(Ahmet Davutoğlu) - Mustafa Balbay

AKP hükümetinin Türkiye’yi nereye götürmek istediğini en net ifade edenlerin başında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu geliyor.
Davutoğlu’nun Stratejik Derinlik-Türkiye’nin Uluslararası Konumu başlıklı kitabıyla bakanlık uygulamaları ve konuşmaları için şu tanımı yapmak uygun olur:
Yeniden Osmanlı.
Bu, kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen “yeni Osmanlıcılık” tanımından daha geri bir durum.
Davutoğlu’nun 26 Şubat-1 Mart arasında Yeni Şafak gazetesinde yayımlanan 4 günlük söyleşisinin ana başlıklarından biri şuydu:
“Yüz yıllık parantezi kapatma zamanı geldi.”
Bakan bu değerlendirmeyi, Türkiye’nin politikalarını da içine alacak şekilde Ortadoğu’yu konuşurken yapıyor. Devamını da şöyle getiriyor:
“Tarih coğrafi sınırlara isyan ediyordu ve evet biz bu parantezi kapatacağız. Biz geçmişte bu parantezi iyi ilişkiler üzerinden kapatmaya çalışıyorduk, ama o devlet yapıları buna uygun değildi; şimdi halklar arasındaki ilişkiler üzerinden aynısını yapmaya çalışıyoruz...”
Bakan, Ortadoğu’da sadece Suriye bataklığına girmekle yetinmeyeceğiz diyor!
***
Davutoğlu’nun Ortadoğu merkezli bakışı Stratejik Derinlik kitabına da yansıyor. 563 sayfalık kitabın 130 sayfası, yaklaşık dörtte biri Ortadoğu’ya ayrılmış. Avrupa’ya 50, Orta Asya’ya 40, Balkanlar’a 30 sayfa ayrılmış.
19. yüzyılın 2. yarısından itibaren günümüze dek, yaşadığımız topraklarda ve çevresinde meydana gelen değişimleri irdeleyen kitapta, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecine hiç değinilmemiş. Yok sayılmış.
Kitapta Misakımilli 4 yerde geçiyor. Bunun 3’ü eleştirel, 1’i yorumsuz. Örneğin, uluslararası alanda iddialı bir konum yerine Misakımilli sınırlarını tercih etmişiz. (sy. 69)
Kitabın dizin bölümünde adı geçen kişilerin genel olarak tam adları ya da tam unvanları yazılmış. Örneğin şöyle:
Pehlevi Rıza, Tito Josip Broz, Zedung Mao, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Kissinger Henry, Fahd Suudi Arabistan Kralı, Atay Falih Rıfkı, Aliyev Haydar.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün kitapta 3 yerde adı geçiyor. Hem iç sayfalarda hem dizinde sadece şu şekilde:
Atatürk.
Kitaba göre Türkiye, Ortadoğu’da 500 sene süren hâkimiyetin getirdiği avantajları kullanamamış, bunun tek istisnası Atatürk’ün Hatay politikası olmuş. (sy. 57) Bütün kitapta Atatürk’ün başka başarısı yok. Atatürk’ün adının geçtiği 69. ve 196. sayfalarda da “Yurtta sulh cihanda sulh” sözünün anlamı irdeleniyor. O söz, sömürgecileri karşımıza almamak için söylenmiş. Biraz açmak gerekirse emperyalist ülkelere ve onların uzantılarına karşı kurtuluş savaşı veren Atatürk, daha sonra onları karşısına almamak için, o sözü üretmiş!
***
Kitabın her bölüm sonu şu tür cümlelerle bitiyor:
“...Yapılan en ciddi hata sabit güç unsurlarının dinamik yorumlanmasında atıl ve geç kalınmasıdır.” (sy. 44)
“AB ile yaşanan ve üyelik sürecini gittikçe imkânsızlaştıran gerilimli ilişkiler ağı Ortadoğu’ya yönelik kapsamlı bir bölgesel stratejinin geliştirilmesini kaçınılmaz kılmaktadır.” (sy. 142)
“Türkiye artık uluslararası itibarını kendi yakın kara, deniz ve kıta havzalarındaki etkinliğinden ve küresel gelişmelerdeki özgür ve özgün tavrından almak zorundadır.” (sy. 289)
“Türkiye gibi bölgede dört asırlık egemenlik kurmuş bir tarihi mirasa sahip bir devletin psikolojik engelleri aşarak bölgeyi bütün unsurlarıyla anlayabilen, tahlil edebilen, yönlendirebilen ve kuşatabilen bir stratejik yaklaşım biçimi geliştirmesi gerekir.” (sy. 410)
Bunca iddialı sözlere karşın Davutoğlu’nun tek bir somut önerisi yok. Kitaptaki bu durum bakanlığına da yansımış durumda.
Kaderin cilvesine bakın ki, Davutoğlu’nun Atatürk dönemini de kapsayan 100 yılı bir parantez olarak kapatacaklarını açıkladığı günlerde Ürdün Kralı Abdullah’la ABD Dışişleri Bakanı Kerry Türkiye’ye geldi. Kral Abdullah Anıtkabir’de gözyaşı dökmesiyle haber oldu. Kerry için kullanılan sözlerden biri de şuydu:
“Atatürk hayranı.”
Yerli olsun yabancı olsun gerçek tarihçiler 20., 21. yüzyılı yazarken Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’na, kuruluş savaşına ve sonuçlarına değinecekler, bunu yok saymaya çalışan uluslararası ilişkiler alanında profesör olmuş dışişleri bakanları da oldu, deyip şu notu düşecekler:

(Ahmet Davutoğlu).

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget