Bir ülkede namuslular namussuzlar kadar cesur olmadıkça bir yere varılamaz
İsmet İnönü
Erbakan'la başlayarak, Türkiye'ye musallat olan. dinci harekat, geçen 20 yıl içinde tüm Atatürk çağdaş, devrim ve kazanımlarını silip süpürüyor. Artık Türkiye'de molla, mürteci, cemaat istilasına uğramamış bir tek kurum kalmıyor.
Daha 1996 yılında Genelkurmay Başkanı İ.Hakkı Karadayı Türkiye'nin bugünkü dramını adeta kehanet sayılacak müstesna bir öngörü ile bakınız nasıl dile getiriyor.
"Dinci iktidar (tevhidi tedrisat) eğitim birliğinden uzaklaşarak dogma hükümlü bir eğitimle 'dindar gençlik' adı altında Atatürk düşmanı bir neslin amaçlandığını belirtiyor. "
Mevcut seçim yasası ve cemaat ve tarikatların ülkeye egemen olmasıyla dinci partinin 2002'de yüzde 34 sonra da yüzde 60 kadar oy alabileceği ve bu şekilde (ulusal bütünlüğü sağlayan milli hasletleri yok ederek) "dine dayalı ümmetçi bir devlet düzeni kurabilmek için" her türlü olanağa sahip olunacağına dikkat çekiliyor.
'Dinci kesimin demokrasiyi amaç değil araç olarak kullanıp iktidar olduklarında yine demokratik yolla iktidardan uzaklaştırılabileceklerini ummanın bir gaflet olacağını belirterek, TSK'nın gerekirse laik demokratik düzene yönelik her türlü irticai hareketleri bastırmaya kararlı olduğunu açıklıyor.
Makamından çok Ülkesini seven Karadayı bu beyanıyla, fincana katırlarını ürkütüyor. "Bir yanda ılımlı İslam ve Büyük Ortadoğu Projesi ne karşı olduktan için Amerika'yı"; "diğer yanda laiklik karşıtları ve irticayla mücadele ettikleri için de dinci parti ve cemaatleri karşısına alıyor."
Ergenekon bu husumetin ürünü oluyor.
***
Karadayı karargahı ülkeyi bugünlere getiren tehlikeyi önlemek için 28 Şubat 1997'de tankları yürüterek bir uyarıda bulunuyor.
Başta Prof Sami Selçuk, Prof. Hikmet Sami Türk gibi tüm hukuk otoriteleri dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel gibi siyaset ve devlet adamları, 28 Şubat ın bir darbe olmadığını söylüyorlar.
- Ancak korku ya da çıkarcıklarıyla müsellem bir kesim medya, sözde bilim adamları, aydınlar: 28 Şubatı yerden yere vurup, 28 Şubatta neden olanlara toz kondurmayınca, ABD-AKP şerikligiyie Ergenekon adlı sihirli kutu icat ediliyor.
Bu yöntemle asker-sivil "Atatürkçü ve Laik Cumhuriyete inançlı", kim varsa darbeci, çeteci, terörist yaftasıyla Silivri'deki cadı kazanına atılıyor.
Allah'lık Türk medyası ve uleması (bilginler) bu sinsi planı algılayamıyor. Molla lakaplı Hilmi Özkök'de bu oyuna gelip, kendi askerini bozuk para gibi harcıyor.
Şimdiki Genelkurmay Başkanı ve karargahı İse "yasa dışı sanal belgeler ve yöntemlerle" ordunun en seçkin yüzü aşkın muvazzaf general ve albay, zindana attırılarak ordunun çökertilmesine karşı bir tek kelam etme yürekliliği gösteremiyor.
2002 AKP iktidarından önce laikliğin bekçisi olan orduyu, şimdi irticanın bekçisi yaptırıyorlar.
Önceleri Türk Ordusu varken Laik Cumhuriyetin kılına kimse dokunamaz inancı şimdi (topuk selama kadro sayesinde) tebahhur ediyor.
***
Geçtiğimiz 40 yıldır MGK bildirilerinde yer alan laiklik karşıtlan ve ilticayla mücadele ibaresi kaldırılıyor.
İlticayla mücadele eden generaller nerdeyse vatan haini muamelesi görerek ordudan azlediliyor.
Onların yerine gelecek paşaları askeri şura değil, "Asteğmen Recep Tayyip Erdoğan'la İlkokul mezunu er hoca efendinin tayin ettiği'' görüntüleniyor.
Başta Genelkurmay Başkanı 4 yıldızlı şura üyesi generaller:
"Sayın Başbakanım müsaade ederseniz, yüksek komuta kademesine atanacak askerlerin ehliyet ve dirayetlerini ancak bizler biliriz". Dünyanın her yerinde bu böyle oluyor diyecek bir kişilik gösteremiyor.
Hal ve kadro böyle olunca 700 yıl bir imparatorluğa, şimdi de Laik Cumhuriyete musallat olmuş irtica tekrar azı dişlerini gösterip, ülkede cirit atıyor.
Bundan yirmi yıl önce birileri çıkıp da gün gelecek, "Elhamdülillah şeriatçıyım'' diyen "laiklik karşıt odak bir parti'' iktidar olacak,
"Atatürk heykellerinin önüne çelenk koymak yasaklanacak'',
"19 Mayıs, 23 Nisan, 29 Ekim şölenleri iptal edilecek." Tüm bu hinlik ve hainlikler ulusça bir tepkiyle karşılanmayacak deselerdi kimler inanırdı.
Türkiye sonu meçhul bir badireye sürükleniyor.
"Çoğunluğuyla Vahdettin'in Hilafetçi mütareke basınına rahmet okutan Allahlık medya,
'Kimi korku, kimi menfur çıkarlar uğruna başlarını kuma gömmüş "Türkiye'de irtica yoktur, her şey güllük, gülistanlıktır" diyecek kadar onursuzlaşan kimi bilim ve fikir adamı aydınlar,
Karadayı Paşanın 20 yıl önce endişeyle dikkat çektiği olayların şimdi ki Genelkurmay Başkanı ve Karargahı'nı rahatsız ettiğine dair bir emarenin görünmemesi bu kötü gidişe ve AKP iktidarının gemi azıya almasına neden oluyor.
Yorum Gönder