Herkesin her an her yerde izlendiği, dinlendiği, sesli ve görüntülü
kayda alındığı zaten biliniyordu…
Şimdi bir de sağlık durumlarımız fişleniyor…
Aile hekimleri evlere telefon edip hamilelik testi yaptıranların
sonuçlarını aile bireyleriyle paylaşıyor, hamile kadının durumunu
soruyor…
Reçeteler de artık elektronik; kimin ne hastalığı var, kim ne ilaç
kullanıyor, artık elektronik kayıt altında…
Sağlık Bakanlığı, laboratuvarlardan tahlil sonuçlarının kendisine
gönderilmesini istemişti…
Sosyal Güvenlik Kurumu, Maliye’nin zaten
yakından takip ettiği banka hesaplarına erişime ve hatta bunlar üzerinde
tasarrufa yetkili kılındı…
Kredi kartları kayıtları ile herkesin ne zaman, nerede ne yaptığı, ne
harcadığı biliniyor…
Vatandaşlık numarası altında bütün kimlik ve adres bilgileri
var…
Bunlara siz bir de, yasadışı izleme dinleme ve
kayıt etkinliklerini, her gün bir başkası patlayan fişleme
skandallarını, mezhepçilikle işaretlenen evleri
ekleyin…
Totaliter toplumun altyapısı böyle oluşturuluyor.
Üstelik iktidar, kaç çocuk yapılması gerektiğinden kürtaja, sezaryene
kadar insanların hem mahremiyetlerine hem de en temel haklarına karışan
söylemler kullanıyor!
***
Perşembe günü medyada müthiş bir iddia yer aldı:
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı,
Meclis’te bir basın toplantısı düzenleyerek, Sosyal
Güvenlik Kurumu SGK’nin, vatandaşların hastalıklarına
ve kullandığı ilaçlara ilişkin bilgileri 72 milyon liraya, bir firmaya sattığını
öne sürdü.
Habere göre, Sağlık Bakanlığı’nın kamu ve
özel tüm sağlık kuruluşlarına başvuranların kişisel bilgilerini ve kendilerine
verilerin hizmetleri ‘Sağlık Net-2 Sistemi’
kapsamında tek bir merkezde toplamaya başladığını belirten
Atıcı, “Bu bilgiler arasında bütün kimlik ve
iletişim adresleri, alkol ve sigara kullanımı, gebelik testi sonuçları, son âdet
tarihi ve hatta babanın kan grubu bile bulunuyor”
dedi.
Atıcı, şöyle devam etmiş:
“Bu bilgileri satın alan firmalar, iletişim adreslerimizden
bizlere ulaşarak, ‘şu bitkiyi, şu ilacı
kullanın’ diye bizleri arayacaklar. Babanın kan grubunu
ne yapacaksınız? Bir uyuşmazlık söz konusu olduğunda nasıl şantajlar
yapılabilir, düşünebiliyor musunuz? Hükümetin sağlıkta satmadığı hiçbir şey
kalmamıştı, şimdi de kişisel verilerimizi satıyor.
Bu talepler, George Orwell’in ‘1984’
adlı romanında tarif ettiği, herkesi fişleyen, hayatı zindan eden,
geçmişin olmadığı, herkesin 24 saat kontrolde olduğu totaliter düzendeki
‘Sevgi Bakanlığı’nı
hatırlatıyor.
Bu durum özel hayata müdahaledir, asla kabul edilemez.
Sağlık Bakanı, halkımıza daha fazla zarar vermeden derhal istifa etmeli ya
da görevden alınmalıdır.”
Milliyet’in haberine göre, SGK bu iddiaları
yalanlayarak, böyle bir satışın söz konusu olmadığını, eldeki bilgilerin ise
ancak bilimsel amaçlarla ve mahremiyet korunarak talep üzerine paylaşıldığını
belirtmiş.
Nereden bakılırsa bakılsın, iddialar vahim…
Herhalde Milletvekili Atıcı olayı izleyecektir; biz
de onun sayesinde gerçekleri öğreniriz.
Not: Değerli gazeteci Mehmet Ali Birand da
aramızdan ayrıldı. Kendisine rahmet, sevenlerine başsağlığı
diliyorum.

Yorum Gönder