CHP'nin derdi, CHP'liler - Rıza Zelyut

Zaman Gazetesi'nin geçen gün verdiği habere göre; Gürsel Tekin yanlıları yeni atanan CHP İstanbul İl Başkanı'nı devirmek için imza kampanyası başlatmışlar. Bu haberden önce, bize, değişik yerlerden telefonlar gelmişti. 'Örgüt dışlanıyor; bu isim de nereden çıktı?' denilerek.
Bunun yanına, 'CHP; ANAP'lı bir gazeteciyle eski DSP'li bir milletvekiline teslim edildi.' dedikodularını da ekleyin. Bütün bu eleştirilerin Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik bir operasyonun parçası olduğunu anlarsınız.
Anlayacağınız; CHP'liler sahaya inip çalışacaklarına, kendi partilerini zayıflatacak o müzmin hastalığın pençesindeler.
Peki çare nedir?
Dün gece saat 23.00 sularında telefonum çaldı. 'Buyurun efendim, kimsiniz?' diye sorduğumda karşımdakinin CHP İstanbul Milletvekili Faik Tunay olduğunu öğrendim. Söyledikleri ilginçti: 'Rıza Bey, iyi geceler; ben şu sıralarda Küçükçekmece'deki taksi duraklarını dolaşıyorum. Bir duraktaki taksiciler sizden söz ettiler; yazılarınızı hep okuyorlarmış. Bugünkünü de beğenmişler; size selam söylüyorlar; o selamı iletmek için rahatsız ettim.'
Ben de taksici kardeşlerime selamımı iletmesini Faik Bey'den rica ettim.
Yukarıda iki örnekte iki ayrı CHP'liyi anlattım:
Birisi çalışmaz; dedikodu üretir; kendi partisinin kredisini halk gözünde düşürmek için elinden geleni yapar.
İkincisi ise gece yarısında bile insanların ayağına gider; onların çayını içer; gönlünü alır.
Ey dedikoducu CHP'liler; gevezeliği bırakın da Faik Bey'in yaptığı gibi geceleyin bile çalışın.
'CHP'yi seviyorum!' derken onu boğduğunuzu anlamıyor musunuz?

İYİ ŞEYLER OLUYOR
'Kürt açılımı'na karar verdiler.
'İyi şeyler olacak!' dediler.
Kırmızı mumlu mektup yazıp Kandil'deki teröristi Habur'a getirdiler.
Ayağına düzmece mahkeme yolladılar.
Adamın niyeti Kürdistan... Hedef; bölmek...
Hemen zafer gösterisini yaptı.
-Hem öldürürüm hem de sizi ayağıma getiririm; dercesine...
Millet kızdı.
Amma siyasetçi bir kez havalanmıştı. O yüzden haykırdı:
-Neye mal olursa olsun; açılım devam edecek.
Neye mal olduğunu görüyoruz.
Açılım devam ediyor.
Her gün birkaç can da gidiyor.
Vatandaş ise bunu evlendirme programı izler gibi ağzı kulaklarında izliyor.
-Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mı?
- - -
Haaa! Duydunuz mu?
Türkiye'nin kredi notu yükseltilmiş.
Para babaları sevinsinler...
Bir de şu yüzde 50'miz...
Gerçi eti ötekiler yer; tabağı yıkamak da bunlara düşer amma...

HRANT TAM ÖLDÜ

Kara cinayete kurban giden Hrant Dink adına düzenlenen ödül bu sene hükümete  verildi.
Nereden çıkarıyorsun; demeyin.
Zavallı Hrant'ın öldürüleceğini bu iktidarın  polisi biliyor; jandarması biliyor, elbette ki  MİT'i çok çok iyi biliyor.
Trabzon Emniyet Müdürlüğü'nde İstihbarattan Sorumlu Ramazan Akyürek, şimdi hakkında müebbed istenen Erhan Tuncel'i istihbarat elemanı olarak kullanıyor. Cinayeti işleyecekleri biliyor. Daha sonra AKP iktidarı bu Akyürek'i bütün Türkiye'nin istihbaratının başına getiriyor.
Ve bu iktidarın bir numaralı gazetecisi Ahmet Altan, Hrant Dink ödülü alıyor.
CIA destekli Ahmet Altan, iktidarın kara şovalyesi olduğuna göre; ödül de AKP'ye verilmiş oluyor.
-Sizce Salvador Allende'nin katili kimdi?

TAM BAĞIMSIZ MAHKEME

2. Ergenekon davasına bakan mahkeme; AKP'ye açılan kapatma davasının soruşturmasında görev yapan savcıların peşine düşmüş.
Bence geç bile kaldılar.
Başka delil istemez; AKP'ye dokunmaya kalkışan kim var ise Ergenekoncudur.
Yürü be özel yetkili mahkemem!
Türkiye'ye çağ atlatan, İsrail'e kafa tutan; Arap ülkelerini fetheden bir iktadar partisine kapatma davası açanlar Ergenekoncu olmayacak da TMSF mi olacak?

Rıza Zelyut/GÜNEŞ
    23 Eylül 2011

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget