Sokağa Çıkamıyacaklar - Rifat Serdaroğlu


Şırnak’ta, şehir içindeki Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Lojmanları roketatar ve ağır silahlarla saldırıya uğradı. 1 Polis şehit oldu, çok sayıda polis yaralı.
Doğu ve Güneydoğu’da Kürtçü-Bölücü örgüt elemanları yol kesiyor, istediği insanı alıp dağa kaldırıyor. Her taraf PKK terör örgütünün paçavralarıyla dolu. Cumhurbaşkanı, PKK’nın siyasi temsilcilerini Çankaya Köşkünde ağırlıyor, ama onlar Cumhuriyet Bayramı törenlerine de, Anıt Kabir’e de gelmiyorlar.
Devlet iflas etmiş, güvenlik güçleri kendini korumaktan aciz.
Valiler bu işlerle uğraşıp, vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamak yerine “otobüs kovalıyorlar.”
Türk Polisi kendine verilen emri uyguluyor ve elinde Türk Bayrağı taşıyan kendi insanlarının üzerine biber gazı ve soğuk su sıkıyor. Türk milleti, en büyük bayramı olan “Cumhuriyet Bayramı”nı kutlamak, Atatürk’üne gidebilmek için kendi ülkesinde, kendi polisi ile çatışıyor!
2002 yılından bu yana AKP’nin önderliğinde, yandaş-damat medyası, Exeter kaynaklı Rektörler ve öğretim elemanları, Polisteki cemaat beslemeleri, iktidarın emrine girmekten utanmayan Yargı mensupları, tarikatçı bürokratlar, olayların farkında olmayan geri zekâlı-avantacı sanatçılar, devlet düşmanı satılık yazarlar, AKP’ye her sıkıştığında baston olmayı “milliyetçilik” sanan zavallı muhalefet partileri, uluslararası sermayenin paraya tapan temsilcileri ve bir koltuk uğruna geçmişini ve silah arkadaşlarını satan Komutanlar Türkiye’yi işgal programının tamamlanması için çalışıyorlar.
*Türkiye’nin bağımsızlığını temsil eden Türk Bayrağı, olay çıkmasın diye indiriliyor. Polis araçlarının üzerine takılan örgüt paçavrası, olay çıkmasın diye indirilmiyor!
*Türk Milli Eğitimi, 4+4+4 şaklabanlığıyla millilikten uzaklaştırılarak, tarikatların kucağına atılıyor.
*Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurulmasına vesile olan “Milli Bayramlarımız” iktidar tarafından yasaklanıyor, unutturulmaya çalışılıyor.
Cumhuriyet, Cumhuriyet olalı böyle zulüm görmedi. AKP Valileri, aldıkları kanunsuz emirleri uygulamaktan çekinmediler. İçlerinden bir tanesi bile
“Böyle saçmalık olur mu? Milletin kendi varlığının sebebi olan bayramın kutlanması yasaklanır mı?” diyemedi. İnsanların Anayasa teminatı altındaki
“Seyahat Özgürlükleri” sebep gösterilmeden AKP Valileri tarafından engellendi.
Anıt Kabir’e gitmekten, Ata’sına saygılarını sunmaktan başka amacı olmayan insanların üzerine, kadın-çocuk-yaşlı demeden biber gazı ve soğuk su sıkıldı. Sanki Türkiye işgal altındaydı.
AKP bu inadında ısrar ettiği takdirde, AKP yetkilileri yalnız başlarına sokağa çıkamaz hale geleceklerdir. İstanbul’da düzenlenen ve tüm dünyanın izlediği tenis organizasyonun ödül töreninde, AKP’li Bakan ve bürokratların salonu dolduran 17.000 kişinin tamamı tarafından ısrarla ve devamlı olarak ıslıklanıp ve yuhalanmaları, patlama noktasına gelen toplumun kendiliğinden oluşan tepkisidir. Maalesef bu olaylar artarak devam edecektir.
Başbakan Erdoğan ve AKP yetkilileri artık akıllarını başlarına almalıdırlar.
Demokrasinin en büyük nimeti, seçimle gelenin-seçimle gitmesidir. AKP ve Erdoğan bunu içine sindirmek ve hazmetmek zorundadır. Kimse şah-padişah değildir. Hele evliya hiç değildir. Recep Tayyip Erdoğan da sıradan bir insandır. Geldiği gibi gidecek, Türk Tarihine- Türk Milletine ve Türk Yargısına mutlaka hesap verecektir.
İktidarının sonu yaklaşırken Erdoğan, koruma sayısını 1200’de 2400’e çıkarmak istemiyorsa, Bakanlarının-Milletvekillerinin-İl Başkanlarının her gün sokaklarda yuhalanmalarını, yumurta ve domates yağmuruna tutulmalarını istemiyorsa, Türk Milletinin hassasiyetlerine saygılı olmayı ve demokrasinin bir araç olmadığını artık anlaması gerekir. Sabır taşı çatlamak üzere.
Sağlık ve başarı dileklerimle
30 Ekim 2012
RİFAT SERDAROĞLU
rifatserdaroglu@gmail.com
twitter.com/rifatserdaroglu

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget