Büyük Davalar Sona mı Geldi? - Kürşat Başar

Tarihte öyle davalar vardır ki, yargılananların bazıları suçlu da olsa, iddiaların bazıları gerçek de olsa bu davaların görülüş biçiminden mahkemelerin kuruluş biçimine kadar pek çok şey kamuoyu vicdanında asla kabul görmez.
Örneğin Yassıada duruşmaları böyledir.
Sonradan, o dönem yargılananlara yıllar boyunca kızıp devrilmelerini isteyenler bile bu mahkemelerden rahatsız olmuş, bu mahkemeden çıkan kararları savunamamıştır.
Türkiye’de yıllar boyunca “deri devlet” kavramı tartışıldı. Kitaplar yazıldı, diziler yapıldı, soruşturmalar açıldı, komisyonlar kuruldu.
Birçok isim ortaya atıldı, onlar da soruşturuldu, bazıları yargılandı, bazıları hâlâ yargılanıyor.
Faili meçhul pek çok cinayet hâlâ aydınlatılamadı. Susurluk kazasından sonra gerçekte ne olduğu hâlâ tam olarak anlaşılamadı.
***
Sonra günün birinde derin devlet kavramı bambaşka bir yapıya bürünerek yeniden dava dosyası oldu.
Bu kez yıllar boyunca o “derin devlet”i soruşturup araştırdığı için başı dertten kurtulmamış gazetecisinden, derin yapılara karşı oluşuyla ünlü akademisyenlere, siyasetçilere kadar pek çok kişi birdenbire “derin devlet” olarak suçlandı.
Öyle bir dava açıldı ki ucu bucağı olmayan karmakarışık bir ilişkiler ağı, tıpkı iyi yazılamamış bir komplo teorisi romanı gibi birdenbire önümüzde beliriverdi.
Hemen hepsi yıllar boyunca görüşlerini toplum önünde açıkça dile getirmekten korkmamış, aksine iktidara karşı bile açıkça savunmuş, yazıları, kitapları yayımlanmış insanlar “gizli telefon görüşmeleri”ndeki konuşmalarından suçlu çıkmaya başladı.
Ne kadar keskin muhalif varsa bir davada ortak örgüt üyesi olunca ve bunların gerçekte ne yaptıkları yıllar boyunca bir türlü tam olarak anlaşılamayınca kamuoyunda bu davalar giderek anlamını yitirmeye başladı.
***
Yıllar boyunca yalnız kendilerinin değil ailelerinin bile bilgisayarlarına el konulan, yıllarca telefonları dinlenen, işyerleri, bağlantıları bir bir didiklenmiş insanların, “delil karartacak” diye tahliye edilmemesi, pek çok belge, bilgi dışarı sızdırılmasına karşın hâlâ elle tutulur bir suç bulunmaması, bunların parasal ilişkilerinin çıkartılmamış olması bu davaların inandırıcılığını kaybettirdi.
Özel yetkilerin pek de sanıldığı gibi muazzam delilleri, muazzam suç örgütlerini, inanılmaz gizli ilişkileri ortaya çıkartamadığı bir kere daha görüldü.
Bana göre bu davalar işlevini tamamladı. Muhalifler en azından belli bir süre için susturuldu. Medyada bir dönüşüm gerçekleşti. Devlet içinde istenmeyenler tasfiye edildi.
Bu davalar bu nedenle sona geldi.

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget