Devlet af da çıkarır - Rıza Zelyut

AKP iktidarının PKK terör örgütünün elebaşısı Abdullah Öcalan ile görüşme yapması, bazı kesimlerin şiddetli tepkisini çekti, çekmekte.
Ben de bu süreci eleştirenlerdenim. Ama şunu da açıklıkla söylüyorum: 'Devlet görüşme yürüteceği gibi gerekirse af bile çıkartabilir.'
Çünkü; Mustafa Kemal de Kürtçü ayaklanma düzenleyenler için af çıkarmıştı. Hem de iki kez. 
Mart 1925'te Doğu Anadolu'da  Nakşibendi Seyh Sait büyük bir isyan çıkarmıştı. 12 vilayet isyancıların eline geçmişti. Genç cumhuriyet yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Şeyh Said;  Diyarbakır'ın başkent olduğu Kürdistan Krallığı kurmak amacındaydı.
Sert ve ciddi çatışmalardan sonra Türk ordusu, isyancıları yendi; Şeyh Said ve diğer elebaşıları yakalandılar; yargılanıp asıldılar.
Bunların dışında kalanların affedilmesi için Doğu Anadolu'dan toplanan Kürt kökenli bir heyet 1926 Eylül ayında Ankara'ya gitti. Bunlar; Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal'den suçlular için af çıkarmasını rica ettiler. Bu istek kabul edildi. İsyana karışmış olduğu bilinen pek çok insan ve Batı'ya sürülmüş aşiret reisleri affedildiler.
Fakat Kürtçüler rahat durmadılar. Bir süre sonra Ağrı Dağı çevresinde yine silahlı ayaklanma başlattılar. Bir yıla yakın süren mücadeleden sonra 1930 Eylül'ünde ordu; bunları da bastırdı. Bu isyana katılmış olanlar için de daha sonra hükümet af çıkardı.
Atatürk, isyancılara af getirirken; bunu, onların şartlarını kabul ederek yapmadı. Önce terörü etkisiz hale getirdi; böylece psikolojik üstünlüğü eline aldı; sonra da vatandaşları rahatlatacak adımı attı.

BARIŞ MI TESLİMİYET Mİ?
Bugünkü şartlara bakın: PKK'nın elinde silah varken... Ordu ile çatışırken... Güneydoğu'da sokakları fiilen kontrol ederken... Medyada PKK'nın haklı ve hatta mağdurları temsil ettiği yönünde yalan yayınlar bütün hızıyla sürerken... PKK-KCK-BDP ikide bir Kürdistan'dan söz ederken. Bu örgütler; Türkiye'yi parçalayacak plandan vazgeçtiğini gösterecek hiçbir geri adım atmamışken...
Yani PKK, psikolojik olarak mağlup edilmemişken...
Yani moral üstünlük o tarafın elinde iken...
Siz barış getirebileceğinizi sanıyorsanız; boşunadır.

İMRALI KåBE DEĞİL
Kürt kökenli vatandaşlarımızın tek temsilcisini İmralı'daki Öcalan gibi gösteren davranış ve zihniyet giderek yaygınlaştı. İmralı ile anlaşılırsa; Doğu'daki 500 senelik derebeylik-şeyhlik-aşiret sisteminden kaynaklanan sorunun biteceğini sanıyorlar.
CHP bile sorunu etnik sorun gibi görmek hatası içinde. Bu yüzden iktidarın peşine takılıverdi...
Yanılıyorlar... Çünkü sorun etnik değildir; sosyoekonomiktir.
Doğudaki milyonlarca kadının köle gibi görüldüğü, göçebe ve köylülerin acımasızca sömürüldüğü bir coğrafyada siz etnik tavizler vererek hem PKK'yı hem de terörü ateşlersiniz.
Umarım ki ben yanılırım da Başbakan Erdoğan haklı çıkar...

DSP'Yİ BATIRDI SIRA CHP'DE
CHP Lideri Kılıçdaroğlu işadamları ve bazı gazetecilerle Çin gezisine gitti. Bu geziye katılacakları yeni CHP'li Erdoğan Toprak belirlemiş.
Bay Toprak eski DSP'lidir. DSP'yi çökerttiler; beyefendi CHP'ye dalıverdi. Her devrin, her partinin, her liderin bulunmaz adamı(!) Bay Toprak; kendisine göre de medyaya şekil veriyor.  Geziye yandaş basın bile çağrılı ama Güneş listede yok.
İktidar tarafı bizi boykot ederken anlıyorduk. 'Biz halkın sesiyiz!' diye avunuyorduk.  Fakat CHP de AKP gibi davranıyor.
Demekki biz doğru yerdeyiz.
Ama bu CHP'nin halini gördükten sonra AKP Lideri'ne bir kez daha şapka çıkarttım.
Sayın Erdoğan; herkesin yerden yere vurduğu Akit Gazetesi temsilcisini her gezisinde yanı başına oturtuyor.
Dava adamı böyle olur...
Kılavuzu Erdoğan Toprak olan CHP'nin vay haline...

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget