AKP ve CHP’nin ‘Batı Politikaları’ - Erol Manisalı

Her iki parti de Batı ile ilişkilerinde bir sentez peşindedirler.
- AKP, “İslami yapı ile Batı’nın Türkiye politikalarını bağdaştırma” yaklaşımı içindedir.
- CHP ise genellikle Cumhuriyetçi ve Atatürkçü değerlerle Batı’nın bize yönelik politikalarını örtüştürme çabası güder.
AKP ve CHP’nin yaklaşımları yöntem olarak sentezci politikalardır. Her ikisinde de önemli “içerik çelişkileri” vardır. Bu çelişkiler iki partinin yaklaşımlarından çok, Batı’nın Türkiye ve bölge politikalarından kaynaklanmaktadır.(*)
Öte yandan AKP’nin sentezci politikasında Batı’nın inisiyatifi öne çıkar. “Ilımlı İslam” modeli esas itibarıyla Batı’nın (ABD’nin) öngördüğü bir sentezdir ve AKP tarafından, kısa ve orta vade için benimsenmiştir. AKP’nin sentezinin özellikleri;
- İslami yaşam tarzının ve düzenin esas alındığı bir yapılanma,
- İslam ülkeleri ile ilişkilerin, “ayrıcalıklı olarak geliştirilmesi”,
- Batı (ve Avrupa) anlamında bir sosyal devlet ve değerler sistemi yerine İslami değerlerin (ve felsefenin) ağırlıklı olarak yer aldığı bir düzen. Ancak Batı kapitalizmi ile örtüşen bir iktisadi yapı.
- Batı’nın “Ilımlı İslam” adını verdiği yaklaşım ile AKP’nin kendi felsefesini örtüştüren bir sentez.
Arap ülkelerinde 2011 başından beri yaşanmakta olan değişim rüzgârları, AKP’nin sentezci yaklaşımı ile kısmen örtüşmektedir. “Müslüman Kardeşler’in yumuşatılması” bu kapsamda düşünülmelidir. Ancak uzun vadede, “ılımlının radikale dönüşmesi olasılığı” her zaman vardır.
Bu durum AKP’den çok Batı’yı kaygılandırmaktadır.
Gelelim CHP’ye…
Eski ve yeni CHP de kendi iç dengeleri ile Batı’nın Türkiye politikalarını birleştirmeye çalışan bir eğilime sahiptir.
- Cumhuriyetin geleneksel değerleri, Atatürkçülük, Avrupa anlamında bir demokrasi ve çağdaş Batı değerleri ile senteze gidilmesi; Avrupa sosyal demokratlarına benzeme çabaları,
- Avrupa benzeri sosyal devlet yapılanması ve laik bir düzenin esas alınması,
- Devletçi olmayan karma bir ekonomik yapı ile Batı kapitalizminin örtüştürülmesi.
CHP’nin bu genel politikaları Avrupa’nın içe dönük politikaları ile örtüşmesine karşın onların Türkiye politikası ile çatışmaktadır.
Batı ile sürtüşme burada ortaya çıkıyor. Katılımcı demokrasi, üniter yapı, Lozan’ın kazanımları gibi konularda çok defa ters düşülüyor. Sadece Avrupa Parlamentosu’nun son 10 yılda aldığı Türkiye kararları bile bu çatışma ve çelişkileri açık olarak ortaya koyar.
Bu nedenle, CHP’nin sentezci politikası da uygulamada geçerli olmamaktadır. Herkes “Kral çıplak” demekten çekinmekte ve aptalı oynamaktadır.
Buradaki esas sorun CHP’de değil, Batı’nın Türkiye ve bölge politikasındadır.
AKP ile örtüşenler
Batı ile ilişkilerde AKP’nin sentezci politikası kısa ve orta vadede fiilen geçerliliğini koruyor. ABD ve AB’nin AKP’ye verdiği destek bu nedenle devam diyor. AKP’nin sentezi şimdilik Batı’yı tatmin etmektedir.
Özellikle Ortadoğu’nun yeniden yapılandırılmasında, Batı’nın bu serteze gereksinimi vardır.
Bu talepleri CHP’nin karşılamasına imkân yoktur. Ayrıca CHP’nin iç ve dış politikaları ile birçok konuda çatışma bulunuyor.
Ancak AKP’nin “sentez politikasının” uzun vadede geçersiz hale gelme olasılığı da yüksektir.
2011’in başından beri Arap dünyasında yaşanmakta olan iç çatışmalar ve değişimler bunun en önemli kanıtıdır.
Dr. Andrew Mango’nun dediği gibi, AKP Batı için şimdilik “ehvenişer”dir.(**) Ancak Batı bugün AKP’yi tercih etmesine karşın, CHP’yi de ayakta tutmaya çalışıyor.
Uluslararası ilişkilerde oyunun kuralları bunu gerektirir. Alternatif ortaklar daima bulundurulmak zorundadır. Özellikle de küresel güçler söz konusu olduğunda.
AKP ve CHP’nin sentezci politikalarındaki ortak yönlere gelince;
- Her ikisi de Batı karşıtı değildir; Hatta “Batıcıdırlar” ifadesi yanlış olmaz. CHP’ye “Batılı kimlik hedefini” de eklemek gerekir.
- Her ikisinde de “Avrasyacı bir doku” yoktur.
Bu iki temel faktör, Batı’nın her ikisini de kabullenmesine olanak sağlar.
(*) E. Manisalı, “Batı’nın Yeni Türkiye Politikası”, 2010, üçüncü baskı, Cumhuriyet Kitapları.
(**) “Avrupa’nın Gözünde Ankara Neden Ehvenişer”, Bıçak Sırtı, 27 Eylül 2010.

Erol Manisalı/Cumhuriyet

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget