HİÇ kuşkusuz çok komik bir milletiz biz Türkler. Durup dururken
ve hiç gereği yokken kendi adımızı aramaya çıktık. Şimdi neyi niçin aradığımızı
pek bilmeyen ve nasıl anlatacağını tam kestiremeyen bir milletvekilinin
yazısından öğreniyoruz ki galiba Türk milleti olduğumuza ve vatandaşlığımızın da
Türk vatandaşlığı olduğuna pek yakında yeni anayasayla karar vermiş
olacağız.
Aslında öyle yola çıkmamış mıydık?
Bir yerden kalkıp nereye
gideceğini bilmeden bir şeyler aramak için dönüp dolaştıktan sonra aynı yere
geldiklerine şaşıranların durumunu yaşamaktayız. Aylarca hatta yıllarca bir
“yeni anayasa” peşinde koştuk. Sanki anayasalı bir Türkiye
Cumhuriyeti’nin vatandaşı değilmişiz ve bu devlette vatandaşlara
“Türk” dendiğini bilmezmişiz gibi.
Haydi sınır dışına hiç çıkmamış olanlarımız bilmese de
yıllardır Avrupa’ya gidip gelen gurbetçilerimiz ya da Amerika kapılarında eşik
aşındıran en büyüklerimiz yabancı hudut görevlisi “tabiyetiniz,
uyruğunuz, milliyetiniz, nasyonaliteniz” diye sorduğunda kem küm
etmeden hep “Türk” demiyor muyuz?
Yahut böyle diyeceğimize başka bir şeyler kekelediğimizde pasaportumuza
bakan yabancı memur bir yere “Türk” yazmıyor mu?
O halde
“yeni anayasa” yapmak üzere masa çevresine oturan koca
adamlar “Türk” sözü etmeksizin bir anayasa metni yazabilmek
için neden bunca ter dökmüş ve bin türlü laf cambazlığı etmek gereğini duymuş ya
da etmeye zorlanmıştır?
Ne kadar beğenilmez olursa olsun yürürlükteki anayasa şu
haliyle bile etnik kökenleri ya da kişisel başka niteliklerinden ötürü bireysel
olarak ya da parçası oldukları topluluk yüzünden herhangi bir ayrımcı veya
dışlayıcı davranışla karşılaşan vatandaşları büsbütün çaresiz mi bırakıyor?
Mevcut hukuk düzeni, bu bakımdan en başta vatandaşların eşitliği olmak üzere
çeşitli ilkelerle ve başvuru, düzeltme hatta cezalandırma yollarıyla dolu.
Demek ki yanlışlar bunların yokluğundan değil bunlara uyulmayıştan ya
da bunların kullanılmayışından kaynaklanıyor.
Bu yanlışları giderici bir
iktidar değişikliği hedefine yönelmeden kısır tartışmalarla kaybedilen emeklere
ve vakitlere yazık oluyor.

Yorum Gönder