‘Terör yapılanması’ değil, Kürdistan! - Ruhat Mengi

‘Terör yapılanması’ değil, Kürdistan!
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu şimdi, Türkiye “Rusya ile Çin’in desteklediği” Suriye yönetimine karşı devlet olarak tek başına, oradaki rejim muhaliflerinin yanında ortaya çıktıktan ve arkasına baktığında başka kimsecikleri göremedikten sonra “Birleşmiş Milletler’in olaylara müdahale etmesi gerektiğini” söylüyor. “Uluslar arası toplum harekete geçmeli.. Birleşmiş Milletler bugünler için vardır” diyor.

Oysa bunu daha olayların başında, “ne olduğu hala net şekilde açıklanmayan, Uludere olayı gibi içyüzü kayıplara karışan” uçağımız düşürülmeden önce söylemesi ve BM, “uluslar arası toplum” işe karışmadan Türkiye’nin karışmaması gerekirdi. “Aman Esad düşürülürse biz de rol almış olalım” anlayışıyla öne atıldık, bir de üstüne PKK’nın ve kollarının Irak’tan sonra Suriye’de güçlenip yayılmasına katkıda bulunduk.

PKK-ESAD İŞBİRLİĞİ

Davutoğlu konuşmasında “PKK bir tek yerde, küçük bir köyde hakim olsa bile biz bunu risk olarak görürüz. Sınırımızın yakınında terör yapılanmasına izin vermeyiz. O çizdikleri hayali haritalara izin vermeyiz” demiş. İnşallah vermeyiz de söz konusu olan “bir köy, bir tek yer” değil, Suriye’nin Kuzey’indeki tüm kentlere hakim oldukları, bayrak çektikleri açıklanıyor. Neredeyse Barzani açıklayacak zira kendisinin organize ettiği grupların Kürt başkanları onun desteğiyle ve Esad’ın da önceden PKK’ya haber vermesi sonunda bu kentlerde hemen kolayca kontrolü ele geçirdiklerini açıkladılar.

BİZE KİMSE ‘VİCDAN’ DEMEDİ

Kısacası “Esad-PKK-Barzani ve Kuzey Irak Kürtleri” işbirliği olduğu açıkça ortada.. Ve açıkça “dört ülkede sınırların ortadan kalktığı Kürdistan” için savaştıklarını anlatıyorlar. Ve durum bu iken Bakan Davutoğlu’nun hala bu gelişmeler olmamış gibi “izin vermemek”ten söz etmesi biraz nahif, inandırıcılıktan uzak bir görüntü çiziyor. Bunca zamandır PKK terörüne binlerce şehit vermekteyiz ama terör örgütü hala aynı güçle katliamlarını sürdürüyor, Suriye’den de saldırıları arttırdıklarında, bu kez iki ülke sınırlarından girdiklerinde “ne yapacağımız, askerlerimizi-sivillerimizi nasıl koruyacağımız” konusunda bir planı, projesi var mı acaba?

Kendi terör sorunumuz yeterliyken, ona çözüm aramadan önce Suriye sorununa odaklanmak ciddi bir hata ve sonuç doğurdu. Şimdi hala Kılıçdaroğlu’na kızıyor, ondan şikayet ediyor ve Suriye olayına balıklama atlamış olma konusunda “insanlık vicdanı, Suriyelilere yardım” gibi nedenler öne sürüyor ama biz PKK terörünü yaşarken onca ülkeden kimse “vicdan” yapmadı, biz hep yalnız mücadele ettik, yalnız ağladık..

Böylesine ciddi bir sorun varken hiç değilse artık birbirlerine, diğer liderlere laf yetiştirmeyi bırakıp kulak vermeli, ortak çözüm aramalılar.. Zaman hızla bizim de aleyhimize işliyor unutmasınlar.
*****
Oda TV’ciler cinayet mi işlemiş?

3’üncü Yargı Paketi ile en vahşi cinayetleri işleyenler, hem de dincilik ve milliyetçilik adına “örgütlü cinayet işleyenler” bile serbest bırakıldı ama Oda TV davasından tutuklu olanların tahliye talepleri yine reddedildi..

Koskoca Mimar Sinan Üniversitesi’nin “sahte deliller” ile ilgili raporunu mahkeme kabul etmiyor ve TÜBİTAK raporu istiyor. Peki ülke çapında saygınlığı kabul görmüş bir üniversitenin “bilimsel yeterliliği”ne saygı göstermeyen mahkeme “artık tarafsız olmadığı” bilinen TÜBİTAK raporunda neden bu kadar ısrarlı acaba? Yoksa istediği sonuç ancak böyle mi çıkacak diye bekliyor?

Ve ayrıca raporu 3 ayda hazırlamak zorunda olan TÜBİTAK 4 ay geçmesine rağmen neden hala ayak sürüyor? Aynı davadan tutuklanan ve bırakıldığında bile “neden tutuklandığını” hala bilmeyen gazeteci Müyesser Yıldız tahliye edildi. Bu durumda “bırakılmayan diğer Oda TV’cilerin, gazetecilerin, yazdığı kitap nedeniyle tutuklananların suçu nedir” diye sorulmaz mı? Ne yapmışlar, cinayet mi işlemişler, darbe mi yapmışlar, ellerinde Kalaşnikofla eyleme giderken mi yakalanmışlar, nedir?

PKK teröristleri bile “Pişmanlık Yasası” denerek serbest bırakılırken onların hala bırakılmamasının sebebi açıklanmak zorunda değil mi?

Bakın bir ülkede arka arkaya bunca haksızlık yapılırken o toplumun daha yıllarca üç maymunları oynaması, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” demesi görülmemiştir. Yakında Bayram geliyor, herkes ailesiyle kutlayacak, canı isterse tatile çıkacak. Yıllardır cezaevinde tutuklu halde mahkum hayatı yaşatılanlar ise ailelerini “verilen sayılı dakikalar içinde” görebilecek.

Bu haksızlık bitmelidir artık.. İktidar yapmıyorsa diğer partiler “durumdan rahatsız ama yargı nedeniyle çaresiz” görünmeyi bırakıp bu hukuk dışı tablonun en kısa sürede sonlandırılması için el birliğiyle çalışmak, hukuki ve siyasi baskı yaratmak zorundalar. Örneğin MHP Genel Başkanı Bahçeli “tahliye edilen ülkücü hükümlüler”e iftar yemeği vererek diğerlerini unutmayı içine nasıl sindiriyor?
*****
Ağrı’lı küçük gelini de umursamadılar!

Cuma günü köşemde görüşlerimi yazdığım “Ağrı’da cani bir koca ve ailesi tarafından dayakla ve tuvalete bağlanıp 6 ay aç bırakılarak öldürülen küçük gelin Melek” haberi konusunda Kadın Bakanlığı’ndan, diğer bakanlar veya insaflı siyasetçilerden, hukukçulardan, sivil toplum kuruluşlarından bir ses, bir tepki çıkar diye bekledim. Bizim terör şehitlerimize Suriye’de olup bitenler kadar önem verilmediği gibi, “şiddet kurbanlarımıza” da verilmediğini gördüm.

Ne korkunç bir umursamazlıktır ki “tık” yok.. Onların yerine eski “Kadın ve Aileden Sorumlu” Bakan İmren Aykut aradı ve bazı önemli noktaları açıkladı. İmren Aykut kendi bakanlığı döneminde SHÇEK yurtlarında kalan çocuk ve gençler için elinden geleni yapmış daha sonra da ÇESAV’ı kurarak devlet yurtlarından yaşı nedeniyle çıkarılan genç kızlara yeni ufuklar, iş imkanları yaratmaya çalışmış, en önemlisi “bir anne” gibi onları korumaya alarak o gençlerin “ailesi” olmuştu. Kısacası bu konuda en deneyimli isimlerin başında gelir. Anlattıklarını gelecek hafta yazacağım.

Bu zaman içinde kendi ülkemizde, kendi kadın vatandaşlarımızın karşılaştığı vahşetle ilgilenen, tek söz söyleyen çıkacak mı bakalım!

Yorum Gönder

[facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget