Bilançonun karanlığı! - Mehmet Faraç


Kapkara bir perdenin vatan toprağına serilmesi gibi!..
Ülkenin tüm coğrafyalarında aydınlanma ateşinin üzerine zehir saçılması gibi!..
Ve cumhuriyeti cumhuriyet yapan unsurların bir bir işgal edilmesi gibi!.. Taarruz ne yazık ki amansızca sürüyor:
- Başbakan, ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu’na “Bahtsız bedevi” diyerek siyasetteki seviyenin nerelere indiğini kanıtladı...
- Bedevi kılığındaki cüppeliler, tıpkı İran’daki şeriat polisleri gibi, İzmir Kordon’da oturan çiftleri “Allah’ın emir ve yasaklarına uyun“ diyerek uyarmaya başladı!..
- Tokat’taki Gazi Osman Paşa Lisesi’nin internet sitesinden bile Atatürk’ün fotoğrafı silindi...
- Ve... Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Atatürk’ün kapattığı tekke ve zaviyelerin yeniden açılması için, CHP’yi “yasayı ele almaya” çağırdı!..
Cumhuriyetin rövanşını almak isteyenlerin erozyon ve yıkım bilançosu ne yazık ki giderek ağırlaşıyor!.. Kara, öfkeli ve intikamcı bir bilanço!..
Karanlık ve paslı bir zincirin halkaları topyekun kuşatma için pervasızca birbirine ekleniyor!.. Tüm bunlar ne yazık ki Batılısıyla, Doğulusuyla; yoklukla ve savaşla, bin bir emekle kurulan ülkemizde yaşanıyor!..
Yani “Türkiye Cumhuriyeti”nde... Vah ki ne vah!..
Atatürk sizi bekliyor!..
Aklınızda gelecek kaygısı, yüreklerinizde sevdayla... Yaprak dökülmüş ırmakların berraklığıyla... Hüzne bulanmış gökyüzünün güneşe hasretiyle...
Bırakın; öfkeniz yumruğunuzda erisin, azminiz anıtlarda büyüsün!..
Bırakın; Truva kısrakları, işbirlikçi, ikinci ve de kinci cumhuriyetçi tayfa kendi bataklığında kıskançlıktan çatlasın...
Uymayın siz onlara... Boş verin gafilleri, dönekleri devekuşlarını ve at gözlüklüleri!..
Nefesinizi çakala çukala laf yetiştirmek için harcamayın... Kiralık sayfalarında sizi kışkırtmak isteyen gerici-işbirlikçi kalemşorların uyuzluklarını da okumayıverin...
Uzaktaysanız eğer, sabahın alaca karanlığında o masmavi gözlerin size açtığı ışıklı yola vurun kendinizi...
Tüm umudunuzla, kanaviçe gibi işlenen aydınlık düşüncenizle, sapsarı saçlarda dalgalanan aydınlanma ateşinin sahibine yönelin...
Nerede yaşıyorsanız eğer, 10 Kasım sabahı dosta-düşmana inat Ankara’da olun... Cumhuriyetin evlatları olarak uygar adımlarla Ata’nıza yürüyün... Sevdayla, özlemle, hasretle...
Tıpkı 29 Ekim’de Ulus’ta olduğu gibi, Tandoğan‘dan Anıtkabir’e de, öylesine coşkulu, öylesine yürekli bir insan seli yaratın ki, gafiller ders çıkarsın...
Unutmayın; Atatürk, cumartesi sabahı Ankara’da sizi bekliyor...
Neredesin sendika?..
Ankara’da, 29 Ekim’de yapılan yürüyüşte yalnızca Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Genel Başkanı İsmail Tutuoğlu‘nu görmüştüm...
Adında “Türk” geçen Türk-İş, adında “Devrim” geçen DİSK, adında “emekçi” geçen KESK ve diğerleri... Hiç birinin lideri nedense 29 Ekim’deki Ankara buluşmasında yoktu...
İşçi Partisi Genel Başkanvekili Hasan Basri Özbey, 10 Kasım’da, Anıtkabir’de “Atatürk’le birleşmek için” bu sendikaların başkanlarına da birer mektup göndermiş...
Mektupla çağrı İşçi Partisi ve Özbey’in duyarlılığı açısından çok sevindirici de, sendika geçinen bu kuruluşlar için ne yazık ki çok üzücü...
Cumhuriyet ve kurucusunun yanında olmaktan kaçınan işçi önderlerine ne oldu acaba!.. İnsan düşünmeden edemiyor;  AKP’den mi korktular yoksa yön mü değiştirdiler?..
Bu ülkede toplum önderi olması gereken sendikalar Cumhuriyet bayramı etkinliklerine katılmıyorsa, ülkenin kurucusuyla ilgili anma törenine mektupla çağrılmak zorunda kalıyorsa, emek, örgütlenme ve direniş açısından sözün bittiği yerdir!..
CHP’deki ‘terörist!..’
Evet, Ankara polisi alarmda!.. Güvenlik birimleri yolları tutmuş...
Bir zanlıyı arıyorlarmış... Sanki “terörist“miş gibi, dikkatle, özenle ve ısrarla!.. Zanlının yaşadığı bölgede ilk kez trafik uygulaması da başlatmışlar...
Hatta zanlının evinin çevresinde çok sayıda ekip de görevlendirilmiş... Polisler onu yakalamak için sabaha kadar otomobillerde bekliyorlarmış...
Şahsın ailesi, “ihbar var” iddiasıyla de taciz ediliyormuş!.. Baskı ve kuşatma o kadar artmış ki, CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce ile bir grup vekil olay yerine giderek bu trajikomik vakaya müdahale etmek zorunda kalmış...
Peki, kimmiş “terörist” gibi aranan bu çok tehlikeli zanlı?.. CHP Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin‘un şoförü Yurtal Gültekin...
Gültekin‘in çok büyük bir suçu varmış ki, tüm Ankara polisi günlerdir onun peşinde!.. Meğerse Ulus’taki 29 Ekim kutlamalarında, polisler 70 yaşındaki Adnan Keskin’in yakasına yapışıp tartaklayınca, Gültekin de müdahale ederek kurtarmış!..
Şimdi polis, Keskin’i boğazlamaya kalkışan emniyet amirini bırakmış, Gültekin’in peşine düşmüş...
Keşke Ankara polisi, oraya buraya bombalı araç bırakan teröristleri de bu kadar hassasiyetle takip edebilseydi!..
Direncin yönü!..
Her platformda CHP’yi aslanlar gibi savunan Levent Kırca...
Sözünü esirgemeyen ünlü aktör İlyas Salman...
Sinema oyuncusu Suzan Aksoy...
Delikanlı geçinenlere inat, sansürcü ve tasfiyeci zihniyete isyan edebilen 80 yaşını aşmış ünlü yazarlar Oktay Akbal ve Fikret Otyam...
Saygın bilim insanları Muazzez İlmiye Çığ ve Özdemir Nutku...
Hepsi geçen haftalarda “Yeniden Atatürk devrimi için” diyerek İşçi Partisi’ne katılmışlardı...
Geçen hafta sonu ise Mersin’de Ülkü Ocakları’nı kuran Nural Emiroğlu İşçi Partisi saflarına geçmiş...
Eski Ülkücü ve 1990’da DYP’nin Fatih İlçe Başkanı olan Ali Kemal Aksoy‘un artık İşçi Partisi’ne oy vereceğini de Sabahattin Önkibar önceki gün köşesinde yazmıştı...
Peki neden?.. Birçoğu daha düne kadar CHP’yi ve MHP’yi militanca savunan bu çok önemli şahsiyetler, niçin İşçi Partisi’ne yöneldiler?..
Yalnız bu soru değil; 1.5 yıl önce yayına başlayan Aydınlık gazetesi nasıl oldu da sermayenin kıskacına rağmen 70 bin tirajına ulaştı?..
Peki ya Ulusal Kanal?.. Nasıl oluyor da reklam ambargosu ve hükümet baskısına rağmen ünlü haber kanallarına toz yutturabiliyor?..
İster kabul edin ister etmeyin... İster kızın ister kızmayın... Ben yalnızca şaşırtıcı ve düşündürücü bir fotoğrafa dikkat çekiyorum!..
Durum da ortadadır, insanların gerekçeleri de!..Türkiye dönüştürülmek istenirken direnç noktası da “Atatürk’te birleştik” diyen işte bu üç ayak üzerinde büyüyorsa, nedenini araştırmak lazım...

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget