Ergenekon sanıklarından İbrahim Özcan yaklaşık 5 yıldır
tutuklu. Toplumsal Dönüşüm Yayınevi çalışanlarındandı. İddianamede, ona
ait olduğu öne sürülen binlerce telefon görüşmesi “suç delili” yapılmıştı.
Her duruşmada Özcan, “Bu telefonlar bana ait değil” dediyse de dinleyen olmadı.
Aralık’taki
duruşmada Avukatı, İbrahim Özcan’ın ekonomik sıkıntılar yüzünden
yayınevindeki hissesi ve telefonunu bir şirkete devredip, İstanbul’dan
İzmir’e taşındığını, devrettiği telefondan yeni şirketin yaptığı
binlerce görüşmenin ona mal edildiğini anlattı. Resmi kurumlardan
getirtilen tüm bilgi ve belgelerle müvekkilinin o sırada İzmir’de
olduğunun ispatlandığını vurgulayıp, "İddialarınıza göre, bir kişi aynı anda hem İzmir’de, hem İstanbul’da olmuş oluyor" diye isyan etti.
Avukatından sonra Özcan, hakkındaki iddiaları tek tek, bir kez daha cevapladı. Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, "Sürekli aynı şeyleri söylüyorsunuz" şeklinde tepki gösterip, konuşmasını bitirmesini istedi. Sonuç yine aynıydı; “tutukluluğuna devamına”…
Özcan sonunda o telefonların kendisine ait olup, olmadığını İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne sordurtmayı başardı.
Emniyet’in 26 Aralık 2012 tarih ve “B.05.1.EGM.4.34.45400-69567”
sayılı cevabı, geçtiğimiz günlerde Mahkeme’ye ulaştı. Özcan’ın
yıllardır Silivri’de yatmasının gerekçesi yapılan o telefonlar hakkında
bakın İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürü Ömer Köse
imzalı yazıda ne bilgi verildi:
“Konu ile ilgili
yaptırılan tetkiklerde, ilgi sayılı yazınız ekinde gönderilen iletişim
tespit tutanaklarında, karşısında ‘İbrahim Özcan kayıtlı İçerenköy G37
sok: No: 21 Kadıköy/İstanbul’ yazılı bulunan telefon numaralarının,
Müdürlüğümüzce iletişim takibi altına alınan numaralardan olmadığı,
ilgili iletişim tespit kararlarına istinaden Müdürlüğümüzce iletişimi
tespit altına alınan ve Raif GÖRÜM isimli şahsın kullandığı 0535 825 83
83 numaralı telefon hattından aranan numaralar olduğu;
Söz
konusu numaraların karşısına ‘İbrahim Özcan kayıtlı İçerenköy G37 sok:
No:21 Kadıköy/İstanbul’ ibaresinin yazılmasının kasıtlı olmayıp, maddi
hatadan kaynaklandığı ve söz konusu telefon numaraları ile ilgili,
İbrahim Özcan isimli şahsın ilişki ve irtibatını ortaya koyacak herhangi
bir irtibat tespit tutanağının tanzim edilmediği, ayrıca bahse konu
telefon numaraları ile ilgili İbrahim ÖZCAN isimli şahsa herhangi bir
isnatta bulunmadığı anlaşılmıştır. Arz ederim.”
İbrahim Özcan Mahkeme’ye gönderilen bu resmi yazıyı, Pazartesi günkü duruşmada mahkemeye hatırlattı, “5 yıldır yatıyorum, daha ne kadar yatacağım?” diye sordu. Kendisi hakkında dinleme kararının dahi olmadığının ortaya çıktığını vurguladı.
Bir şey daha söyledi. İddianameye göre, Özcan’ın bilgisayarı vardı ve buna el konmuştu. Özcan, “Bilgisayar
kullanmayı bilmiyorum. Bilgisayarım da yoktu. İddianameye göre, madem
bilgisayarım var, bana bilgisayarımı iade edin” dedi. Hakim Özese, “Verilmediyse, veririz” karşılığını vermez mi?
İbrahim Özcan’ın son sözü şu oldu:
“Sizi kandırdılar!..”
13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hasan Hüseyin Özese dedi ki;
“Bizi kimse kandıramaz”!..
Silivri, Hasdal, Hadımköy, Maltepe, Sincan, Mamak ve Şirinyer’e kucak dolusu sevgiler
Müyesser YILDIZ
13 Mart 2013
Yorum Gönder