“Değerli okurlar...
Asrın
iftirasına uğrayan Maltepe’deki arkadaşlarım size mektup yazmak
istiyor. Sizin oraya gidebilmeniz mümkün değil, onlar size gelecek, her
neredeyseniz, oraya... Hem başlarına geleni, hem de memleketin başına
geleni anlatmak istiyorlar. Olan biteni öğrenmek istiyorsanız,
gerçekleri bizzat onların ağzından duymak istiyorsanız, lütfen adınızı
adresinizi gönderin” diye yazdım.
*
Adres yağıyor.
Sağanak.
Her bir dakikada 20’nin üzerinde e-posta geliyor; hesap edin!
*
Başbakan “bu ülkede artık ulusalcı mulusalcı yok” diyor ama... “Kişiye özel mektup” hadisesi daha ilk günden “ulusal” kampanyaya dönüşmüş vaziyette.
*
Baskıya yetiştirebilmek için cuma günü saat 17 itibariyle yazıyorum; 81 şehrimizin 81’inden de adres geldi, “ben de varım, bana da gönderin” diye... 100’ün üzerinde ilçeden adres geldi. Köylerden geliyor.
Almanya’nın
neredeyse her şehrinden adres var. ABD’den var, İngiltere, Fransa,
İtalya, Norveç’ten gelen adres var, Avustralya’dan var, Japonya’dan,
Rusya’dan var, KKTC’den Azerbaycan’dan Özbekistan’dan var, Avusturya’dan
Belçika’dan İskoçya’dan Birleşik Arap Emirlikleri’nden var, Romanya,
Ukrayna, İsviçre, Hollanda, Danimarka, Çek Cumhuriyeti, İsveç’ten var.
*
Dünyanın en büyük ailesi.
*
“Bu mektubu, asrın iftirasının kanıtı olarak, çocuklarım için saklayacağım” demiş mesela, Antalya’dan Erdoğan...
“Hepimizin mektuplaşmaya, içini dökmeye ihtiyacı var, çünkü aslında
hepimiz bu baskıcı zihniyet düzeninde, Türkiye Cezaevi’nde hapis değil
miyiz?” diye sormuş, Balıkesir’den Orhan... “5 ay 5 gün
askerlik yaptım ama, asıl vatan savunması sivil hayattaymış, bunu
anladım, buradayız, unutmadık sizleri, yazın bize, anlatın” demiş, Adana’dan Ali... “Gelecek olan mektubu, sosyal medyada paylaşacağım” diyen var, “eczanemin kapısına yapıştıracağım” diyen var, “butiğimin vitrinine yapıştıracağım” diyen var, “Tekel büfesiyim, cama yapıştıracağım” diyen var. “Çevremizi bilgilendirip, üzülmekten fazlasını yapabiliriz” diyen var. “Bize ulaşsınlar ki, herkese ulaştırabilelim” diyen var.
*
Bu vurgu çok var... Yurttaşlar, kendilerine gelecek mektubu fotokopiyle çoğaltıp, eşine dostuna komşusuna dağıtmak istiyor.
*
Profesörler
de var, garsonlar da, öğretmenlerin sayısı hakikaten gurur verici,
kuaförler var, taksiciler var, üniversite öğrencileri çığ gibi;
özellikle hukuk öğrencileri müthiş ilgi göstermiş, daha şimdiden tez
konusu oldu, esir subayların ailelerine gönüllü hizmet vermek isteyen
hekimlerimiz var, hemşirelerimiz var, Anadolu’nun gerçek basın
kahramanları yerel basından arkadaşlar var, mühendisler, bankacılar,
arkeologlar var, operacılar, ev kadınları, emekliler, pastaneciler,
grafikerler, mimarlar, işçiler var, ben hayatımda böyle bir dayanışma
görmedim, aklınıza hangi meslek geliyorsa... Sürprizi kaçmasın diye
ismini vermiyorum, mektup’u şarkı yapacak müzisyen var, sinemacı var,
noterler var, çiçekçiler var, “kimliğim ve adresim şerefli ordumuzun şerefli komutanlarına iletilmek üzere size emanet” diyen, devlet memurları var.
*
“Varsın televizyonlarda adınız geçmesin, biz sizi unutmadık” diyor, Samsun’dan Sıla... “Çocuklarınıza abla olalım” diyor, Münih’ten Berna... “Bilin ki, 8 yaşındaki oğlum Alp, her gece size ve çocuklarınıza dua ederek uyuyor” diyor, Mersin’den Lokman... “Biz var olduğumuz sürece, başınızı yere eğdirmeyeceğiz” diyor, Denizli’den Hüseyin... “Sizi kurtaracak gücüm yok ama, sizinle paylaşacak yüreğim var” diyor, Gaziantep’ten Serhan... İstanbul, Ankara, İzmir... Ansiklopedi olacak mesajlar var. “Lütfen birazcık popomuzu kaldırıp çaba harcayalım, yoksa bu duyarsızlıkla cennetine almayacak bizi yaradan” diyor, Bursa’dan Asuman.
*
Sığması
imkânsız... Yarın devam edeceğim. Yazın kardeşim, adres: Maltepe Askeri
Cezaevi, General Nurettin Baransel Kışlası, Maltepe, İstanbul... Veya, yozdil@hurriyet.com.tr
*
Sahte delillerle asrın iftirasına uğradılar... Sahte kalabalık olmayalım.
Yorum Gönder