Bize yönelik bir saldırı olmadıkça, hiçbir savaş bizim savaşımız olamaz! - Mustafa Mutlu

Başbakan Erdoğan, İsrail’le yaşanan gerginlik hakkında açıklama yapmış:

“İsrail, belli bir ekonomik güce, belli bir silah gücüne sahip... Söylediği ne? Filistin’in elinde silahı olmayacak. Senin elinde atom bombasına kadar her şey var. Filistinlilerin elinde bir tane silah dahi olmayacak. Bu bir akıl tutulmasıdır. Nasıl buna evet denilebilir? Bizim yaklaşım tarzımız bu. Ve biz burada mazlumun yanındayız. Olmaya da devam edeceğiz. Taa ki hakkı verilene kadar. Bunun için gerekirse savaşırız!”

                                                                             ***


Sayın Başbakan...

Madem Arap dünyasının ve Orta Doğu’nun liderliğine, Filistin’in hamiliğine soyunuyorsun; sorsana o zaman o Arap devletlerine:

Örneğin Suudi Arabistan’a, Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Fas’a, Katar’a, Kuveyt’e:

Aynı soydan gelmemene karşın; senin Filistin konusunda gösterdiğin duyarlılığı onlar neden göstermiyor? Hatta neden İsrail’le ve ABD’yle kurdukları sıcak ilişkileri, ticari ortaklıkları kaybetmemek için, bu konuyu “yok” sayıyorlar?

Dünya petrol rezervinin yarısından fazlasına sahip bu ülkeler neden çıkıp da “Filistin devleti tanınmadıkça ve Gazze’deki İsrail işgali sona ermedikçe dünyaya bir varil petrol bile satmayız” demiyorlar?

Bırak savaşmayı, neden İsrail’e ve bu devlete destek veren diğer ülkelere ekonomik ambargo uygulamıyorlar?

Madem kardeşiz, sor bu kardeşlere:

Aradan 37 yıl geçti:

Neden tanımadılar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni?

Ve bir kez osun, sadece bir kez...

Zor gününde senin ülkenin yanında oldular mı?


***


Elbette gerekirse biz de savaşırız Sayın Başbakan, savaşıyoruz da zaten...

Biri topraklarımıza göz diktiğinde aslanlar gibi şehit düşeriz, gözümüzü bile kırpmadan...

40 yılda 10 bine yakın askerimiz, polisimiz, korucumuz öldü bu uğurda...

Bayrağımıza saygısızlık edildiğinde de savaşırız, ulusal onurumuz çiğnendiğinde de...

Ama onun dışındaki savaşlar, bizim savaşımız olamaz asla...

Afganistan’a asker yolladınız mesela... Irak’a asker yolladınız... Hepsinden yıllar önce Kore’ye asker yolladı; sizin bugün yere göğe sığdıramadığınız Demokrat Parti hükümeti...

Sorarım size; hangisi bizim savaşımız, bunların?

Söz gelimi Kore’de neden şehit düştü onca evladımız?

Yoksa o gün Koreliler, bugün Afganlılar topraklarımıza göz dikti de haberimiz mi olmadı bizim?


***


İsrail’e şahin olacağına, Kıbrıs’a şahin ol Sayın Başbakan...

Güneydoğu’ya şahin ol ya da...

Terör örgütünün, terörün finansmanını sağladığı uyuşturucu ticaretini ya da haraç zulmünü önle yeter.

Ama sen; kendi topraklarında özerklik ilan edenleri, meclislerini, mahkemelerini kuranları görmezden geliyor, Filistin halkının uğradığı zulme üzülüp İsrail’le savaştan söz ediyorsun...

Önce kendi evinin içini düzelt Sayın Başbakan...

Gerisi askerin işi değil zaten...

Uluslararası sorunlarda; kimse toprağımıza göz dikmediği sürece, çözüm silahta, mermide değil masa başında aranır...



***


Kısacası; üzeri örtülü bir şekilde ilan ettiğin savaş bizim savaşımız olamaz...

İyisi mi halkına danışmadan, bu gibi konularda fazla cesur adımlar atma!



***


SAFLIK!

Anayasa değişikliğiyle memurlara “toplu sözleşme hakkı” getiren ve yüz binlerce memuru bu vaatle “tavlayan” iktidar, bu hakkın kullanılabilmesi için kritik önemdeki “hakem heyeti”nin bağımsız olmasını kabul etmiyormuş...

Arkadaşımız Gülümhan Gülten’in haberine göre memur konfederasyonları da, kararları bağlayıcı olacak olan hakem heyetinin hükümet temsilcilerinden oluşmamasını, bağımsız bir heyet oluşturulmasını istiyormuş. Bu arkadaşlar, aksi halde toplu sözleşme sürecinin hiçbir anlamı olmayacağını, görüşmelerin ardından yine hükümet ne derse onun olacağını söylüyor ve “Madem böyle olacaktı, o zaman biz niye referanduma ‘Evet’ dedik” diye ağlaşıyormuş...

Bu soruyu sorarken içtenlerse; o zaman aradıkları yanıtı onlara ben vereyim:

Safsınız da ondan!



***


GÜNÜN SORUSU

Balyoz darbe planı soruşturması kapsamında yüzlerce subayın tutuklanması, diğer subayları da tedirgin etmiş... Birçok subay, tutuklanması halinde maaşlarını alabilmeleri için eşlerine veya yakınlarına vekâlet vermeye başlamış... Sorum Sayın Başbakan’a:

Geleceklerinden endişeli subayların komuta ettiği böylesine moralsiz bir orduyla mı İsrail’le savaşmayı düşünüyorsunuz?

                                                                                 ***


Kılıçdaroğlu’na sorunuz var mı?

Programında bir son dakika değişikliği olmazsa cumartesi günü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşme fırsatı bulacağız.

Ne yalan söyleyeyim; ben artık kendisine soru sormak falan istemiyorum.

Benim ondan beklediğim, ana muhalefet partisinin lideri olarak sözü bırakıp, eyleme geçmesi... Uygulamalardan ve olup bitenlerden rahatsız kesimlerin önüne geçip, iktidara alternatif olduğunu kanıtlayabilmesi...

Ben sormayacağım ama sizin kendisine sormak istediğiniz sorular varsa bunları iletmeye hazırım:

Lütfen somut sorular sormaya ve kısa tutmaya çalışın.

En geç cumartesi günü 12.00’ye kadar e-mail adresime göndereceğiniz sorularınızı, Sayın Kılıçdaroğlu’na soracağımdan emin olunuz... Bekliyorum.

Mustafa Mutlu/VATAN

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget