Baş var, Cumhur yok - Mehmet Ali Güller

Baş var, Cumhur yok - Mehmet Ali Güller
Bu 29 Ekim öncesinde yaşananlar ve tartışmalar, son 10 yılda çatışma konusu yapılan iki kavramı berraklaştırıyor.
AKP Hükümeti’nin başta Cumhuriyet Bayramı olmak üzere resmi bayramların nasıl ve kimler tarafından kutlanacağına dair çıkardığı “tören ve kutlamalar yönetmeliği” anımsanacağı gibi şu gerekçeyle çıkarılmıştı: Törenleri militarizmden arındırmak! 
Dolayısıyla törenler sivilleşecek, yani halk kendi bayramını kutlayacaktı!
Peki, öyle mi oluyor? İşte olmadığının göstergeleri:
AKP’NİN HALKSIZ TÖREN YÖNETMELİĞİ
1) AKP’nin yönetmeliğinde “Atatürk anıt veya büstüne mülki idare amiri, garnizon komutanı ve belediye başkanı tarafından çelenk konulur” deniliyor.
Yani militarizmden arındırılan törende asker yine çelenk koyuyor ama halk ve halkın temsilcisi olan kuruluşlar anıta yaklaşamıyor bile…
Nitekim geçen 23 Nisan’da kolluk kuvvetleri, siviller ve sivillerin kuruluşları anıta çelenk koymasın diye barikat kurmuşlardı.
2) AKP’nin yönetmeliğinde törenlerin her ayrıntısı var. Hatta anıtın neresine askerin, neresine belediye başkanının çelenk koyacağı bile saptanmış. Ama yönetmelikte halk yok.
Sadece törene katılan yetkililerin, “halkın bayramını kutladığı” söyleniyor.
Yani AKP yönetmeliğinde asker var ama sivil yok.
3) AKP’nin yönetmeliğinde Cumhuriyet Bayramı törenlerinin başı Cumhurbaşkanı. Resepsiyonu da Cumhurbaşkanı veriyor, Anıtkabir’e de Cumhurbaşkanı gidiyor. Ama ne resepsiyonda, ne Anıtkabir’de halk yok!
Yani AKP yönetmeliğinde Cumhurbaşkanı var ama cumhur, yani halk yok.
4) AKP’nin yönetmeliğinde “kurtuluş günleri” için artık “tören geçişi” yok. Ne var? Valilikçe oluşturulan komitenin belirleyeceği sergi, konferans, yarışma vs…
Yani aslında AKP’nin yönetmeliğinde “kurtuluş günü” kutlaması yok! Nitekim bu 6 Ekim’de İstanbul’un kurtuluşu kutlanmadı.
İstanbul’un fethi kutlanıyor ama İstanbul’un emperyalist işgalcilerden kurtarılması kutlanmıyor. Neden? Çünkü Cumhuriyet’e düşmanlar! Oysa İstanbul’un kurtuluşu, ikinci fethidir aslında.
5) Cumhuriyet Bayramı nedir? En basit tarifiyle Cumhur’un yani halkın bayramıdır.
Ama bu yönetmelik nedeniyle Cumhur, bayramını kutlayamıyor: Gül’ün resepsiyonuna katılamıyor, Gül’ün Anıtkabir ziyaretine katılamıyor, Atatürk anıtlarına yaklaştırılmıyor… Zaten stadyumlarda tören de yok.
Cumhur ne yapacak peki? Bayramına sahip çıkmayacak mı?
Cumhur da Cumhuriyet’in ilan edildiği yerde bayramını kutlamak istiyor. Ama Ankara Valiliği “izin vermem” diyor!
Sanki Cumhuriyetçilerin Cumhuriyet’i kutlamak için izne ihtiyacı varmış gibi… 29 Ekim’de Ankara Cumhur’un ayağa kalkmasına sahne olacak.
EN MİLİTARİST İKTİDAR
Gelelim en başta “berraklaştı” dediğimiz iki kavrama…
Uygulamalar gösteriyor ki, AKP militarizm karşıtı değil, Cumhuriyet askerine karşı!
AKP Suriye’ye sürebileceği askere evet diyor, BOP’a uygun rol üstlenecek kurmaya “çok yaşa” diyor, silah arkadaşına sahip çıkmayan komutana “var ol” diyor, topuk selamı veren komutana   “aferin” diyor, Başbakan’a “sorumlu” değil de “bağlı” olan komutana “çok şükür” diyor…
AKP’nin bu karşıtlığı başka kurumlar için de geçerliydi. Örneğin ele geçirene kadar YÖK karşıtıydılar, tamamını kendileri atayana kadar tüm rektörler kara cübbeliydi, ele geçirene kadar yargıdan şikâyetçiydiler…
Sivil mi? Çoğunluğa vurgu yapan, ille de milli irade diyen, en sivil olamayacak olana, yani anayasaya bile sivil kılıfı geçiren AKP’nin sivilden ne anladığı işçi, memur ve öğrencinin hak aramasına karşı gösterdiği şiddetten bellidir.
Artık 29 Ekim’de sadece bu kesimlere değil, Cumhuriyet’ine sahip çıkan tüm halka karşı olduğunu da ortaya koymuştur.
AKP, kendisine oy verenlerin büyük çoğunluğunun da Cumhuriyet’e sahip çıktığını fark ettiğinde, kendisi için iş işten geçmiş olacaktır!
Çünkü Cumhur, Cumhuriyeti’ni yeniden inşa etmek için ayağa kalkmıştır!

Yorum Gönderme

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget