Sayın Başbakan yine gürledi; “Artık bıçak kemiğe dayandı. Ramazandan sonra teröre gereken cevap şiddetle verilecek” dedi. Yani MGK gündeminin ana konusunu açıkladı. Oysa benim bildiğim MGK toplantılarının gündemi MGK Genel Sekreteri tarafından hazırlanır ve birkaç gün önce üyelere sunulur.
Elbette önce taraflarla ciddi bilgi alışverişi de yapılır. Ancak sorun yok!.. Aslında MGK çoktan AB talimatı uyarınca sivilleştirildi. Sivil ve Başbakan tarafından atanan genel sekreter, “sayın büyüğü“nün ağzından çıkanın aksini mi söyleyecek?
Sayın Başbakan daha önce AKP’nin 10. kuruluş yıldönümünde açıkladı ki:
“Suriye bizim dış sorunumuz olmaktan başka iç sorunumuzdur!”
16 Ağustos Salı günü saat 13.00′te Ulusal Kanal‘ın haber bültenine katılan TUSAM üyesi bir doktor, Başbakan’ı övdü ve sonunda bir soru üzerine dedi ki:
“Dış politikada herşey sözde değil, vücut diliyle söylenir. Başbakan acele ediyor ve bu nedenle Türkiye dış politikada kayıplara uğruyor.”
Tüm bunları sadece biz izlemiyoruz. Yabancılar da izlemekte ve dünyanın sayılı gazeteleri, BBC gibi Tv ve radyo kanalları da dünyaya yaymakta.
Bugün biraz bizim basının pek de yayımlamakta yarar görmediği gündemden bazı alıntılar yapalım.
Financial Times Eleştirisi
İşte dünyaca çok etkili ve okunan Financial Times’da yayımlanan ve BBC tarafından dünyaya yayılan haklı bir eleştiri!..
Yazar David Gardner‘a göre, her ne kadar Şam-Ankara hattındaki gerilim göz önünde olsa da esas mesele İran ile Türkiye arasındaki rekabette gizli.
Ortadoğu’nun gayrıresmi lideri olma konusunda Türkiye’nin, var olan İran egemenliğine rakip bir tavır izlediğinin söylendiği yazıda, bu gelişmenin, AKP’nin benimsediği dış siyaset yaklaşmıyla ilgili olduğu belirtilmiş.
AKP’nin Avrupa’daki Hıristiyan Demokratlar’ın muadili olan, post-İslam’cı bir parti olduğunu dile getiren David Gardner, partinin dış politika sorumlusu Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun şu sözlerine yer vermiş: “Türkiye’nin dış siyaseti, güvenlik ve özgürlük arasında bir denge bulunması üzerine kuruludur”
Gardner, “Ortadoğu’da yaygın olan üç lider tipinden, değişime direnenlerin zamanla tasfiye olacaklarını belirten Davutoğlu’nun bu mesajının, suriye’deki Esad rejimi tarafından alındığı yönünde bir işaret maalesef yok” diyerek yazısını noktalıyor. (BBC Türkiye)
‘Kriz Bizi Teğet Bile Geçmeyecek!’
Bu arada Sayın Başbakan “Bu defa kriz bizi evelallah teğet bile geçmeyecek” diyerek zamları halka dayatıyor ya? İçimizden bir STÖ de kalkmış açıklama yapmış:
“Sanayi Derneği (PETKER) verilerine göre, benzinde litre başına 1.14 Euro vergi alınan Türkiye, AB ülkeleri arasında en yüksek verginin bulunduğu ülke. Benzinde vergi miktarı bakımından Türkiye’yi 0.99 Euro ile Yunanistan ve Hollanda, 0.93 Euro ile İngiltere ve İsveç, 0.90 Euro ile Almanya ve Finlandiya takip ediyor.
Benzindeki vergi yükü litre başına, Danimarka’da 0.89 Euro, Belçika’da 0.88 Euro, Portekiz’de 0.87 Euro, Fransa’da 0.86 Euro, İtalya ve İrlanda’da 0. 82 Euro düzeyinde bulunuyor.
Avrupa ülkeleri içerisinde benzindeki vergi yükü en düşük ülke, litrede 0.51 Euro ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. KKTC’yi 0.56 Euro vergi düzeyi ilr Bulgaristan, 0.60 Euro ile Romanya, 0.61 Euro ile de Litvanya takip ediyor.
Motorinde vergileri bakıldığı zaman ise AB ülkeleri arasında litrede 0.94 Euro ile motorindeki en yüksek dolaylı verginin bulunduğu ülke İngiltere. Bu ülkeyi 0.84 Euro ile Türkiye, 0.81 euro ile İsveç, 0.71 Euro ile irlanda, 0.70 Euro ile Yunanistan takip ediyor.
Motorinde en düşük verginin bulunduğu ülke ise 0.43 Euro ile Lüksemburg, Lüksemburg’u 0.49 Euro ile İspanya, 0.50 Euro ile KKTC, 0.51 Euro ile Bulgaristan ve Letonya izledi.
Kurtul Altuğ/AYDINLIK
Yorum Gönder