Takunyalı Papaz ve Reformist Kafir?


Malum, söylediklerimiz karşısında yegane savunma biçimi “bunlar reformist bir takım kafirlerdir” ekseninde gelişiyor. Haşmetli efendiler, kendilerine kulluk edenleri bu türden sözlerle etkileme gayretindeler. Bir çeşit “aforoz” tekniğidir bu. “Reformist” diye anılan adamın gardı düşer. Onun din konusunda söyledikleri tümüyle etkisizleşir.
Lakin, Türkiye’de din, doğru köklerden ve kaynaklardan beslenmiyor. Hazret, dönüp geriye bakabilse, söylediklerimizden çok daha ileri şeylerin “bizzat sahabeler tarafından söylendiğini görecektir.” İslam tarihi, bugün olduğu kadar kısır ve içtihada kapalı bir içerikle çıkmaz karşımıza. Aksine, sahabelerden itibaren çok ciddi sorgulamalar ve tartışmalar yapılmıştır.
Şimdi size bazı örnekler sunacağım. Sunacağım örnekler İslam’ın ilk müfessirlerinin görüşleridir. (İlk tefsirciler) Dikkatle incelemenizi öneriyorum...
İhtiyaçtan fazlası haram
1. Sahabelerin en meşhurlarından Ebuzerr-El Gıffari “kişinin ihtiyacından fazla mal biriktirmesinin haram olduğunu savunmuştur. Bu savunusu, Peygamber hayatta iken de yapılmıştır. Lakin Peygamber Ebuzer’i kafirlikle itham etmek şöyle dursun, O olmada sohbetlere başlamamış, O’nu yanından ayırmamıştır.
2. Bedir harbine katılmış sahabelerden, Kureyş’te ilk Müslüman olanlardan, Hz.Ömer’in kız kardeşi Safiye’nin eşi, Kudame b. Maz’un el Cumahi, şarap içtiği hanımı da dahil şahitler ile ispat edilince Hz.Ömer’in huzuruna getirilir. Burada şarabın haram olmadığına dair çeşitli görüşler öne sürer. Cezalandırılsa da bu işe devam eder.
(Burada şarap içmenin helal olduğunu söylemiyorum, aksine bunların iddia edilebildiğini, Hz.Ömer’in bu iddia karşısında, Kudame’nin kellesini almak yerine, iddiasını dinlediğini göstermeye çalışıyorum. Bu örnekten yola çıkarak “art niyetli yorumlar yapacaklar olacaktır. “ Boşuna uğraşmayın...)
Melekler doğa kuvvetleri
3. İbni Abbas’ın (ilk müfessirlerden) talebesi Mücahid, Kur’an tefsiri hususunda çok daha ayrıntılı bakmak gerektiğini, farklı dillerden yararlanılabileceğini, birçok ayetin sembolik anlamlar ihtiva ettiğini, “aşağılık maymunlar olun” ayetinin, maymuna dönüşmek değil de, nefslerin maymunlaşması manasına geldiğini söylese de, kendisinden çok sonraları ortaya çıkan Taberi tarafından “reformist” olarak nitelendirilmiştir.
4. Yine ilk müfessirlerden İkrime, tıpkı Mücahid gibi mutezili (reformist) olmakla itham edilmiştir. Lakin mutezil henüz ortaya çıkmamışken. Ne garip! İkrime, çok eşliliğin Kur’an’da olmadığını savunmuştur. Ve Bakara 19’da geçen Rad kelimesinin (bulutları kaplayan melek) anlamının gök gürültüsü olduğunu söylemiş. Meleklerin, doğa kuvvetleri olduğuna işaret etmiştir. Kendisinden 1000 yıl sonra “mutezil, reformist”olarak kendisini damgalamış hocalarca dışlanmıştır.
Kişisel mülke kader dediler
5. Ebuzer el Gıffari’nin talebelerinden, Mabed el Cuheni; “iman esasları arasında kadere iman yoktur” demişti. Bu görüş, ilk müfessirler arasında yaygındı. Bu görüşün yaygınlaşmasının nedeni, Emevilerin devlet malını kişisel mülk edinip bunun kader olduğunu söylemeye başlamasıydı. Ebuzer’in talebelerinin tamamı, Emevi saltanatıyla mücadele ettiler. Ve çoğu ilk müfessirler arasında anıldı. Hiçbiri bu görüşünden dolayı öldürülmedi. Öldürülmek şöyle dursun hep saygın oldular.
6. Gaylan ed-Dımeşki (ilk müfessirlerden) insanın özgür iradesinin bulunduğunu, olayların önceden belirlenmediğini söylemişti. Kader inancının yanlış anlaşıldığına dem vurmuştu. Emevilerin Diyanet yetkilisi İmam Evzai’nin fetvasıyla, elleri ve ayakları kesilerek öldürüldü.
7. Hasan el-Basri, meşhur mektubuyla bilinir. Emevi hanedanlığına yazdığı “kader risalesi adlı mektubuyla bilinen Hasan-el Basri, tabiun’dan anılır. Kendisi şimdiki madrabazların reformizm olarak andığı yüzlerce görüşü bu meşhur mektubunda ifade etmiştir. Tüm metinlerde “mübarek kişi olarak anılan Hasan el-Basri, Gaylan ed-Dımeşk ile aynı kader görüşünü savunmuştu.
Doğa yasalarına aykırılık olmaz
8. Cehm bin Saffan’a göre Allah dışında ezeli ve ebedi bir şey yoktur. Cennet ve Cehennem de ebedi değildir. Yıkılacaktır. Arapların sanrısının dışında Allah, zaman ve mekandan münezzehtir. Kabir azabı, sorgu meleği, berzah,sırat köprüsü, peygamberlerin şefaati söz konusu değildir. Tam reformist değil mi?
9. Ve büyük tefsirci Nazzam’a göre, mucizeler doğa yasalarına aykırı gelişmez.
Doğal yasalardır. Fizik kanunlarına uygundurlar. Cin görülemez, Teravih namazı gereksizdir, bedenden ayrı bir ruh yoktur..vs.
Evet kıymetli dostlar. Sadece 9 örnek verdim. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Verdiğim örneklerin tamamı “ilk müfessirlerdir.” Hani diyorlar ya bize; “1400 yıldır sahabeler, alimler yanlış söyledi de sen mi doğru söylüyorsun...” Kim ne demiş? Kim ne söylemiş? Buyrun birlikte bakalım...
İslam tarihinin “en sığ dönemi, yaşadığımız dönemdir..”
Reformist? O da kim?

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget