Haremdekiler padişahların dünya ahret bacısıydı

Beyaz Gelincik dizisindeki eroin satıcısını tenhada kıstırıp “seni gidi adi puşt” diye ağzını burnunu kırmıştı sayın ahalimiz...

Çocuklar Duymasın’ın annesini anketle “yılın annesi” seçmişlerdi, ki, evli değildi, çocuğu yoktu.

Doktorlar’ın cerrahı Kutsi’ye, ameliyatını yapması için 20’den fazla vatandaşımız başvurdu, muayene etsin diye, dizi setine alzheimer’lı babasını, hatta bebeğini getirenler bile oldu.

Karagümrük Yanıyor diye dizi yapmaya kalktılar, hapisteki bi ağır abi, Karagümrük’ü yakacak adam anasının karnından doğmadı diye telefon etti, yayından kaldırdılar.

Sağır Oda’da suikast ihbarı yapıldı, işi ciddiye alıp, savcıları harbi harbi göreve çağıran köşe yazarları çıktı.

Akasya Durağı’ndaki kuyumcu soygunu 155’e ihbar edildi, terörle mücadele timleri operasyon düzenleyip silah çekti iyi mi, az daha maskeli sanatçıları vuruyorlardı.

Asmalı Konak’ı görmek için Kapadokya’ya turlar düzenleniyordu; sanırsın müze’dir, Konak’a giriş için ikişer lira bilet ücreti ödeniyordu.

Kurtlar Vadisi’ndeki Çakır ölünce, sayfa sayfa vefat ilanı verilmiş, gıyabi cenaze namazı kılınmış, mevlit okutulmuş; “terörist”i canlandıran ise, tekme tokat dövülmüştü.

Ahalinin rol’ü gerçek sanması gibi, rolü’nü gerçek sananlar da vardı. Kurtlar Konseyi’ndeki Baron’un sağ kolu Kılıç, esir Rum’u alnından vurdum, dokuz Yunan öldürdüm, hâlâ et yiyemiyorum, aklıma kokmuş cesetler geliyor dedi. Makarios’un rahibelerini yatağa attım da diyebilirdi.

Anadolu uygarlıkları için belgesel çekmeye çalışan televizyon ekibi, Kayseri Kalesi’ne Bizans bayrağı asma gafletinde bulundu, temsili Bizanslı kıyafeti giyen figüranlar yumruklandı, ekmek çarpsın biz Türk’üz, Müslüman’ız diye yalvardılar, nafile... Neticede dış mihraklar püskürtüldü, belgesel çekilemedi, hadise apar topar cereyan ettiği için mehter takımı bulunamadı, taksi durağından temin edilen Türk bayrağı törenle surlara çekildi, İstiklal Marşı okundu.

Hacı dizisi için cami önünde ABD’yi protesto çekimleri yapılırken, cuma namazından çıkan cemaat galeyana geldi, tekbir getirmeye başladı, arbede yaşandı, olay yerinden geçen sivil polis müdahale etti, ABD bayrağını yakan oyuncuyu gözaltına almaya çalıştı.
*
Demem o ki... Ben yargı margı anlamam kardeşim, ulemaya bakarım.
*
Kanuni, Firuze’ye şiir okuyormuş ayağıyla, araya bi replik sıkıştırıversin, “halk içinde muteber bir nesne yok tivi gibi, olmaya devlet cihanda rütük şikâyet hattı gibi” desin... Nihai kararı da, iki bölüm önce devlet-i âliye divanı’na oturtulan Şeyhülislam Ebussuud Efendi versin.

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget