41 yıl önce Van'da - Rıza Zelyut

Van...
Bir zamanlar Doğu'nun Parisi olarak adlandırılıyordu.
Erek Dağı'nın eteklerinde; Van Gölü'nün yanında...
Dünya güzeli bir kentti Van.
Şöyle geriye dönüp baktığımda bu şehrin hayatımda derin izleri olduğunu anlıyorum.
41 yıl önce yeni mezun bir öğretmen olarak biraz tedirgin, biraz da korkuyla gittiğim Van'da güzel günler geçirdim.
Üç yıl Kazım Karabekir Ortaoku'nda Türkçe öğretmeni olarak çalıştım.
Orada; yazarlığımı geliştirdim.
Eşimi orada tanıdım; uzun uğraşlar sonucunda gönlünü kazanıp nikah masasına oturttum.
Oğlum orada doğdu.
1970 yazında gittiğim Van'da son derece efendi insanlarla tanıştım.
Esnafın  saygısı görülmeye değerdi.
Herkes size yardım etmek için sanki hazır bekliyordu.
Sivas'tan bindiğim trenle Tatvan'a varmıştım. Bir gece yarısı Van Gölü'nde saatler süren gemi yolculuğu.
Sonra iki yanı ulu kavak ağaçları ile çevrili İskele Yolu'ndan şehre varış...
Bayram Oteli'nde bir oda...
Van'ın içi yeşil olsa da arkadaki dağın çıplak olması içimi hüzünlendirmişti. Bizim Niksar'ın her yanı yemyeşil olan dağları aklıma geldikçe içimin acıdığını hissediyordum.
Yine de Van'da tanıdığım öğretmenler; yaşı oldukça ilerlemiş gözüken öğrencilerimiz, o derin saygısı hasret duygumun derinleşmesini önlüyordu.
- - -
Ben Van'a solcu bir öğretmen olarak gitmiştim.
Orada da birçok solcu öğretmen bulmuştum.
Hatta tek gözlü bir dükkan tutup TÖS'ün buradaki ilk şubesini açtım. Birçok öğretmeni de bu sendikaya üye yaptım.
Türk kökenli bizlerle Kürt kökenli o öğretmenler Türkiye Öğretmenler Sendikası'nın eğitim neferleri olarak bir arada idik. 12 Mart 1971 darbesi ile burası kapatılmış olsa bile girişken öğretmenlerdik işte. Ve kendimizi iyi öğretmen olarak görüyorduk. Çünkü derslerin dışında ülkemiz için ne yapabileceğimizi düşünüyor ve konuşuyorduk.
Doğu Anadolu'nun geri bıraktırılmış yapısını görüyordunuz.
Ağalar, şeyhler; tüccarlar bu bölgeyi demir tırnakları ile yırtıp yiyorlardı. Bunlara karşı çıkanları da bölgedeki bürokratlar ve güvenlik güçleri perişan ediyorlardı. Yani; cumhuriyet rejimi; bölgenin derebeyleri ile el ele vermiş; gariban insanları bastırmışlardı.
Bunları el birliği ile nasıl yok edebileceğimiz üzerine tartışmalar da yapıyorduk.
Ama bütün işimizi de  böyle sanmayın. Kahvehaneye gidip öğretmenlerle kağıt da  oynuyorduk.
Elbette ki gazozuna...
Oradaki Kürtlerle bizim gibi Türklerin arasında hiçbir sorun gözükmüyordu.
Tek sorunumuz kırtlama çay içmeyi bilmeyişimiz idi.
Aramıza girmiş bir kama yoktu o günlerde. Bizim Doğulu arkadaşlarımızın derdi Kürdistan değildi çünkü.
Elbirliği ile Doğu'daki insanımızı da Batı'daki insanımızı da nasıl bir insanca düzene kavuşturmak gerektiğini konuşuyorduk.
Hedefimizde ise Amerika vardı; aşiret reisleri, ağalar, şeyhler; patronlar; işbirlikçiler vardı.
- - -
41 yıl önce Van'da Çoravanis'e giderdik, Göl'e giderdik; kavak ağaçlarının gölgesinde oturur; gönül rahatlığı ile yer içerdik.
Arada bir Halil'in dükkanında, o nefis kebab kokuları içinde bağıra çağıra konuşarak karnımızı doyururduk.
O sıralara damağımıza ters gelen otlu Van Peyniri ile idare etmeye çalışan bizler için o kebabın tadını unutmak mümkün müdür?
Ya şimdi?
Çok sevdiğim Van'a gitmek istiyorum; korkudan gidemiyorum.
Çünkü; Van artık, başka bir Van olmuş.
Orada, artık eski insanlar kalmamış.
Van; bir korku şehrine dönmüş.
Mutlu olan sadece Kürdistancılar...
Onların yaşam biçimi vurmak, kırmak, saldırmak...
Onlar bununla hayat buluyorlar. Bunların damarlarında kan yerine kin dolaşıyor.
O güzelim Van; o efendiler şehri Van şimdi yok olmuş.
Düşünün lütfen.
Ülkemdeki bir şehre gitmek istiyorum; korkumdan gidemiyorum.
Ben mi bu kadar ödleğim yoksa Türkiye mi örgüte teslim oldu?
Van'ı istiyorum ey siyasetçiler duydunuz mu, Van'ı istiyorum...
Herkesin istediği yere korkmadan gidebildiği; birbirine saygılı o Van'ı...
YAYIN DUYURUSU: Bu akşam Kanal 99'da (Sağlık TV)  tarihçi Emre Polat ile birlikte; Türkiye'yi ve dünyayı konuşmaya devam edeceğiz. Gizlenen gerçeklerin üstündeki örtüleri 20.30'da başlayacak Gölgeler ve Gerçekler programında kaldırmayı sürdüreceğiz.

Rıza Zelyut/GÜNEŞ

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget