Yeni Bir ‘Suriye Açılımı’ mı? - Emre Kongar

Sevgili okurlarım, Fatih Hilmioğlu’nun trajedisi üzerine, biraz zaman geçtikten sonra, pazar günü yazacağım…
Şimdi yazarsam, kendimi tutamayacağımdan korkuyorum!
Bugün, beceriksiz ve yanlış dış politikamızın, yine dışarıdan telkinlerle de olsa, doğruya yönelme olasılığı üzerinde durmak istiyorum.
***
Cumhuriyet, dış politikayı ve ABD’yi en iyi izleyen, en iyi yansıtan gazete.
Dünkü gazetede üç önemli haber vardı.
Biri ABD Büyükelçisi Ricciardone’nin demeci, öteki Ahmedinejad’la Başbakan Erdoğan arasında Suriye konusundaki temas ve üçüncüsü Özgür Ulusoy’un Suriye konusunda ABD’li uzmanlardan aldığı izlenimler.
Ricciardone, bir yandan PKK ile mücadele konusunda istihbarat paylaşımı üzerinden yeni bir mücadele yöntemi önerirken, öte yandan Türkiye ile Suriye arasında bir savaş olasılığını bütünüyle dışlayan bir tavır sergilemişti.
Hiç kuşkusuz bu tutumu, Türkiye’nin Suriye konusunda “kraldan çok kralcı” tavrını frenlemek isteyen ABD’nin son girişimlerinin son bir dışavurumu!
(Anımsayalım: ABD, Türkiye’nin lüzumsuz derecede atak Suriye politikasını frenlemek için hem Genelkurmay Başkanı’nı hem de CIA Başkanı’nı Türkiye’ye yollamıştı. Özgür Ulusoy’un ABD’li uzmanların görüşlerine ilişkin haberi, durumu çok iyi özetliyor.)
Ricciardone bu demeci verdiği sıralarda, Başbakan Erdoğan da Ahmedinejad’la görüşüyordu.
Cumhuriyet’in haberine göre, Türkiye (yani Başbakan Erdoğan!) Suriye konusunda ilk kez, abuk sabuk ütopyalara göre değil, bölgedeki ilişkilerini de kullanabilecek barışçı ve gerçekçi bir yöntem öneriyor:
“Ankara’ya dönüşünde Ahmedinejad’la yaptığı görüşmeye değinen Erdoğan, Suriye ağırlıklı bir görüşme yaptıklarını belirterek krizin çözümü konusunda İran’a ‘üçlü müzakere sistemi’ önerdiklerini söyledi.”
Erdoğan, “Bu sistem Türkiye-Mısır-İran böyle bir üçlü olabilir. İkinci sistem Türkiye-Rusya-İran olabilir. Üçüncü bir sistem Türkiye-Mısır-Suudi Arabistan olabilir. Buralardan alınacak neticeyle bu daha da yaygınlaştırılabilir. BM Suriye Temsilcisi El Ahdar el Brahimi’nin attığı bir adım var, hiç olmazsa Kurban Bayramı’nda bir ateşkes sağlayalım.
Bugün Sayın Ahmedinejad ile bunu görüştüğümüzde ‘Bu isabetli, doğru olur. Biz, bu konuda açıklama yaparız’ dediler. Bölgede bu konuyla birinci derecede ilgili ülkelerin böyle bir çağrıyı yapmasında büyük fayda var dedik. Bu şekilde bu konuyu da aramızda bir ortak destek beyanıyla karara bağladık” dedi.
***
Başbakan Erdoğan’ın bu önerisi, moda deyimle yeni “Suriye Açılımı”, doğru bir çizgiye oturmuş görünüyor.
Sevgili okurlarım anımsayacak, ben de “ABD’nin Siyasal İslam’la Dansı” adlı kitabımda bu yöntemi öneriyordum.
Yöntem, elbette “ben önerdiğim için” doğru değil…
Savaş karşıtı, reel politik açıdan da uygulanabilir, geçerli ve gerçekçi seçenekleri içerdiği için doğru.
Dilerim Başbakan, ABD’nin etkisiyle de olsa, Suriye konusunda doğru, yani barışçı ve gerçekçi, yolu ve yöntemi bulur.
Not: Değerli yazar ve istatistik uzmanı, sevgili dostum, iktisatçı Tevfik Çavdar’ı kaybettik; kendisine rahmet, sevenlerine sabır diliyorum.

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget