Bir kutu kibriti kırmayı denediniz mi? Kibrit çöplerini, sol elinizin baş ve şahadet parmakları arasına sıkıştırın, kıramazsınız.
Oysa kibrit çöplerini tek tek elinize alırsınız, çıt çıt kırarsınız.
Şimdi olan da bu, kibrit çöplerini tek tek kırıyorlar, üniversite, yargı, barolar; ordunun hali malum, hele basın ve televizyonlar...
* * *
Maliye müfettişleri de bundan elbette nasiplerini alacaklar.
Maliye müfettişleri, Cumhuriyet tarihinin en yetkili bürokratlarıdır, kimlik cüzdanlarını bizzat başbakanlar imzalar.
Maliye Teftiş Kurulu, devlete yüksek yönetici yetiştiren bir kurumdur, Cumhuriyet’in kurulduğundan bu yana 550 müfettiş yetiştirmiştir. Bu kurul devlet yönetimine bir başbakan, 30 bakan, 15’i maliye bakanı, üç planlama müsteşarı, üç Merkez Bankası genel müdürü, müsteşarlar, genel müdürler vermiştir, kendi deyimleriyle “taş gibi dürüst ve devlet hizmeti bilincinde” insanlardır.
* * *
Kimdir Maliye müfettişi?
Devletin kapsadığı bütün mali etkinlikleri, devletin muhasebesini ve onun sorumluluğunu teftiş eder, değerlendirir, yanlışlara el koyar.
Bugün onlarla birlikte, hesap uzmanları da yanlışlığa feda edilmektedir?
Neden, niçin?
* * *
Yanılmıyorsak yaşayan en kıdemli Maliye müfettişlerinden biri Sayın Cahit Kayra’dır.
Ecevit hükümetinin Enerji Bakanı olan Sayın Kayra “Bir intikam davranışı” değerlendirmesi yapıyor.
Kime karşı?
“Devlete hizmet etmek ve yararlı olmak konusunda kendisini ispatlamış kurumlara karşı” diyor:
“1980’den sonra Başbakan Turgut Özal ile başlayan ‘Devleti Küçültme Politikası’ Türkiye’ye uygunluğu tartışılması gereken değişik bir yapı getirdi. Siyasi iktidarlar, bu yapı içinde ne planlı kalkınmaya ne de devlet mekanizmasının kusursuz işlemesinin denetlenmesine, yani ne Planlama Örgütü’ne ne de Maliye Teftiş Kurulu’na ihtiyaç kalmadığı düşüncesinde oldular. Bu politikada bütünlüğü olan devlet hizmetlisi yetiştirme prensibi kaldırılmıştır. Oysa bu modelin taraftarlarının örnek aldıkları Amerikan yönetim biçiminde muazzam bir planlama ve bir araştırma örgütleri sistemi ve adam yetiştirme pratikleri vardır. Bize kabul ettirilmek istenilen sistem Türkiye’nin ihtiyaçlarına uygun olmayan dağınık, başıboş bir yüzyıl sistemidir. Maliye Müfettişleri ve Hesap Uzmanları bu yanlışlığa feda edilmektedir.”
* * *
Sayın Kayra, “Türk kamuoyu Maliye teftiş kurulunun yok olup gittiğinin ne yazık ki farkında değil!” deyince dayanamadık:
“Sayın Kayra, siz hâlâ birinci Cumhuriyet’in yaşadığını sanıyorsunuz galiba, bazıları o defteri çoktan kapadı, bize de ruhuna fatiha okumak düştü!” dedik.
Alışmak zor ama alışacağız, ömrümüzün sonunda buna da katlanmak varmış...
Katlanabilir miyiz, katlanamaz mıyız?
Göreceğiz.
Hasan Pulur/Milliyet
Yorum Gönder