Eğitim Bakanı'na hayatın tokadı! - Necati Doğru

Halk oy verdi böyle oldu. Türkiye’yi yönetenler; “önlük çağdışıdır” kararı aldılar ve “Türban çağdaştır” diye düşündüler. İmam Hatip’lerdeki kız öğrencilerden başladılar, bir yıl sonra diğer okullara da türbanı sokacaklar.
Eğitim Bakanı İspanya’daydı.
Başbakanın uçağında gazetecilere; “önlük çağ dışı kaldı” demeci vererek aldıkları kararın propagandasını yaptı. Önlük denilen forma; tek tip kıyafet.
Çocukları eşitliyordu.
Tek tip kıyafet dünyada çocuklarını en iyi eğiten sistemlere sahip ülkelerin (İngiltere, ABD. Japonya gibi) hepsinde uygulanıyor.

Bizde kaldırıldı.
Amaç daha iyi bir eğitim mi? Gerçekten; “vicdanı hür-fikri hür- irfanı hür öğrenciler yetiştirmeyi” hedeflemek mi? Yoksa Başbakan ile  Milli Eğitim Bakanı, kendi politik propagandalarının sembollerinden biri haline getirdikleri türbanı okullara sokmak ve bu yolla siyasi güçlerini devam ettirmek amacıyla mı bu kararı aldılar?

Xxx


Babaların ve annelerin en kıymetli varlıkları sahip oldukları çocukları. Bütün aileler çocuklarının iyi eğitim almasını istiyor. Milli Eğitim Bakanı’nın “çağdışı kaldı” diyerek önlüğü  kaldırması fakat öbür yanda da “türban takarak okula gelmeyi özendirmesi” yönünde aldığı yeni karar; çocukların hür düşünmek, yaratıcı düşünmek, ileriyi düşünmek, en geniş bakış açısıyla düşünmek ve bütün kapasitelerini en yükseğe çıkartmak yönünde eğitilmesini mi sağlayacak?
Okullar yetersiz.
Sınıflar çok kalabalık.
Avrupa ile kıyaslama yapıyorlar. Bizim okullarımız çok perişan kalıyor. İşte Bakan’ın İspanya’da Başbakan’ın uçağında gazetecilere yazmaları için söylediği “Önlük çağdışıdır… Türban Çağdaştır..”  diye özetlediğim sözlerinin yayınlandığı gün hayatın çıplak gerçeğinden tokat gibi cevap geldi.

Xxx

Eğitim Bakanı, mahkum oldu.
Milli Eğitim Bakanlığı, okulları çok kötü şartlarda tuttuğu için çocukların ölümüne sebep olmaktan hüküm giydi.
Hatırlayacaksınız.
Efe Boz, adlı bir küçük öğrenci Maltepe Dumlupınar İlköğretim Okulu’nun ana sınıfı tuvaletinde uzanmış lavaboda ellerini yıkamaya çalışırken; lavabo Efe’nin başına düşmüş, boğazı kesilmişti.
Efe Boz ölmüştü.
Efe’nin annesi Nurdan Boz ve babası Kemal Boz, Türkiye’de yavruları Efe gibi 27 çocuğun çok kötü okul ve sınıflarda okutulmaya mecbur kalamarından ötürü hayatlarını yitirdiğini bütün Türkiye’ye anlattılar. Ankara’ya yürüyüş yapıtılar. 117 bin imza toplayıp Meclis’in kapısına dayandılar.
Mahkemeye başvurdular.
Dava açtılar.
 Okullarda pencereden düşüp ölen, üzerine kapı düşen, kazan dairesi patlayan, üstüne okul duvarı yıkılan 27 çocuk  canını vermişti. Efe’nin annesi; oğlunun okulunun “depreme dayanıklı kılmak” için güçlendirme yapılması sırasında “çok kötü malzeme kullanıldığını” araştırarak, soruşturarak bulmuştu. Efe’nin başına lavabo düşüp, boynun kesilmesinin nedeninin bu “çıkma malzemeyle yapılan güçlendirme” olduğu ortadaydı.

xxx

Mahkemeye ulaşan belgeler.
Dinlenen tanıklar.
Efe’nin annesini doğruluyordu.
İstanbul 6. İdare Mahkemesi,  Efe Boz’un ölümünden İstanbul Valiliği ile Milli Eğitim Bakanlığı’nı mahkum eden kararını dün açıkladı. Bir Bakıma Milli Eğitim Bakanı da “çocukların lavaboda ellerini yıkarken ölmeyecekleri okullar yapamadığı için” mahkum oldu.
Türkiye iyi okul istiyor.
Mutlu  öğretmen istiyor.
İyi eğitim istiyor.
Bakan türban peşinde..,

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget