Bugünlere
Cumhurbaşkanı-Başbakan-AKP ve BDP Yetkilileri- Kandil Kuşları Gazeteciler-
Cemaat beslemeleri basın mensupları- AKP’den korkan Medya Patronları, hepsi ağız
birliği etmişler, sürekli olarak; “Aman Hassas Olun”, “Süreci Bozacak
Davranışlardan Kaçının”, “Çözüm bu kadar yakınken, aman susun” diye vaaz
vermekteler!
Sanki
birileri, diğerlerini kandırmak üzere ve “aman ürkütmeyin” der gibi!
Hâlbuki
Demokratik Toplumlarda, ülkenin kaderini etkileyecek konular gizli-gizli
görüşülmez. En azından parlamento ve siyasi parti başkanlarına bilgi
verilir.
Peki, bizde kim ne konuşulduğunu, ne sözler verildiğini
biliyor?
Türkiyeli Erdoğan, onun tam yetkili temsilcisi Hakan Fidan ve İmralı
canisi.
Başka bilen var mı? Maalesef yok.
Sanki Türkiye’de değil, Katar
Şeyhliğinde veya Suudi Krallığında yaşıyoruz.
Sultan emrediyor, herkes
“amenna” deyip, el pençe-divan duruyor…
Gelin beraberce
sakin-sakin düşünerek neler olabileceğini bulalım;
*Başbakan Erdoğan İmralı
Canisi ile görüşerek, terör olayını bitireceğini söylüyor.
-Bir tane PKK
olsa ve Öcalan o PKK’ya tam hâkim olsa, olabilir deyip, bekleriz ama PKK bir
tane değil ki?
Kandil’deki PKK-Avrupa’daki PKK- Suriye’deki PKK- İran’daki
PKK- Uyuşturucu Kaçakçısı PKK- Silah Kaçakçısı PKK-İnsan ve Organ Kaçakçısı
PKK.
Her PKK’nın ayrı patronu, ayrı
kasası, ayrı istihbarat örgütleri ile ilişkisi var.
Her biri ayrı birer
krallık gibi. Öcalan’ın, yabancı istihbarat örgütlerinin yatağı haline gelmiş,
kendini kullandırmaktan zevk alan, profesyonel tetikçilik de yapan ve
milyarlarca dolarlık paraya sahip bu örgütlere hükmetmesi mümkün değildir.
Paris’teki 3 militan’ın infazı, ilerde olabilecek örgüt içi çatışmanın ilk
işaretidir.
*Bu
süreçte, AKP Hükümeti ve Başbakan Erdoğan tarafından T.C Devleti’nin muhatabı
olarak, Abdullah Öcalan alınmıştır.
T.C Devleti ciddi bir devlettir. Devlette
devamlılık esastır. Devlet adına verilen sözler mutlaka tutulur.
Devlete
muhatap hale getirilen Öcalan, yarın verdiği sözü dinletemez veya cayarsa, ne
yapılacak?
Öcalan ölünce, Devlet karşısında kimi bulacak? Yeni-yeni
Öcalan’ların çıkmayacağını kim garanti edebilir?
*PKK’nın şimdiye kadarki
tüm kongrelerinde belirlediği hedeflerin hiçbir yerinde “Müzakere” denen
kelimeyi bulamazsınız.
PKK belirlediği hedeflerinin tümünden veya bir
kısmından vaz geçtiğini hiçbir zaman söylememiştir. Halen de
söylememektedir.
PKK’nın tüm dünyaya ilan ettiği nihai hedefi şudur;
-Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu
bölgelerini, İran-Irak-Suriye’nin de belirli bölgelerini kapsayacak şekilde
“Birleşik Büyük Kürdistan Devleti” kurmaktır.
Bu hedefe aşamalı
olarak ulaşılacaktır;
-Bulundukları ülkelerde Kürt kimliğini kabul
ettirmek.
-Özerk İdare kurmak.
-Bulundukları ülkelerde Bağımsız Kürt
Devleti kurmak.
-Birleşik Büyük Kürdistan’ı kurmak.
Bu hedefler, Eşbaşkanlığını
Türkiyeli Erdoğan’ın yaptığı Büyük Ortadoğu Projesi ile de birebir
örtüşmektedir.Hedeflerinden vazgeçtiğini açıklamayan ve
Öcalan’ın tek başına hükmedemeyeceği terör örgütü ile gizli-gizli pazarlık
yapmak,
Türkiye Cumhuriyeti Devletine yapılabilecek en büyük ihanettir.
Eline silah alıp,
vatandaşlarını katleden terör örgütü ile müzakere yapılmaz.
Örgüte silah
bıraktırılır. Devlete isyan edip, direnenlere anlayacakları şekilde
davranılır.
Demokratik haklar ve özgürlükler tüm ülke için yapılır. Sadece
bir bölge veya bir etnik gruba yapılacak düzeltmeler, ülkenin birliğini zora
sokar.
Umarım
itirazımızın neye olduğu şimdi daha iyi anlaşılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti
Devleti vatandaşları olarak, Türk Bayrağı altında, demokratik-lâik-sosyal hukuk
Cumhuriyetinde yaşamak isteyen herkes kardeşimizdir. Ekmeğimizi
paylaşırız.
Aklından ve gönlünden Türk Milletini ve Türk Devletini çıkaran,
yerine Barzani’yi, Öcalan’ı koyan hainler mutlaka ve mutlaka layık oldukları
dersi alacaklardır.
AKP Milletvekillerini
bir kez daha uyarıyorum. Vatan bir tane, bayrak bir tane, millet bir
tane.
Lütfen aklınızı başınıza alın…
Sağlık ve başarı
dileklerimle
17 Ocak 2013
RİFAT SERDAROĞLU
rifatserdaroglu@gmail.com
twitter.com/rifatserdaroglu

Yorum Gönder