Hukuk bitmiştir. Söz bitmiştir. Şimdi eylem zamanıdır - Ali Eralp

Askeri terimle, AKP, “mıntıka temizliği”ni tamamlandı. Ülkede süpürülecek pek bir şey bırakmadı. Ülke ABD’nin ve AKP’nin çiftliği konumuna getirildi.
Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, HSYK yürütmenin emrine girdi. Artık istedikleri yargıcı, savcıyı görevden alıp, başka illere atayabiliyorlar; istediklerini istedikleri makamlara getirebiliyorlar.
Artık yürütme adalete doğrudan müdahale ediyor?
Ne yargı kaldı ne adalet… Adalet, mülkün temeli olmaktan çıktı.
Hukuk katledildi.
Kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) meclis devre dışı bırakıldı.
Türkiye Millet Meclisinin bir adı kaldı.
Orduya savaş açıldı.
Komutanlar esir…
Eşkıya dünyaya hükümdar oldu.
Yani tuz kokmaya başladı, tuz…
Hedef, dikensiz gül bahçesi yaratıp, soygunu, talanı devam ettirmek…
Tarihimizin hiçbir evresinde şeriatçı, bölücü, sömürgeci üçlüsü bu denli bütünleşerek, cumhuriyet kurumlarına bu denli açıktan, alçakça saldırılar düzenlememişti.
İki paralık Aczmendi şeyhi bile artık şanlı tarihimize, Kurtuluş Savaşımıza, Atatürk’e, 1923 Cumhuriyet Devrimine dil uzatabiliyor. Gelmiş geçmiş tüm Cumhuriyet hükümetlerini “hainlik”le suçlayabiliyor.
Ortamı elverişli bulup ininden çıkan çakallar gibi yıllar sonra, Elazığ’da gövde gösterisi yapan şeriatçı Aczmendi Lideri bakın neler söylüyor:
“Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiç istisna koymadan söylüyorum ilk defa bu memleket hain olmayan bir hükümetle tanışıyor. Millete ayrı kendi içine ayrı düşünen bir hükümetten ilk defa kurtuluyor. 90 senedir ilk defa samimiyetle Milletten taraf bir iradeyle karşı karşıyayız. Onun içinde Allah’a şükrediyoruz…”
Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Türkiye şeyhler, dervişler, müritler ülkesi olamaz” dediği yurdumuzda 500 müridi ile Aczmendi tarikatı caddelerde gövde gösterisi yapıyor. Atatürk’e dil uzatıyor.
Bu sözler yasalarımıza aykırı değil midir? Anayasamıza aykırı değil midir?
Nerde Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyetini emanet ettiği savcılar? Neden bu şeriatçıların üzerine gitmiyorlar? Onların tek görevi yurtseverleri içeriye atmak mıdır?
Nerde devlet?
Hemen yanıtlayalım:
Devlet şimdilik görevini hakkıyla yapan savcıları görevinden almakla meşgul…
“Deniz Feneri soruşturmasını 3 yıldan beri sürdüren savcılar; Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz’ün görevine bir günde son verildi. Oysa sonuca hayli yaklaşmışlardı.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun deyişi ile “işin ucu acaba” Erdoğan’a kadar uzandığı için mi bu savcılar görevden alındı?
Sayın CHP Genel Başkanı bu konuda şunları söylüyor:
“Yürümekte olan bir davaya iktidarlar bu şekilde müdahale edemezler. Ederlerse kamu vicdanı ayağa kalkar. Şimdi sormak gerekir. Hani Türkiye bir hukuk devletiydi? Hani yargı bağımsızdı? Şayet bu ülkede Başbakan’ın ahbaplarına dokunulamıyorsa ne hukuk vardır, ne de yargı bağımsızlığı… Ben iddia ediyorum; bundan böyle hiçbir savcı, Başbakan’a selam vermiş birine dava açamaz, hiçbir hâkim ceza veremez…”
Evet, hukuk bitmiştir. Adalet bitmiştir. Yargıç, savcı teminatı bitmiştir. Yargı yolgeçen hanına dönmüştür.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözleri ile “Bundan böyle hiçbir savcı Başbakan’a selam vermiş birine dava açamayacak, hiçbir hâkim ceza veremeyecektir…”
Peki, hakkını, hukukunu aramak isteyen bir vatandaş hangi hukuk kurumuna, hangi yargıya güvenecektir? Hangi savcıya, hangi yargıca gidecektir?
Artık yurdumuzda hukukun egemenliği değil, egemenlerin hukuku geçerlidir. Evrensel olması gereken adalet ülkemizde, özel, ayrıcalıklı kişiler, çevreler, kuruluşlar karşısında özel nitelikler kazanmıştır.
Tuz kokmaya başlamıştır, tuz…
Nerdesiniz sendikalar, dernekler? Nerdesiniz sivil toplum kuruluşları? Nerdesiniz bu yoksul halkın kesesinden maaş alan milletvekilleri? Vicdanınız sızlamıyor mu hâlâ? Kanamıyor mu?
“Benim rahatım iyi, dokunulmazlığım da var, bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyorsanız, yanılıyorsunuz. Sizleri bugün kanun hükmünde kararnamelerle devre dışı bırakan hükümet, yarın ordusunu, polisini kurduktan sonra tümünüzü kapı dışarı edecektir. Demokratik yollarla iktidara gelen Hitler’in parlamentoyu nasıl kapattığını tarih babadan okuyup da öğrenin bi zahmet…
Hukuk bitmiştir. Söz bitmiştir. Şimdi eylem zamanıdır…
“Şimdi kamu vicdanının ayağa kalkma zamanıdır…”

Ali Eralp
İLK KURŞUN

Yorum Gönder

[facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget