Cezaevinde Kemikleri Görülen Hastalar
Cezaevlerinde incelemeler yapan CHP heyetlerinde yer alan Manisa Milletvekili Özgür Özel’in hapishane gözlemleri:“Konuştuğumuz her tutukluda inanılmaz hak ihlallerini görüyoruz. Bir karaciğer hastasına soruyorum, ‘Ne ilaç kullanıyorsunuz?’ Söylediği ilacın karaciğer tedavisinde altı ay kullanılması gerekiyor. Yedinci aydan sonra karaciğer kanserini tetikleyen bir ilaç. Tam altı yıldır cezaevinde bu ilaç kullanılıyor bilgisizlikten, eksiklikten.
Bir cezaevinde Cüppeli Ahmet Hoca’nın sakalı olağan sakalken, Osmaniye Cezaevi’nde ikinci gün tıraş olmamış mahkûm oradaki cezaevi müdürü eliyle doktora, avukat görüşmesine, revire, saz kursuna gitmekten, kütüphaneye çıkmaktan, havalandırmaya çıkmaktan men edilir duruma gelmiş.
Cezaevinde kitap yasağı diye bir şey olmaz. Dışarıdaki kitap yasaksa içeride de yasaktır, dışarıdaki serbest kitaplar içerde de serbesttir. Bazı cezaevlerinde kitapları okuyan, inceleyen ve yasak listesi oluşturan komisyonlar oluşturulmuş. BDP Muş Milletvekili Demir Çelik’in yazmış olduğu, bütün milletvekillerine hediye ettiği kitap Osmaniye Cezaevi’nde yasak. Bunun insan haklarıyla, özgürlüklerle bağdaşır tarafı yok.
R tipi cezaevleri oluşturuldu. R tipi, ‘rehabilitasyon’ demek. Yürüyemeyecek, kendi tuvalet ihtiyacını göremeyecek, yatak yaralarından dolayı derileri açılmış, kemikleri görülen hastaların, sağlığına kavuştuktan sonra cezasını çekmek üzere evlerine yollanması, tedavi edilmesi ve hükmün infazına ara verilmesi gerekirken bunlar için özel cezaevi yapılmış. Yatalak siyasi tutuklular var cezaevlerinde, R tipi cezaevlerinde.
130 bini aştı tutuklu ve hükümlü sayısı, pek çok kentten daha fazla nüfusu olan bir büyük kent haline geldi.”
Türkiye’yi toplama kampına dönüştürenler, bir de gerine gerine “Demokratik cumhuriyete ulaştık” demezler mi...
Yücel Çağlar, ormanlı tepeleri tepelemede gelinen son durumu özetliyor:
“Siyasal iktidar, ‘ikibe arazilerinin’ rastgele satışında bile hedeflerini tutturamamış görünüyor. Siyasal iktidar ‘ikibe arazilerinin’ toplam rayiç bedelinin 27 milyar lira olacağını, olası indirimlerle birlikte bu tutarın 9.8 milyar lirada kalacağını hesaplamış; 2013 yılı bütçesine de 4.8 milyar lira ‘ikibe geliri’ koymuştu. Ancak, süresi içinde ‘hak sahibi’ sayılan 450 bin kişinin yalnızca yüzde 31’i başvuru için gerekli işlemleri yapabildi. Bakanlar Kurulu da bu durum karşısında, Maliye Bakanı’nın on gün önce uzatılmayacağını açıklamış olmasına karşın başvuru süresini üç ay uzattı.”
Çağlar’a göre, amaç başka:
“Siyasal iktidarın evdeki hesabı çarşıya uymadı. Ne var ki, gerçek amacı başka: Henüz herhangi biçimde kullanılmayan yaklaşık 3 milyon dönüm ‘ikibe arazisini’, deyim yerindeyse ‘kapalı kapılar ardında’ büyük inşaat firmalarına; başta orman köylüleri olmak üzere, belediye mücavir alan sınırları içinde 2, belediye mücavir alan sınırları dışında ise bin lira olan ‘başvuru bedelini’ bile ödeyemeyecek yoksul kesimin kullanmakta oldukları ‘ikibe arazilerini’, başta yine büyük inşaat şirketleri olmak üzere parası olanlara satmayı hedefliyor.
Gündemdeki 13 şehrin daha büyükşehir belediyesine ve 16 bin köyün de mahalleye dönüştürülmesini öngören yasa tasarısıyla birlikte değerlendirildiğinde siyasal iktidarın ‘ikibe arazilerini’ yeni ve son derece de büyük rant alanlarına dönüştürme hedefi daha kolay anlaşılabilecektir.”
Yeni Görev
Hükümet kanadından bir duyum:Recep Tayyip Erdoğan, çok sadık yakınlarından Ömer Dinçer’i, Milli Eğitim Bakanlığı’nda işlevini tamamladığı gerekçesiyle TRT’den sorumlu Devlet Bakanlığı’na ya da İçişleri Bakanlığı’na kaydırmayı düşünüyormuş.
Güle Güle
Hekimden hemşireye, hasta bakıcıdan temizlik personeline değin tüm sağlıkçılardan imzalamaları istenen Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Hizmet Sözleşmesi’ne göre:Birlikler ve sağlık tesisleri için belirlenen kritik verimlilik göstergelerinden puan alamayana... Belge ile kanıtlanan sağlık mazereti nedeniyle bir yılda görevden uzak kalınan süresi 30 günü geçene... Ve de tutukluluk, gözaltına alınma, hükümlülük gibi nedenlerle görevden uzak kalınan süresi
30 günü geçene...
“Haydi sana güle güle.”
Yeni hastane yöneticisinin göreve başlamasından itibaren, ilgili hastane başhekimi, müdürleri, başhekim yardımcıları ve müdür yardımcılarına...
“Hayatta başarılar.”
Sağlık personeli sözleşmeyi kendisi feshederse, brüt ücretinin 3 katı tazminat...
Hey maşallah! Sağlıkta dönüşüm dediğin işte böyle olmalı.
7 Kasım
Pusu, kurşun, kırım...Cop, tekme, tokat...
Cezaevi, darağacı, filistin askısı...
Solu eze eze, kanata kanata, öldüre öldüre...
Peşlerinde kıyıcılığı sürükleye sürükleye körkayalara vardırdılar insanlığımızı...
7 Kasım’da İlhan Erdost’u anıyoruz, söylediği son söz dilimizde:
“Nefes alamıyorum!”
Yorum Gönder