Bugün (12.Mart.2013 Salı günü) CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun meclisteki gurup konuşmasını can kulağı ile dinlemek üzere televizyonun karşısına kuruldum ve heyecanla konuşmasını dinlemeye başladım.
Heyhat!
Sn. Kılıçdaroğlu “Bu hafta kayıplarımızın fazla olduğu bir hafta” diyerek başladı.
Sonra rahmetli Kayseri eski Belediye Başkanının cenazesinden, vefat eden büyük sanatçı Metin Serezli ve Almanya’daki o feci yangından bahsetti.
Bugünün aynı zamanda 12 Mart’ın yıldönümü olduğunu, Darbelerin en çok CHP’yi mağdur ettiğini,
Ankara Yunus Emre Çarşısı’ndaki yangından, 685 dükkânın bir gecede tümüyle yanıp ve kül olmasından, esnafın mağduriyetinden
Ve uzun uzun Uludere katliamından söz ederek her zamanki gibi AKP ve başbakana çattı.
Zaman tükendi ve Kılıçdaroğlu kürsüden indi, gitti.
Tabi ben ekran karşısında kafayı yedim derler ya! işte öylesine bir ruh haleti içerisine girdim.
Uludere olayı ve diğerleri elbette çok önemliydi ama Türkiye’nin üzerinde oynanan oyunlardan gündeme bomba gibi düşen tutanaklardan hiç söz etmedi.
Vatanın bölünmesi, Türklüğün yok edilmesi söz konusuyken ana muhalefetten bu konuda bir tek söz edilmemesi inanın çıldırttı.
Ne yalan söyleyeyim içimden izlediğim ekranı parçalamak geldi o anlarda.
Aslında CHP ye haksızlık yapmak istemiyorum zira bazı CHP Milletvekillerinin hemen her gün basın toplantılarıyla gündeme ilişkin değerlendirmeler yaptıklarını ve çalışmalarını görüyoruz, okuyoruz. Örneğin Silivri davalarını yakından izliyorlar, Suriye’ye incelemeler yapmak üzere gittiler Esat ile görüştüler kamuyu bilgilendirdiler. Vb.
Ancak bu yeterli midir?
CHP genel başkanının “ Ayrışmaya ve bölünmeye prim vermeyeceğiz” demesi de sadece sözde kalmaktadır bana göre. Nasıl prim verilmeyeceğini bilmek isterim.
Ayrıca "Türkiye Cumhuriyeti devletini terör örgütü lideriyle muhatap kıldınız. Bizim bunu bilme hakkımız var, Başbakanın bu konuda kamuoyunu bilgilendirmesi gerekiyor.” Diye yakınmaya hakkı yoktur bir genel başkanın.
Bilinmedik ne kaldı ki?
Başbakan, Öcalan denilen hainden kendi çıkarı için medet umuyor ve açıkça ABD bilgisi altında BDP ile birlikte tezgâhlıyor her şeyi.
Nedir bu tezgâh?
Türkiye’yi parçalamak, Türk Milletini yok etmek hazırlıkları.
Bunu sormak, başbakandan doğru bir açıklama beklemek abesle iştigaldir.
Sn. Kılıçdaroğlu diyor ki;
"Her soruna çare buluruz(!) Terör konusunda da biz meclisi adres gösterdik. 'TBMM'de bu çözülecek. Bir toplumsal uzlaşma gerekiyor' dedik.
Oysa TBMM’si AKP tarafından işgal altındadır.
İktidar çoğunluğu TBMM çatısı altında her türlü mücadeleyi etkisizleştirecek ve sonuçsuz bırakacak güçteyse, o zaman mücadele meydanlarda verilir.
Toplumsal uzlaşma nedir? Kürtçülerin ve Erdoğan’ın barış sözcükleri altında vatanı bölmek istemi değil midir?
50 bin kişi ile ortalığı kan gölüne çeviririm diyen bebek katiline eğilerek, bükülerek taviz vermek nedendir?
CHP bunu halka neden anlatmaz?
Devleti yöneten bir iktidar onca fidanımızı kalleşçe katlettiren, pusuya düşüren, arkadan vuran, devlete başkaldıran bir katil ile nasıl olurda masaya oturur?
Bunun hesabı ciddi biçimde neden sorulmadı da 'Devlet terör örgütüyle görüşmez ‘diye boş laflar edilir?
PKK terör örgütünün kaçırdığı insanları lütfedip bırakması için hükümetin bilgisi dahilinde Kandil’e elçi olarak BDP nasıl gidebilir? Türkiye bu kadar aciz midir? CHP buna neden sessiz kalabilir?
PKK bir terör örgütü müdür, yoksa dünyanın kabullendiği bir devlet, Öcalan denilen cani de o devletin başkanı mıdır?
Böyle kabullenip esir mübadelesi mi yapılıyor? Devlet bu kadar aciz kalmışsa CHP neden sesini yükseltmez, hesap sormaz?
Ege’de 12 adamız Yunanlılar tarafından işgal altındadır CHP bundan niçin söz etmemektedir?
Otoyollar, millî değerlerimizin çoğu, köprülerimizin satılmasının hesabı neden sorulmaz?
Silivri’de hukuk katledilirken, sanıklara ve avukatlarına savunma hakkı tanınmazken, mahkemeyi izlemeye giden halka, hatta milletvekillerine, avukatlara orada faşizm uygulanmasına, bir CHP Milletvekilinin Robokoplar tarafından darp edilmesinin hesabı neden sorulmaz?
Ordumuzun tasfiye edilmesi yetmedi şimdi Harp Okullarından Atatürkçü öğrenciler ayrılmak zorunda bırakılıyor. Bu çok önemli konu neden CHP ‘in dikkatinden kaçıyor?
Bunlar ve bunlara benzer onlarca sorunlar varken halkın partisi olan CHP ‘in genel başkanı bunlara niçin değinmez?
Bakınız yine söylemeden edemeyeceğim.
Tüm bunları dile getiren İŞÇİ Partisi ve onun genel başkanıdır. Helal olsun.
Gönül ister ki Atatürk’ün kurduğu CHP yapsın. Ne yazık ki çok pasif bir politika yapılıyor.
İşçi Partili kadınlar şimdi Türkiye’nin her bölgesinde masa açıp, gerek bölücü anayasa hakkında gerek Türkiye’nin parçalanmak istenmesini kamuya anlatacaklar.
Aydınlık Gazetesini bazıları kınıyorlar CHP yi eleştiriyor diye ama inanın eleştirilerin yanında CHP’nin yaptığı güzel şeyleri de sonuna kadar yazıyor.
Ben bir CHP li olarak İşçi Partisinin, TGB’ in, ADD ‘in yaptıkları eylemleri ve politikaları kıskanmıyorum ve onları kutluyorum. Başarılarının devamını diliyorum.
Söz konusu vatansa gerisi teferruattır değil mi?
Yiğidi öldür ama hakkını ver derler.
Eleştiriden kaçmamak, kınamamak gerekir. Eleştiri iyiyi ,güzeli bulmanın yapmanın bir öncüsü olmalıdır insanlara..
CHP, Hüseyin Aygün ve onun gibilerin temsil ettiği bir CHP olmamalıdır. Bundan kurtulup özüne dönmelidir.
Ve kürsüde, sokakta her yerde halka gerçekleri anlatmalıdır.
Sevgiyle…
Yorum Gönder