Türkiye’nin içine düştüğü şu zavallı duruma bakar mısınız?..
Bu satırların yazıldığı zaman dilimi içerisinde Tayyip Bey, Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşüyor olacak. Ancak hemen görüşme öncesi art arda yaşanan iki gelişme, bu görüşmenin hangi şartlar altında geçeceğini ve Türkiye’nin bölgede hangi konuma gerilediğini ya da düşürüldüğünü olanca çıplaklığı ile ortaya koydu!..
Önce Rusya Dışişleri Bakanı, Suriye’nin düşürdüğünü açıkladığımız Türk jeti ile ilgili olarak, “havada parçalanan” deyimini kullandı!.. Ardından da Türk jeti ile ilgili tüm teknik bilgileri Türk Dışişleri yetkililerine ilettiklerini açıkladı...
İngiltere ve ABD ellerindeki radar kayıtlarını Türk tarafına verdiklerini duyurdular. Yani bizi yönettiklerini iddia edenlerin elinde tüm veriler var artık. Yani uçağımız düştü mü, düşürüldü mü, düşürüldüyse ne ile düşürüldü, uçağımız Suriye hava sahasında mı yoksa dışında mıydı? En yetkililerimiz artık tüm bu bilgilere vâkıf. Ama kamuoyuna en ufak bir açıklama hâlâ yapılmadı, yapılmıyor… Ya da yapılamıyor!..
Bu arada, Dışişleri Bakanı “sıfır sorun” Davutoğlu günlerdir ortada yoktu!.. Paris’te yapılan ve Suriye’nin nasıl çanına ot tıkanabileceğini tartışan, “Suriye’nin dostları!” toplantısında, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Hanım’dan aldığı gazla, Suriye’ye yardım eden ülkelerin yani Rusya’nın “izole edilmesi gerektiğini” söyleyen Ahmet Bey aniden sırra kadem basmıştı!.. Ne bir ses, ne bir nefes demeye kalmadı, Tayyip Bey’in yanında, Rusya seferinde ortaya çıkıverdi...
- Artık şu “Rusya’nın izolasyonu” meselesini yüz yüze konuşuverir, bi çözüme ulaştırıverirler!..
Daha Suriye rezaletini hazmedemeden, önceki gün bu kez Bağdat’tan “acıtıcı” bir ses yükseldi.. Irak Hükümet Sözcüsü Ali el Debbağ, “Türk savaş uçaklarının, Irak hava sahasını defalarca ihlal ettiğini ve bunu kınadıklarını” açıkladı. Yetmedi, Başbakan Nuri el Maliki, “Ulusal egemenliğimiz kasıtlı ya da kasıtsız çiğneniyor, bunu kabul etmeyiz” deyiverdi. Ardından da Irak hava sahasını kapatıverdi... Üç Türk uçağı yolcularıyla birlikte Erbil Havaalanı’nda mahsur kaldı, iyi mi?!.. Irak Sivil Havacılık Merkezi “radarlar bozuldu” filan dedi ama Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri dışında tüm ülkelerin uçakları şakır şakır kalktı, indi!..
- Gördüğümüz üzere, “sıfır sorun” politikası şıkır şıkır işliyor!..
Şimdi, bu gelişmelerin ışığında, siz Moskova’da Tayyip Bey’le Putin arasındaki görüşmenin nasıl geçeceğini merak etmez misiniz?.. Yalnızca birkaç ay içinde koca ülkenin dışişleri politikasını bir “kabile devleti” politikasına indirgeyen arkadaşlar, 14 savaş gemisini Akdeniz’e indiren Putin’e ne söyleyecekler acaba?..
- Merak işte!..
Acıklı dönek portreleri!..
AKP iktidarına en başından beri iliştirilen eski solcu, yeni liberal dönekler, “yetmez ama evet”çilerin son günlerdeki hali içler acısı!.. İktidarın kendilerine karşı ilgisizliği giderek hakaret ve dışlama boyutuna ulaşınca ne yapacaklarını şaşırdılar. Önce keskin eleştiriler yapmaya soyundular ama fena papara yediler; ne “satılmışlıkları” kaldı ne tasmaları!.. Bunun üzerine iktidarın ceberutluğunu muhalefete yükleyip onu eleştirmeye başladılar!..
Böylece biraz olsun iktidarın gözüne girmeye başlamışlardı ki lanet olasıca “bira festivali” başlamasın mı!.. Bira festivalinde bira içilmesi yasaklanmasın mı?.. Artık bu kadarı da fazlaydı. Bir kısmı öfke kusmaya, “bardak taşıyor”, “berbat ettiniz”, “AKP özgürlükleri kısıtlıyor” başlıkları atmaya başladı. Bir kısmı ise “ne olur ne olmaz” düşüncesiyle (ki onlar tüm zamanların hesapçılarıdır) “ama olmaz ki, bu da yapılmaz ki” tadında şikâyet yazıları döşendiler!.. Sonuçta arkadaşların kimyası iyice bozuldu... Zaten hep böyledir, tarih hep yazmıştır:
- Yanaşma, sonuçta tarihin dişlileri arasında ufalanıp gider!..

Yorum Gönder