anadolu’ya girdi.
Arnold
Toynbee: İşgalci Yunanlılar vahşet yaptı.
Marjorie Housepian: İşgal altındaki
İzmir’de 4 bin Müslüman Türk öldürüldü.
Johannes Kalmodin: Yunan birlikleri
çekilirken 250 köyü yaktılar. Bazı yerlerde köylüleri camilere doldurarak
yaktılar.
Justin McCarthy: İsmet İnönü de Lozan’da, Yunan işgalinden sonra 1
milyon Türkün dağlarda, aç, perişan dolaştığını söylüyordu.”
Öymen bu
örnekleri sıraladıktan sonra mailinde şunları yazmış:
“Bu gerçekler
ortadayken, Türklerin Yunanlılara etnik temizlik yaptığını söylemek yalnız
tarihi gerçekleri çarptırmak değil, insan zekasıyla da alay etmek anlamına
gelmektedir. Bu aynı zamanda Kurtuluş Savaşı’nın Başkomutanı Atatürk’e karşı da
büyük bir saygısızlıktır. Bir CHP milletvekilinin bu sözleri söylemesi asla
kabul edilemez.”
Vatandaşlardan Sili Özerdim ile 211 arkadaşının imzaladığı
mektupta ise Aygün’e şu tepkiler vardı:
“Hüseyin bey neden yapar bunu?
Öncelikle bu toprakları örgütlü haydutların (Emperyalistlerin) tasallutundan
kurtaran Mustafa Kemal Atatürk’e karşı kin ve nefretten!”
Hem Onur Öymen’in
hem de 212 yurttaşın mektuplarından yola çıkarak CHP lideri Kılıçdaroğlu’na iki
soru sormakta yarar var;
Kurtuluş Savaşı olmasaydı, Hüseyin Aygün gibiler
vekil olabilir miydi?..
Ve de asıl soru; bu tür zihniyetlerle CHP nereye
kadar gidebilir?..
Cemaat sofrasındaki dönek!..
Başyazarının ölümünün ardından beceriksizlerin elinde giderek eriyen bir
mevkute var... Ülke nüfusu 50 milyondan 75 milyona, üniversite sayısı ise 25’den
150’ye çıkmasına rağmen; üstelik AKP, cumhuriyeti çökertirken tirajı ne hikmetse
artmayan bir mevkute!..
Bu çöküntü ve erozyon yalnızca üzerine kül
elenmişlikle tarif edilebilir mi?.. Sakın ola 15 yazarın tasfiye edilmesi
unutulmasın!..
İşte o mevkutede, geçen hafta önlerine “parasızlık” seti
çekilerek yazmaları engellenen bir kadın ve iki erkek yazar, Oda TV’ye
konuşurken isyan etmişler!.. Üçünün de açıklamalarındaki ortak nokta
“emek!..”
Biri açıklamasında, “gazetenin verilen emeğe saygı göstermesi
gerektiğinin altını çizmiş!..”
Diğeri “gazetenin tavrının emeğe saygısızlık
olduğunu vurgulamış.”
Biri ise “gazetedeki bir kliğin kendisinin önünü
kestiğini” anlatırken, tazminatının da ödenmediğinden
yakınmış...
“Emek-sermaye çelişkisi”ni ağzından düşürmeyen o mevkuteye 26 yıl
emek veren bir yazarın iki yıl önce sansürlenmesi ve “tazminatsız” olarak işten
çıkartılması sırasında başlarını kuma gömen yazarlardan birkaçıdır
bunlar...
“Aydın” diye tanınanların, “emek” bilincini ancak sansür ve tasfiye
kılıcı kendilerine değdiğinde anımsamaları ne kadar acı değil mi?..
Peki,
insan emeği ne zaman yücelir biliyor musunuz; alkolden kafası süngere dönmüş, 30
yıl küfür ettiği cemaatin kahvaltı sofrasına teslim olan, hikmeti kendinden
menkul, zavallı döneklerin gerçek yüzü ve yarattıkları yıkım
anlaşıldığında!..
Asıl soruyu tam da şimdi, o zavallı döneği okumaya mahkum
edilenlere sormak lazım; “tehlikenin farkında mısınız?..”
Bakırköy’de yolsuzluk kitapları...
Yurttaş yaşananlara tepkili, vefakar CHP tabanı ise şaşkın... “Bir dokun bin
ah işit” derler ya; bir kaç gündür bu köşede Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal
Erzen’le ilgili yazılanlar da, ana muhalefetin önümüzdeki yerel seçimlerde,
Bakırköy’de çok büyük sıkıntı yaşayacağını kanıtlıyor.
İmar rezaletleri,
yolsuzluk iddiaları, yeşil alanların imara açılması, adam kayırmaca, akraba
kadrolaşması, göz boyamaca, halktan kopukluk ve inanılmaz boyutlardaki şaibeler
CHP’yi Bakırköy’de ne yazık ki erozyona uğratıyor.
Partinin genel merkezi
yaşananları izlemekle yetinse de,
AKP’deki yolsuzluk iddialarının üzerine
gidince yıldızı parlayan Kemal Kılıçdaroğlu’na tamamı CHP’li bölge sakinleri şu
soruları yöneltiyorlar:
“Yolsuzluk ve imar rezaletleri nedeniyle Bakırköy
Belediyesi hakkında üç tane kitap yazıldığından haberdar mısınız?..
Bu
kitaplar ve sonrasında medyaya yansıyan ve henüz yansıyamayan iddiaları merak
etmiyor musunuz?.. Eğer siz de ‘Bakırköy nasılsa garanti’ diye düşünüyorsanız
çok yanılıyorsunuz. Çünkü İstanbul’da CHP yöneticilerinin çok güvendiği
Beşiktaş, Kadıköy ve Bakırköy belediyelerinin daha önce sağ partilerce
yönetildiğini anımsatmak isteriz.”
Madem CHP’li yurttaşlar mail yağmuruyla
isyan ediyor biz de Bakırköy’de yaşananlara gözünü kapatan çevrelere “dürüst
yönetici-temiz siyaset” uğruna aşağıdaki kitapları bir an önce okumalarını
öneriyoruz:
Fedai Erdoğ, “Bakırköy’de Belgeler Konuşuyor”
Umut Veli
Develi, “Noter Onaylı Yolsuzluk Hikayesi”
Rıza Zelyut “Baykal’ın
Bakırköy’ü”
CHP’nin geleceğinden endişe eden herkesin bu kitapları okuması
gerekir... Çünkü siz de okuyunca dehşet içinde kalacaksınız!..

Yorum Gönder