Senin Esat’tan farkın ne demezler mi? - Tünay Süer

Stratejik kuruluşlarımızın, topraklarımızın, limanlarımızın yabancılara satılması ve ordumuzun cefakâr generallerinin, diğer rütbelerdeki askerlerimizin, aydınlarımızın, seçilmiş milletvekillerimizin İP Genel Başkanı Perinçek’in hatta oğlunun, gazetecilerin cebren ve hile ile tutsak edilmeleri bana Atamızın sözlerini hatırlatıyor.(Hasdal, Silivri diğer ceza evlerinde mahpus olan tüm Yurtseverleri bıkmadan yazacağım.)
Evet, “Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş haldedir bugün.(Sermaye ile)
Yüce Atatürk, askeri dehasının yanı sıra, olağanüstü nitelikte bir devlet adamı ve düşünürdü. Sanırım bu sözleri ile aynen böyle bir zamanın gelebileceğini anlatmak istemişti.
Vatanımızda ne özgürlüğümüz, ne can güvenliğimiz ne de hukuk kaldı. Hukuk devletlerinde “hukukun üstünlüğü” ilkesi kesindir ve tartışılmazdır. Ne yazık ki hukuk enikonu tartışılır hale geldi ve artık güvencimizi yitirdik.
İktidar bakanlarından birisi,(Kültür Bakanı) son yapılan tahliyelerle katillerin salıverilmesi karşısında:
Hukuka inanan, adalet duygusunu arayan, adaletin kamu vicdanını tatmin etmesini bir ilke olarak benimseyen herkes, buna doğrusu çok rahatsız oldu. Ben de bu uygulamanın bilmeden ortaklarından birisi olarak doğrusu vicdan azabı yaşıyorum, bunu yüksek sesle ifade etmek istiyorum' diyorsa bu ülkede hukukun kalmadığını itiraf etmiş demektir.
Şu işe bakın (!) 7 kişiyi katletmiş, başka ağır suçlardan zaman aşımında haklarındaki iddialar düşmüş ve 20 yıla yakın kaçmış olan insanların, infaz süresinin ortasında tahliye edildikleri dünyanın hangi hukuk ülkesinde görülmüştür acaba?
Bu iş zıvanadan çıktı artık.
Bu nasıl hukuktur ya! Anlamak mümkün değil. Suçsuz insanlar yıllardır içeride ama katiller dışarıda.
Başbakanın Van’daki konuşmasının bir kısmını dinleyebildim. BDP lilerin yaptıklarını anlatması doğruydu. Masal anlatır gibi anlattı. Diyorum ya çok iyi hatiptir başbakanımız..
(Miting diyorlar sonra her tarafı savaş alanına çeviriyorlar ve halkı kışkırtıyorlar.
Erdoğan can alıcı bir noktaya değindi.
“Artık benim Kürt kardeşim bu kan tacirleri ile arasına mesafe koyacaktır” dedi.
Ben de kendisine soruyorum:
Ey! Erdoğan bu kan tacirlerini besleyenlerle kendi arana neden mesafe koyamıyorsun da, adamları devlet töreni ile karşılıyorsun? Öbürlerinden icazet almadan kıpırdayamıyorsun neden?
Esat için: “Bütün diktatörler korkaktır. Bütün diktatörler zalimdir. Bütün diktatörler, ülkelerinin düşmanlarından değil, kendi halklarından çekinirler.” Diyorsun.
Ben yine sorayım: Sen neden 4 yüz korumayla geziyorsun acaba ey sayın başbakan? Kendi halkından neden çekiniyorsun ha?
Sn. Erdoğan, şu anda 40 bini aşkın Suriyelinin misafirleri olduğunu, kapılarının açık olduğunu, ne kadar gelirse almaya devam edeceklerini de söylüyor her zaman.
Al bakalım sayın başbakan kim tutar ki seni.
Ülkende bunca yoksul, işsiz, sokaklarda hak arayan vatandaşların varken bu ne alicenaplık? Bizim paralarımızla besle onları gündüz aile, gece terörist olsunlar. Burada karınlarını doyursunlar, silahlanıp Esat’a, masum Suriye halkına saldırsınlar.
Bu bana tıpkı PKK’ yi anımsatıyor. Barzani denilen yalakanın, ABD.nin besleyip, yükleyip üzerimize saldıkları gibi.
Dünya kamuoyunun, küresel vicdanının dikkatini Suriye'ye yöneltmek için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” diyen başbakana yine sormazlar mı?
Kendi ülkende ne suçları olduğu kanıtlanmamış birçok insanı tek kişilik hücrelerde yıllardır neden tutsak ediyorsun, aileleri, çocukları perişan, onurları ile oynuyorsun bu nasıl vicdandır?
Senin Esat’tan farkın ne demezler mi?
Bence bir fark var elbette PKK, BOP projesi için çalışıyor, Esat’ın toplama muhalifleri de aynı amaca hizmet ediyorlar. Biri Türkiye’yi parçalama diğeri Esat’ın yerine Amerika’ya hizmet edecek başka birini getirmeye.
Olan bizim gencecik fidanlarımıza oluyor. Her gün şehit veriyoruz. Ne uğruna? Kendini dünyanın patronu sanan birkaç egoist adam ve emperyalizmin uşakları adına.. Bu kadar kan akıyor. Günah değil mi?
Siz, sizler hangi olmayan vicdandan bahsediyorsunuz?
Keşke Atatürk’ü biraz anlayabilseydiniz.
Asla benzemez ona kimse, ne Sultan Süleyman ne de bir başkası.
O, ulu önder ki,
Birçok zaferler kazandım. Fakat bunların en büyüğünden sonra bile her akşam, savaş alanlarında ölen bütün askerleri düşünerek içimde derin bir keder duyuyorum. Demişti.
O, işte böyle bir liderdi.
Bundan ötürü Türk Milletinin ruhunda her zaman yaşayacaktır ve bu sevgiyi kimse yüreklerden koparıp alamayacaktır.
Tünay Süer

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget