‘Bizde Böyle Bir Uygulama Yok’ - Utku Çakırözer


Almanya Adalet Bakanı’ndan ‘Tutuklu Vekil’ Sitemi:
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Berlin’de Alman Şansölyesi Angela Merkel ile buluştuğu saatlerde Almanya Adalet Bakanı Sabine Leutheuser-Schnarrenberger de Ankara’da TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile görüşüyordu. Görüşmelerinde uzun tutukluluk süreleri ve tutuklu gazeteciler ile milletvekillerinin durumunu gündeme getirdi.
Konuk bakan, ziyareti sırasında bir araya geldiği gazetecilere tutuklu vekiller konusunda “Ben Almanya siyasetinde böyle bir uygulama yaşandığını anımsamıyorum. Belki dokunulmazlığı kaldırılarak yargılananlar olabilir ama tutukluluk durumuna hiç şahit olmadım” diye konuştu.
Alman bakan, üçüncü yargı paketinde olumlu unsurlar olduğunu ancak Türkiye’de ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, uzun tutukluluk süreleri ve toplu davalar gibi sıkıntılar bulunduğuna dikkat çekerek “Toplu davalarda gazeteciler ve avukatlar uzun süredir cezaevinde tutuklu. Diyarbakır’daki KCK davasında yargılanan İnsan Hakları Derneği Genel Başkan Yardımcısı avukat Muharrem Erbey 30 aydır tutuklu. Almanya’daki avukatların meslek örgütleri bu konudan hoşnutsuzluk duyuyor ve eleştiriyor. Daha bu yıl Avrupa Avukatlar Birliği kendisini İnsan Hakları Ödülü’ne layık gördü. Onun durumunu da Türk makamlarına ilettim” diye konuştu.
Alman bakan Türk vatandaşlarına vize serbestliği getirilmesi konusunda bir gelişme olup olmadığına dair ise, “Bu konuda asıl sorumlu bakan ben değilim. Ancak bir ilerlemeden bahsedemeyiz” yanıtını verdi. “Bu hayır anlamına mı geliyor?” sorusuna da Leutheuser-Schnarrenberger, gülerek, “Öyle” demekle yetindi.
Başbakan Erdoğan’ın “PKK’nin destek gördüğü ülkelerin başında Almanya geliyor” sözlerine karşı da Alman bakan şu yanıtı verdi:
“Alman ceza hukukuna uygun şekilde PKK ile mücadele ediyoruz. Soruşturmalar var. Almanya, PKK’nin saklanacağı veya faaliyet göstereceği bir ülke değildir ki, zaten Almanya’da yasaklıdır. Alman yasaları kapsamında PKK’nin kara para aklama gibi finans kaynakları konusunda da soruşturmalarımız, yakın takibimiz sürüyor. Bir ucundan tutuyoruz ancak onlar başka bir yöntem bulup yine karşımıza çıkıyorlar. Ancak yasaklı örgüt ve ona para aktarılmasıyla ilgili mücadelede kararlıyız.”

ALMANYA İÇİN DENİZ FENERİ GÜNCEL DEĞİL
İslami yardım kuruluşlarının topladığı paraların usulsüz harcanmasına ilişkin Deniz Feneri dosyası ilk kez Almanya’da açılmış, 2008 yılında Frankfurt mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet kararlarıyla sona ermişti. Davanın Türkiye ayağında ise aradan geçen beş yıl boyunca dava açılamadığı gibi soruşturmayı yürüten savcıların yargılanması jet hızıyla başlatıldı. Almanya Adalet Bakanı’na dosyanın Türkiye ayağında yaşananları nasıl değerlendirdiği sorulduğunda, “Bu konu Alman siyasetinde güncel bir konu değil. Türkiye ile ilişkilerde bizi meşgul eden diğer meseleler var. Ama temaslarım çerçevesinde bu konuyu da gündeme getirmeye çalışacağım” demekle yetindi.
Ergenekon ve KCK dava süreçlerine ilişkin eleştirilerini rahatça ifade eden Alman bakanın Deniz Feneri konusunda ise bu tutumuyla çelişen biçimde “Bu konu Türk mahkemelerinin sorumluluğunda. Yabancı bir bakan olarak benim yorum yapmam doğru olmaz” yanıtı vermesi dikkat çekti. Alman bakanın ‘Türkiye ile ilişkilerimizi bizi meşgul eden konular’ dediği ziyaret gündeminde ise, “sünnet operasyonlarını yasal zemine çekmek için çıkardıkları yeni yasayı” ve “Türk vatandaşlarını da hedef alan aşırı sağcı saldırılara karşı alınan önlemleri” anlatmak varmış...

SIRADA 10 KASIM VAR
Atatürkçü Düşünce Derneği geleneksel Cumhuriyet Balosu’nu önceki akşam Gazi Üniversitesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Bir gün önceki Ulus-Anıtkabir güzergâhındaki muhteşem Cumhuriyet yürüyüşünün kutlaması gibiydi gece. ADD Başkanı Tansel Çölaşan da bu havayı “Ankara Cumhuriyeti’ne sahip çıktı. Daha önceki Cumhuriyet Bayramı kutlamalarımızı hak ettiğimizi düşünmüyorum. Ama bu geceki kutlamayı gerçekten hak ettik. Dün sahadan galip ayrıldık. Artık nice Cumhuriyet bayramlarını böyle coşkuyla kutlayacağımıza inanıyorum” sözleriyle kayda geçirdi. Bu arada Çölaşan’dan öğrendiğime göre, Cumhuriyet yürüyüşünü organize eden ADD ve diğer sivil toplum örgütleri
10 Kasım’da da Atatürk’ü benzer bir coşkuyla anmak için kolları sıvamışlar bile.

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget