Mustafa Kemal, Cumhuriyet kuracağını 1906 yılında söylemişti
Her yıl 23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim, 30 Ağustos gibi önemli günlerde yapılan resmi konuşmaların ve medyanın öncelikli konusu Mustafa Kemal Atatürk'tür. Bu günlerin dışında belki de Atatürk'ün en çok konuşulduğu gün ise 10 Kasım'dır. Son yıllarda Gazi Mustafa Kemal daha çok konuşulur oldu. Aslında eleştirilir oldu diyecektim, ancak artık eleştiri sınırlarının aşıldığı, çarpıtma, iftira ve hakaretlerin açıkça edilebildiği bir süreçte olduğumuzu anımsadım.
Atatürk geleceği gören, ne yapacağını bilen, özgüveniyle milleti peşinden sürükleyen bir liderdir. Cumhuriyet düşüncesi 1923'ten çok uzun yıllar öncesinde Mustafa Kemal'in aklındaydı. Osmanlı Ordusu'nun genç bir subayı olarak görev yaptığı Suriye'de, 1906 yılında arkadaşı Halil ile arasında geçen konuşma bunun kanıtıdır.
Mustafa Kemal: “Padişah da kim oluyormuş? Padişahlık da ne demekmiş?”Halil: “Peki memleketi nasıl idare edeceğiz? Sultan Hamid fenadır, seninle beraberim. Ama o giderse gene bir padişah lazım.”
Mustafa Kemal: “Neden mutlaka padişah fikrine saplanıyorsun Halil! Cumhuriyet yaparız. Cumhuriyet”Yıl 1911'dir. Osmanlı topraklarında okuma yazma oranı insanı korkutacak kadar düşüktür. Cehaleti aşmadan ilerlemenin olanaksız olduğunu bilen Mustafa Kemal, Batılı ülkeleri yakalamak için Latin Alfabesi'ne geçmenin gerekliliğine inanmıştır. İşte o yıl Mustafa Kemal şöyle demektedir;
“Eğer günün birinde ben söz sahibi olursam Türkiye'de Latin harflerini kabul ettireceğim.”Ülke toprakları işgal altındadır. Mustafa Kemal İstanbul'dan ayrılmak, Anadolu'ya giderek kurtuluş mücadelesini başlatmak istemektedir. Ordu müfettişliği görevini de bu nedenle kabul etmiştir. İşgal ordularının gücünden, yenilmezliğinden, silahlarından bahsederek, onlara karşı direnişin çılgınlık olacağı düşüncesini yayarak yılgınlığı, teslimiyeti egemen kılmaya çalışanlara ders veren bir özgüvenle Mayıs 1919, Samsun yolunda şu sözleri dile getirmiştir;
“Bu sersem adamlar işte böyle… Yalnız demire, çeliğe ve silah gücüne dayanırlar. Maddeden başka bir şey bilmezler. Bağımsızlık ve özgürlük uğrunda savaşa kararlı bir ulusun kudret ve gücünü anlamaktan acizdirler. Biz silah ve cephane değil, ülkü iman dolu kafa götürüyoruz.”Birçok yabancı Mustafa Kemal'in geleceği görme özelliğini takdir etmiştir. Bu konuda en çok beğendiğim konuşma ise 1960 yılında, İngiliz Devlet Adamı Lord Kinross tarafından yapılmıştır. Şöyle demektedir Lord Kinross;
“Atatürk, tarih boyunca gelip geçmiş en büyük devlet adamlarından biridir. Hiçbir zaman yaşadığı zamanın üzerinde durmamış, ileriyi görerek ona göre iş yapmıştır. Atatürk'ü Mussolini ve Hitler gibi yöneticilerden ayıran nokta işte bu niteliktir. Onlar her yaptıklarında kendilerini düşünerek hareket ediyorlardı. Atatürk, kendisinden ötesini, 20 - 30 yıl ilerisini görerek hareket ederdi.”Aslında Mustafa Kemal, sadece 20-30 yıl ilerisini değil çok daha uzun yıllar sonrasını görmektedir. Cumhuriyet düşmanlarının sindikleri köşelerden her fırsatta başlarını kaldıracaklarını bilmektedir. Bunun için daha 1927 yılında, belki de bugün yaşadıklarımızı öngörerek şu sözlerle uyarmıştır;
“Gelecek kuşakların, Türkiye'de cumhuriyetin ilanı günü ona hiç acımadan saldıranların başında cumhuriyetçiyim diyenlerin yer aldığını gördükleri zaman şaşacaklarını hiç sanmayınız.”Mustafa Kemal, Ağustos 1920'de, Afyon'da yaptığı konuşmada, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik saldırıları değerlendirmiştir. O konuşmanın, bugün yaşananlar için de bir uyarı olduğunu göreceksiniz.
“Ordu düşmanlarımızın birinci taarruz hedefi oldu. Orduyu imha etmek için mutlaka subayları mahvetmek aşağılamak lazımdır. Buna da teşebbüs ettiler… Allah göstermesin milletin bağımsızlığı ihlal edilirse bunun vebalı subaylara ait olacaktır.” Yazar Erol Mütercimler'in, Mustafa Kemal Atatürk'ü anlatan şu sözleriyle bitirelim yazıyı;
Ortaokula gelene kadar Mustafa'ydı.
Matematik yeteneğiyle Mustafa Kemal oldu
Emperyalizmi dize getirdi, Gazi Mustafa Kemal oldu
Yüzlerce yılın kökleşmiş alışkanlık ve geleneklerini yıktı, adı Gazi Mustafa Kemal Atatürk oldu…
Türk halkı ona kısaca “Atatürk” dedi.

Yorum Gönder