1957'de mi yaşıyoruz? - Rıza Zelyut

Bilimkurgu romanlarında; bol bol zaman yolculuğu yapılır.
Bugün görüyoruz ki ülkeler de zamanda yolculuk yapıyor.
Türkiye de bunlardan birisi.
Ama biz; tahmin edileceği üzere zamanda yolculuğu geriye giderek yapıyoruz.
Şu günlerde gittik 1957'ye...
O günlerde iktidarda Demokrat Parti (DP) vardı.
Başbakan da Adnan Menderes idi.
Rahmetli Menderes 1954'te ikinci kez girdiği genel seçimlerde yüzde 57,5 gibi çok yüksek bir oy almıştı. Kendisi; bu desteğe güvenerek istediği her şeyi yapabileceğini sanıyordu.
İç politikadaki pervasız davranışlarını dış politikada bile uygulamaya kalkışacak bir başı dönmüşlük içine girmişti.

SURİYE İLE SAVAŞMAYA KALKIŞTI

O yıllar dünyanın siyasal yönden karpuz gibi ortadan ikiye yarıldığı yıllardı. Sovyet Rusya'nın liderliğindeki sosyalist blok ile ABD'nin kontrolündeki kapitalist blok çatışma halinde idi. Soğuk Savaş yılları denilen bu dönemde yeni bir dünya savaşı tehdidi ile iki kamp arasında keskin tartışmalar oluyordu. Türkiye; her şeyi ile Birleşik Amerika'nın emrine girmişti. Başbakan Adnan Menderes; ABD'den daha Amerikancı bir tutum içindeydi.
1956 yılında Suriye'de seçimler yapılmıştı. 142 kişilik Suriye Meclisi'nde sadece 1 kişi komünist olmasına karşın; kapitalist dünya; 1957 yılında Suriye'yi; milletlerarası komünizmin pençesine düşmek ile suçladı. Çünkü; Suriye; Rusya'dan bir miktar silah almış ve kredi de talep etmişti.
Amerikan Dışişleri Bakanı Dulles; Suriye'nin komünizmin etkisine girmesini bölgenin bağımsızlığı için büyük tehlike yarattığını söyleyince; Başbakan Adnan Menderes, Genelkurmay Başkanı'na emir vererek Suriye sınırına asker yığdı.
Daha Amerika vur demeden bizim hükümet öldürmeye kalkışmıştı.
Zaten, Başbakan Menderes, daha 1955'te Suriye elçisine; 'İki tümenle yürürüm; işinizi bitiririm!' diyerek tehdit göndermişti.
Menderes'in 1957  Eylül ayında Suriye'ye saldıracağı ihtimali ortaya çıkınca Sovyetler Birliği (Rusya) Başbakanı Bulganin Ankara'ya bir nota verdi ve 'Askeri yığınağınız ve saldırı konumunuz kaygı yaratmaktadır. Oradaki savaş bölgesel kalmaz. Türkiye başına büyük felaketler açar!' diyerek Başbakan Menderes'i uyardı.
Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Kruşçov da bir ay kadar sonra Türkiye'nin bu girişimini çok yanlış bulduğunu; zayıf Türkiye'nin böyle bir işe kalkışmasının Sovyetler Birliği ile ilgili sınırını bomboş bırakmak olduğunu hatırlattı.
AMERİKA ANLADI O ANLAMADI
Sovyetler Birliği ile hem Balkanlarda hem Kafkaslarda sınırdaş durumda olan Menderes; Batılılara hoş gözükmek için öyle bir coşmuştu ki; Sovyet Rusya'yı dikkate almaz bir tavırla hareket ediyordu. Sovyetler'in verdiği mesajı Amerikan tarafı anlamış; Türkiye'nin hareketine yeşil ışık yakmamıştı.
Adnan Menderes ise kraldan daha çok kralcı bir ruh hali içinde, 17 Aralık 1957'de Paris'te katıldığı NATO Konseyi toplantısında; diyordu ki: 'Suriye Rusya'nın eline geçmiştir. Asıl hedef hiç kuşku yok ki Avrupa'dır.  Ortadoğu düştüğü takdirde (...) Sovyet Rusya hedefine çok yaklaşmış ve Avrupa'yı kuşatmış olacaktır.'
Adnan Menderes; komünizmle mücadelede Avrupa ve Amerika'yı yetersiz görüyor; bu amaçla Suriye'yi işgal etmeyi ciddi biçimde düşünüyordu.
İş Suriye İle de kalmıyordu. 1958'de Irak'ta ihtilal olur ve Kral  Faysal öldürülür. Adnan Menderes ve Cumhurbaşkanı Celal Bayar; Türkiye'nin Irak'a müdahale etmesini kararlaştırırlar. Bunun için Amerika'dan destek isterler.
Fakat; Birleşik Amerika; Türkiye'nin altından kalkamayacağı bu maceraya atılmasına izin vermez.

ABDULLAH GÜL MENDERES Mİ
2011 yılına girdiğimizde; Türkiye yeniden Suriye'ye müdahale etmeyi konuşmaya başladı. Bu konuşmanın  Çankaya Köşkü ile Başbakanlık konutu arasında yapıldığını tahmin ediyorum. Özellikle ABD'nin gözüne girmek için her fırsatı kullanmaya çalışan Abdullah Gül; heyecanlı. Sayın Gül; Suriye'de meydana gelen iç olaylarla ilgili olarak; 'Buna sessiz kalamayız!' diye kükredi.
Sivil Başkomutan; Suriye sınırına asker yığacağını söylüyor.
Tıpkı Adnan Menderes gibi.
Ahmet Davutoğlu da Fatin Rüştü Zorlu havalarında...
Aman beyler ağır olun. Gözüne girmeye çabaladığınız Amerika; sizin kadar hızlı değil...

Rıza Zelyut/Güneş

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget