Kemalist Devrimi Benimsemeyenlerin Atatürk’ün Partisinde İşi Yoktur…

Şeriatçı, Amerikancı AKP ve PKK Atatürk’e, Ulusal Kurtuluş savaşına her Allah’ın günü saldırıyor.
Küfrediyor. 
Mustafa Kemal’i ve devrimlerini tarihten silebilmek için elinden geleni ardına koymuyor.
Dersim’i bahane ederek Cumhuriyet dönemini kötülemeye çalışıyor.
Emperyalistlerin sevk ve idaresinde vatanımızı etnik ve dinsel temelde bölmeye çalışıyor.
Türk ulusuna Yedi Düvelin kabul ettiremediği “Sevr Haritası”nı kabul ettirmeye çalışıyor.
Bu girişimler Derviş Mehmet’lerin, Vahdettin’lerin torunları ve mirasçıları için elbette olağan girişimlerdir.
Bu gelenek onların genlerinde vardır.
Mayasında vardır.
Asıl üzücü olan, Atatürk’ün partisinde milletvekili olup da Cumhuriyete, Ulusal Kurtuluş mücadelesine, 1923 Devrimine savaş açanlardır.
Bazı CHP milletvekilleri Cumhuriyet Dönemini kötüleyebilmek için şeriatçı AKP ve bölücü BDP ile yarış ediyor.
Şöyle konuşuyorlar:
Muhammet Çakmak (CHP Parti Meclisi Üyesi): “Fethullah Hoca Türkiye’de bir fenomendir, kimsenin görmezden gelemeyeceği bilge bir adam.”
 Hüseyin Aygün (CHP Tunceli Milletvekili): “Dersim katliamının sorumlusu devlet ve CHP’dir.”
Sena Kaleli (CHP Genel Başkan Yardımcısı): “Atatürk İlkelerinin ve Cumhuriyet’in bekçisi değilim.”
Faruk Loğoğlu (CHP Genel Başkan Yardımcısı): “Anti Amerikan değiliz.”
Parti Meclisi üyesi Ercan Karakaş Beyefendi: “Barışın muhatabı Öcalan’dır. Onunla görüşmeler yeniden başlamalıdır…” buyurmuş.
Ve son olarak yine Hüseyin Aygün, “Ege’de Kurtuluş Savaşı sırasında Rumlara etnik temizlik yapıldığını” iddia etmiş.
Ama o Yunan ve Rum tarihçilerinin yazdığı, anlattığı gerçek olayları ya görmüyor, ya görmek istemiyor, ya bilmiyor ya da bilmek istemiyor.
Sevgili Onur Öymen bu vahşeti gözler önüne şöyle seriyor:
“Arnold Toynbee: İşgalci Yunanlılar vahşet yaptı.
Marjorie Housepian: İşgal altındaki İzmir’de 4000 Müslüman öldürüldü.
Johannes Kalmodin: Yunan birlikleri çekilirken 250 köyü yaktılar. Bazı yerlerde köylüleri camilere doldurarak yaktılar.
Lord Kinross, Manisa’da 18 bin binadan 500′ü ayakta kalabildi.
Justin McCarthy, Yunan istiklalinden Türk Kurtuluş Savaşının sonuna kadar 5,5 milyon Türk hayatını kaybetti.
İsmet İnönü de Lozan’da, Yunan işgalinden sonra 1 milyon Türkün dağlarda, aç, perişan, evsiz barksız dolaştığını söylüyordu.”
Peki, Yunanlı bunları yaparken Türk’ün eli armut mu topluyordu?
Ülkesini haksız yere işgal eden, ırzına namusuna saldıran, evini barkını yakıp ocağını söndüren düşman karşısında elini kolunu bağlayıp otursa mıydı?
Yoksa eline Yunan bayrağı alıp yollara mı dizilseydi?
“Hoş geldin” mi deseydi?
ŞUNU HEMEN VURGULAYALIM:
Atatürk’ün partisinin çatısı altında kimse Cumhuriyet düşmanlığı yapamaz. Kurtuluş Savaşımızı, Atatürk’ümüzü, devrimlerimizi kötüleyemez.
İftira atamaz.
Yalan yanlış suçlamalar yöneltemez.
Buna izin vermeyiz. Engelleriz.
Kim ki şanlı Kurtuluş Savaşını, Atatürk’ü, İnönü’yü, “İstiklal Savaşı Kahramanları”nı, Devrim yasalarını reddeder, inkâr eder, o kişinin ne Atatürk’ün partisinde ne de devrimci mücadelede yeri ve işi vardır.
Bir kişi, hele o kişi CHP milletvekili ise, çıkıp da “Atatürkçülük ve laiklik dar söylemi”nden kurtulalım, Cumhuriyet hikâyesi güzel bir hikâyeydi, ama üzerine bir şeyler inşa edemedik…” diyemez.
Kemalist Cumhuriyet hikâye değildir çünkü.
Gerçektir.
Hem de kan, gözyaşı üzerine kurulmuş bir gerçektir.
Hele hele, Atatürk’ün “Efendiler ve ey millet, biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz…” dediği bir ülkede, bir kişi, hele o kişi CHP milletvekili ise, çıkıp da “Fethullah gülen bilgedir, saygıyla selamlıyorum…” Ya da “Tekkeler, zaviyeler yeniden açılmalıdır…” diyemez.
CHP ırkçı, şeriatçı, liberal, sosyal demokrat insanların bir araya geldiği bir çorba partisi de değildir.
Onun Kurtuluş Savaşından gelen ve Atatürk devrimlerine dayanan kökleri vardır.
O, tam bağımsızlıktan yanadır.
Antiemperyalisttir.
Kim ki Atatürk’ün partisini emperyalizmin, bölücülerin ve mandacıların hedefleri doğrultusunda yönlendirmeye çalışır, kim ki Sevr koşullarını Türk ulusuna yeniden uygulamak ister, o, hem şanlı tarihine, hem Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, hem Cumhuriyet Halk Partisine ihanet içerisindedir.
Haindir.
Onun ne CHP’de ne de devrimci mücadelede yeri vardır.
Defolup gitmelidir…

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget