Uçak Krizinde Asılsız İstihbarat mı?

PKK, Güneydoğu’da (Van) okullara yönelik saldırılarına yeniden başladı...
90’lı yıllarda aynı yöntemi kullanan eli kanlı terör örgütü, Tunceli, Diyarbakır’ın kırsal kesiminde kaç öğretmen öldürmüştü?
Giderek azgınlaşan terör örgütü, o küçücük çocukların bulunduğu sınıflara patlayıcı atıyor, onlara gözdağı veriyor.
Amaçları çocukları okula değil dağa çıkarmak...
Böyle vicdansızlık olur mu?
Eli kanlı çete 13-14 yaşındaki çocukları kandırıp ya da ailelerine baskı yapıp giderek sıkışan örgütü güçlü kılmaya çalışıyor.
Kimi zaman okul basıyor, kimi zaman öğrenci yurtlarını yakıyor.
Örgütün askeri kanat sorumlusu Duran Kalkan, sanırım iki ay önce, bir açıklama yapıp şöyle demişti:
“Çocuklarınızı okula göndermeyin, seçmeli derslere yazdırmayın, askere gitmelerini önleyin, devlet memuru yaptırmayın...”
Bu ne demek?
“Çocuklarınızı bize verin, çatışsınlar ve 16-17 yaşında ölsünler.”
***
Türkiye’nin gündemi Suriye’deki iç savaşa kilitlenmiş durumda.
Moskova’dan önceki gün kalkan Suriye Hava Yolları’nın yolcu uçağı hava sahamıza girdiğinde Bandırma’dan havalanan savaş uçaklarımız tarafından Ankara Esenboğa Havalimanı’na indirildi.
Uçağın içinde Rus diplomatların olduğu söyleniyor...
Kargosunda arama yapıldı, bazı büyük kutulara el konuldu.
Kutuların içinde füze yapımında kullanılan parçalar, elektronik haberleşme aygıtları bulunduğu öne sürülüyor.
Rusya, dün sabah konuyla ilgili bir açıklama yapıp kutularda silah ve teçhizat bulunmadığını belirtip şöyle dedi:
“Suriye uçağının indirilmesi nedeniyle Türkiye’den ayrıntılı bir açıklama bekliyoruz.”
İşte yeni bir kriz daha kapımızda, bu kez Rusya’yla...
***
Can sıkıcı ve kaygı verici bir dönemden geçiyoruz...
Bir yandan PKK, öte yandan emperyalist güçlerin, Suudi Arabistan ve Katar’ın gazıyla Suriye’deki iç savaşa balıklama dalıp yangına körükle gidiyoruz.
Irak’la, İran’la, İsrail’le aramız kötü, Suriye’yle düşman kardeşleriz.
Nasıl çıkacağız bu işin içinden?
Bakın neler oldu son günlerde...
Diyarbakır Emniyet Müdürü’nün duygu yüklü içten konuşmasına hem Başbakan hem muhalefet tepki gösterdi...
Ölen genç insanların arkasından niçin ağlanmaz, neden vicdanlar sızlamaz?
Gaffar Okkan’ı anımsayın, Uğur Mumcu’yu, Musa Anter’i, Cevat Yurdakul’u...
Sonra dağa çıkarılan 14-15 yaşlarındaki kız ve erkek çocuklarını düşünün.
Yaşamı, duyguyu...
Biraz da vicdanınızın sesini dinleyin!
***
Elbet PKK terörüyle mücadele edeceğiz.
Silahlı mücadelede Kürt halkının desteğini almamamız, halkın seçtiği BDP milletvekillerini dışlayıp Kandil ve İmralı’yla ilişki kurmak niye?
Bir oturup düşünün isterseniz.
Susturulmuş bir toplum, gerçekleri görmeyen siyasetçiler...
Tek dostumuz Barzani...
Hiç şaşırmıyorum!

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget