Çevre ya da dokuz köyden kovulanlar - Hasan Pulur

Çevre ya da dokuz köyden kovulanlar
Birkaç kere yazmışızdır, “babamın arkadaşı” miralay Şefik Bey çok ilginç bir amcamızdı, Balkan Harbi’nden Kurtuluş Savaşı sonuna kadar cephelerde savaşmıştı.
Atatürk’ün ölümünden sonra, bazen bizim evde eski arkadaşlar toplanırlardı.
“Şefik Amca”nın diline doladığı bir laf vardı.
“İç paşam iç açılırsın, diye diye içirdiler!”
Kimlerdi bunlar? Kimdi Atatürk’ü teşvik edenler?
Kitap karıştırmaya başladıkça bulmaca çözer gibi çözüyorduk, “Çankaya Sofrası”nın bazı zevatı...
“Şefik Amca”, ver dese canını verecek kadar sevdiği “Sarı Paşa”nın hastalığını onlardan bilirdi:
Doğru muydu, yanlış mıydı?
“Şefik Amca” takmıştı.
Onlara ne kadar takmışsa, övdükleri de vardı, işte gerçek dost ve arkadaş onlardı, gerçeği söyleyen ve uyaran...
* * *
Geçen gün Osmanlı Mebusan Meclisi Başkanı Halil Menteşe’nin anılarına rastladık...
Enver Paşa, Harbiye Nazırı’dır, Talat Paşa Dahiliye, yani İçişleri, Halil Menteşe Bey de Meclis Başkanı...
Parayla, pulla hiç ilgisi olmayan Enver Paşa’nın canı sıkkındır, Osmanlı hanedanından Naciye Sultan’la evlenmiştir, bunun uyuşmazlığını sık sık yaşamaktadır.
Bir gün Talat Paşa’ya döner:
“Bana bankalardan 8 bin lira para buluver; yani kredi!”
Talat Paşa merak eder:
“Ne ihtiyacın var?”
Düşünün Başkumandan vekili, Milli Savunma Bakanı, padişah damadı, anlatır:
“Biliyorsunuz, Sultan’ın 6 bin lira çeyiz parası duruyor. (Naciye Sultan’ın çeyiz masrafını Sultan Reşat yapmıştır) Sultan, Erenköy’de bir köşk almak istiyor. Sultan’ın köşkü diye kiraya verilemeyecek, çürüyüp dökülecek. Abraham Paşa Sarıyer’deki çiftliğini 15 bin liraya satmak istiyor. İçinde köşkler de var, kömür yapılacak ormanı da... Koyun da beslenebilir, kârlı bir iş onu alacağız.”
* * *
Talat Paşa’nın buna da itirazı vardır:
“Paşam, senin en büyük imtiyazın, fedakârlığındadır. Arkadaşların cephelerde yarı aç, yarı tok dövüşürken senin çiftlik satın almanı doğru bulmam. Filhakika hepimiz biliyoruz ki Sultan’ın tahsisatı, kendi maaşın, Sultan’ın iradeleriyle bu borcu kolaylıkla ödeyebilirsin. Fakat 15 bin lira, İstanbul’da 150 bine çıkar, cephelere varıncaya kadar bir milyon olur.”
Halil Menteşe’nin anlattığına göre, Sultan’ın bazı mücevheratı Hüseyin Hilmi Paşa vasıtasıyla Viyana’da sattırılmış, noksan tamamlanmış, çiftlik satın alınmıştır.
* * *
Halil Menteşe’nin ilginç anıları var.
Biz de hiçbir yerde rastlamamıştık.
Yine bir gün Talat Paşa’nın odasında otururken, Enver Paşa cepheleri teftişten gelmiş, Talat Paşa laf arasında sormuş:
“Enver, sen atak adamsın, bir gün cephede kalabilirsin, böyle bir emrivaki karşısında orduyu kime emanet edelim?”
Enver Paşa, hemen cevap verir:
- Mustafa Kemal!
Hep Enver Paşa ile Mustafa Kemal Paşa arasında anlaşmazlık olduğu söylenir yazılır, çoğu da doğrudur, karakterleri gereği...
Ya buna ne denir?
————————————————
(*) Hürriyet Vakfı Yayınları / 1986

Yorum Gönderme

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget